ManşetDoğa MücadelesiYerel

Gökova Sulak Alanı’nın ‘Mutlak Korunacak Hassas Alan’ ilan edilmesi için başvuru yapıldı

Muğla’ya bağlı Gökova sulak alanının doğal sit statüsünün “Mutlak Korunacak Hassas Alan” olarak değiştirilmesi için başvuru yapıldı. Muğla Çevre Platformu bileşenleri Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği ve Akdeniz Yeşilleri Derneği ortak imzaladıkları bir dilekçeyi Cumhurbaşkanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı‘na gönderdi.

Akyaka’nın Sesi’nde paylaşılan bilgilere göre dilekçede sit alanının değiştirilerek mevzuattaki uyumsuzlukların düzeltilmesi, uluslararası sözleşmelerle koruma altında olan endemik ve nesli tehdit altında olan birçok türe ev sahipliği yapan Gökova Sulak Alanı‘nın mutlak korunması için gerekli düzenlemelerin yapılması talep edildi.

Koruması zamanla düşürüldü

2017 yılında Gökova Bölgesi Doğal Sit Alanlarının koruma derecelerinin değiştirilerek onaylanması ile Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin ekosisteminin korunması oldukça zorlaşmıştı.

Daha önce tamamı mutlak koruma sağlayan 1. Derece Doğal Sit Alanı olan bölgenin yapılan değişiklikler sonucunda koruma kalkanı zayıflatılmıştı. Yeni tanımlanan koruma statüleri mutlak koruma sağlayan “Kesin Korunacak Hassas Alan”, kısmi yapılaşmaya izin veren “Nitelikli Koruma” veya yoğun yapılaşmaya izin veren “Sürdürülebilir Koruma” şeklinde belirlenmişti.

Gökova Bölgesinin çok az bir bölümü ise mutlak koruma sağlayan “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak belirlenirken, Akyaka, Gökova ve Akçapınar gibi yerleşim alanlarının koruma statüleri tamamen kaldırılmış, kalan bölümler ise kısmen “Nitelikli Koruma” veya “Sürdürülebilir Koruma” Alanı olarak belirlenmişti.

Çalışma yapıldı

MUÇEP Gökova Meclisi, Kasım ayı içerisinde Gökova ÖÇKB’nin biyolojik çeşitliliğinin en önemli bölgelerinden birisi olan Gökova Sulak Alanının korunmasında yaşanan sorunlarla ilgili bir çalışma yaptı.

Çalışma sonunda ortaya çıkan değerlendirme raporunda bölgede mevzuattan kaynaklanan yönetim sorunları ile yoğun insan kullanımından kaynaklanan sorunlar irdelendi.

Nesli tükenmek üzere olan canlılar yer alıyor

Burada elde edilen bulgulardan yola çıkılarak 30 Kasım’da gönderilen dilekçede bölgenin küresel ve ulusal ölçekte birçok dar yayılışlı türe ve uluslararası sözleşmelerle korunan nesli tükenme tehdidi altında olan türlere ev sahipliği yaptığı belirtildi. Bölgenin koruma statüsünün değiştirilmesi gerektiği belirtilen dilekçede şu ifadeler yer aldı:

Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı arasındaki bu alan Nitelikli Koruma Alanı olarak belirlenmiş olmakla birlikte, içinde yer alan ve mülkiyeti Hazine veya özel mülk durumunda olan bazı taşınmazların tapu kayıtları “tarla” niteliğindedir. Dolayısı ile bu alanda yapılacak tarımsal faaliyetlerin alanın ekolojik yapısını tahrip edeceği, flora ve faunanın korunmasının mümkün olamayacağı açıktır.

Yine aynı alan içerisinde kalan ve Kitesurf sporunun yapıldığı kıyı alanında Kıyı Kanununa, Çevre Kanununa, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğe ve Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğine aykırı olarak tesis edilmiş kalıcı binalar, plaja ulaşım için koruma alanı içinde oluşan yoğun motorlu araç trafiği, araçların koruma alanı üzerinde park edilmeleri nedeni ile ekosistem üzerinde büyük bir insan baskısı söz konusudur. Bu baskı nedeni ile de bölgenin ekolojik değerleri zarar görmekte ve koruma imkanı kalmamaktadır. Kitesurf sportif faaliyetinin ekosisteme zarar vermeden yapılabilmesi için kriterlerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu anlamda; söz konusu alan için kalıcı olarak tesis edilmiş binaların kaldırılması, sportif faaliyetin bitiminde bölgede hiçbir malzeme bırakılmaması, plaja özel araçlarla ulaşımın ve araç parkının engellenmesi, alternatif olarak ulaşımın Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulacak yoğunluğu düşük bir toplu taşım sistemi ile azaltılması, gece saatlerinde bölgede ışık ve ses kirliliğine yol açacak etkinliklere izin verilmemesi bölgedeki flora ve faunanın yaşam döngüsüne zarar verilmemesi açısından yaşamsal önemdedir.

‘Koruma statüsü yükselsin’

Dilekçede “Genel olarak söz konusu alanın ekolojik değerlerinin korunabilmesi için bu bölge içinde her türlü insan faaliyetinin kısıtlanarak doğal yapı üzerindeki baskı en aza indirilmelidir. Bu anlamda her türlü yapılaşmanın, tarımsal, sportif ve turizm faaliyetinin ve avcılığın yasaklanması gereklidir” denildi.

Başvuruda koruma statüsünün artırılmasının yanı sıra bölgede yer alan, mülkiyeti kamu veya özel mülk statüsünde olan tüm taşınmazların tapu kayıtlarının “tarla” niteliğinden “sulak alan”a  değiştirilmesi talep edildi.

Kategori: Manşet