İklim KriziManşet

Genç iklim aktivistlerinden Küresel İklim Grevi’ne çağrı: Artık yeter, karı değil insanı önceleyin!

0

Youth for Climate Türkiye’den genç aktivistler, 23 Eylül Küresel İklim Grevi için hazırladığı videoyla iklim krizine karşı greve katılım çağrısı yaptı.

İklim aktivisti çocuklar ve gençler, 23 Eylül’de eylemleriyle politika yapıcılara ve dünya liderlerine #KarDeğilİnsanlar sloganıyla İklim Eylemi’ni güçlendirmeleri ve somut taahhütleri yerine getirmeleri için bir kez daha seslenecek.

“Sesimizi karar vericilere duyurmamız için herkese ihtiyacımız var, çünkü anaakım medyada yeterince bahsedilmese de şu anda iklim krizinden dolayı dünyanın dört bir yanında canlılar hayatını kaybediyor” diyen aktivistler, hazırladıkları videoda şu ifadelerle seslendi:

Yeter, onları sorumlu tutmanın zamanı geldi

“İklim krizinin etkileri adaletsiz ve eşitsiz. İklim krizine en az katkısı olan topluluklar, ne yazık ki en çok zarar görecek olanlar Zengin ülkelerin neden olduğu bir durumun sonuçlarıyla uğraşıyorlar. Şimdiye kadar, Küresel Kuzey’de hükümetler eylemlerinin sorumluluğunu almayı reddettiler, savunmasız topluluklara somut destek de sunmadılar.

Mali yardım vaatlerini yerine getirmediler ve kayıp ve hasar tazminatı taleplerine direndiler. Ancak, yeter! Onları sorumlu tutmanın zamanı geldi.”

İklim tazminatları verilsin!

Siyasi gücün halka geri verildiği dönüşümsel bir adalet süreci olan iklim tazminatına vurgu yapan gençler, kuzeydeki ülkelerden güneydeki ülkelere teknolojik ve finansal aktarıma işaret etti:

“Şu anda, etkilenen ülkeler bir yaşadıkları felaketler sonrasında topluluklarını yeniden inşa etmek için kredi almak zorunda kalıyorlar. İklim krizi nedeniyle artan sayıda afetle birlikte daha sık yapmak zorunda kalacakları bir şey bu.
Daha sonra odakları bu borçları geri ödemeye çevrileceğinden, vatandaşı korumaya yatırım yapmalarını engelleyecek.

Bu, sömürgeci borç tuzağını daha da ileri götürür.

Mali tazminatlar, iklim tazminatlarının çok önemli bir parçasıdır. Ama tek çözüm bu değildir! İklim tazminatları ayrıca, marjinalleşmiş toplulukların topraklarını geri alma taleplerinin yerine getirilmesini de gerektirir.”

Fotoğraf: Cansu Acar

Kârı değil, insanları önceleyen bir sistem

“Etkilenen topluluklara uyum, kayıp ve hasar için de kaynak aktarılması gerekir. Bütün bunlar zenginlik, teknoloji, bilgi, bakım & ilgi ve siyasi gücün kuzeyden güneye ve yukarıdan aşağıya yeniden dağılımına yol açar.

Nihai iddia, gücü insanlara geri vermemiz ve kârı değil, insanları önceleyen bir sistem ve yuva inşa etmemiz gerektiğidir!

Kaygımızı umuda, korkumuzu cesarete çevirelim.

Dünyanın dört bir yanında iklim farkındalığı için yıllardır grevler yapıyoruz. Bu grevlerin gerçek bir siyasi etkisi oldu ve bu yüzden durmadan devam etmeliyiz!

İklim krizi bir gerçektir ve iklim adaletine duyulan ihtiyaç da öyle. Politikacılar ve liderler harekete geçmeli.

Dünyanın dört bir yanında iklim aktivistlerinin yine sokaklarda olacağı   23 Eylül’de eylemlerine destek isteyen genç aktivistler sözlerini şöyle noktaladı:

“Kuşkusuz, halk olarak birlikte taleplerimizi sokaklarda duyurmamız gerekiyor. Empati ve birbirimize karşı şefkatin sadece acil olmakla kalmayıp, bugün aradığımız çözümlerin çoğunun önemli bir parçası olduğu bir dönemdeyiz. Geçmişimize, bugünümüze ve geleceğimize dayalı kararlar almanın tam zamanı…23 Eylül’de iklim aktivistleri olarak dünyanın dört bir yanında yine sokaklardayız. Bizimle iletişime geçip, grevimize katılabilirsin.

Biz değilsek kim, şimdi değilse ne zaman?”

More in İklim Krizi

You may also like

Comments

Comments are closed.