ManşetMedya-İnternet

Gazeteci Murat Çelikkan cezaevine uğurlandı!

Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem’in Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği yaptığı gerekçesiyle açılan davada, 1 yıl 6 ay hapis cezası alan Murat Çelikkan, bugün cezaevine teslim oluyor.

 

Gazeteciler ve hak örgütlerinden arkadaşları Murat Çelikkan’ı dün gece toplanarak uğurladı. Geceye Çelikkan gibi Özgür Gündem’in Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği yapan gazeteciler Nadire Mater, Tuğrul Eryılmaz, Yıldırım Türker, Mehmet Güç ve sanatçı Deniz Türkali, Çelikkan’ın direktörü olduğu Hakikat, Adalet, Hafıza Merkezi çalışanları, hak savunucuları ve gazeteci arkadaşları katıldı. Murat Çelikkan arkadaşları tarafından “Dışarıdaki antidemokratik ve baskıcı hayattan kurtulmak için içeriye kaçtığı” şeklinde esprilerle uğurlandı.

Çelikkan 45 gün cezasını ceza infaz kurumunda geçirdikten sonra denetimli serbestlikten yararlandırılmazsa, infaz yasası gereği 13 ay boyunca Türkiye’nin tutuklu gazetecilerinden biri olacak. Mahkeme Çelikkan’a verdiği cezayı “Yeteri kadar pişmanlık göstermemiştir” diyerek ertelememişti.

Murat Çelikkan kimdir?

Murat Çelikkan 25 yıllık gazetecilik hayatı boyunca muhabirlik, editörlük, köşe yazarlığı ve yayın yönetmenliği gibi çeşitli görevler üstlendi. Türkiye insan hakları hareketinde aktif olarak yer alan Çelikkan, İHD, Af Örgütü – Türkiye, Helsinki Yurttaşlar Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın kurucusu oldu ve yönetim kurullarında yer aldı. Kürt meselesi ve medya etiğiyle ilgili projelerde çalıştı. Çelikkan, 2010 yılından bu yana Hafıza Merkezi’nin kuruluş çalışmalarında yer alıyor.

 

Ne olmuştu?

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme, 16 Mayıs 2017 tarihinde Çelikkan’ı “terör propagandasına” ilişkin Terörle Mücadele Kanunu 7/2 maddesince mahkum etmişti. Bülent Dalkıran (mahkeme başkanı), Pınar Gezen Atanian ve Kadri Arslan’dan oluşan mahkeme heyeti, “Sanığın duruşmadaki davranışları ile yeteri kadar pişmanlık göstermemiş olması nedeniyle” diyerek cezada indirime gitmemiş ve cezanın ertelenmesi yönünde bir karar da vermemişti.

Murat Çelikkan 17 Mayıs 2017 günü yapılan duruşmasındaki savunmasında nöbetçi yayın yönetmenliği yaptığı gün gazetede çıkan üç haberin neden “suç” sayılamayacağını anlatmıştı.

Savunmasını şu sözlerle tamamlamıştı:

“Haber veren, gazetecilik yapan ve ifade özgürlüğünü savunan insanları cezalandırmak ve mahkum etmek sadece o insanlarla sınırlı kalmayıp demokratik düzeni de yaralamaktadır.

“Mahkemeniz vereceği kararla sadece beni değil, Türkiye’de barışı, demokrasiyi, basın özgürlüğünü yani Türkiye’nin demokratik, çoğulcu bir toplum olma tasavvurunu aklayacak ya da cezalandıracaktır. Bu nedenle aslında bu davanın hiç açılmamış olması gerektiğini düşünmekle beraber beraatimi talep ediyorum.”

 

(Diken)

 

 

 

Kategori: Manşet