EmekKoronavirüs SalgınıManşet

‘Evden çalışan beyaz yakalılar mobbing ve esnek çalışma baskısı altında’

Koronavirüs salgınının yayılmasıyla beraber Türkiye’nin dört bir yanından ücretsiz izne zorlanan veya sağlıksız çalışma ortamlarında çalışmaya zorlanan işçilere yönelik haberler geliyor.

Ancak çalışma hayatına evden devam etme imkanına sahip kişilerin durumu da yaşadıkları hak ihlalleri konusunda iç açıcı gözükmüyor. Uzayan mesai saatleri, gece gelen mesajlar, yemek paralarının verilmemesi ve artan mobbing bu ihlallerden yalnızca birkaçı.

CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, salgın günlerinde beyaz yakalıların yaşadığı sorunlarla ilgili Plaza Eylem Platformu’ndan Gökçe Tatlısu ve Ahmet Gire ile video konferans yöntemiyle bir araya geldi.

Kaftancıoğlu: Çalışanların kendi özel alanlarında bulunma hakkı var

CHP’li Kaftancıoğlu pandemi dönemi ile birlikte ofis çalışanlarının sorunlarının arttığına dair kaygılarını dile getirerek “İşveren bir takım alışkanlıklarından vazgeçmek zorunda. Evinde çocuğu ile veya kendi öznel alanlarında bulunma, dinlenme hakkına sahip tüm beyaz yakalı çalışanlar gece 11’de gelen bir telefonla saatlerce bilgisayar başında iş yapmak zorunda olabiliyor. Evinde çalıştığı için internet bağlantısı, elektrik, telefon için de işveren kendine hiçbir şekilde sorumlu hissetmediği gibi çalışanın da bu konudaki itirazıyla da işten çıkarma kozunu kullanarak üstesinden geliyor. Bunlar eğer müdahale edilmezse her geçen gün artacak çok büyük sorunlar” dedi.

‘Yemek ve yol ücretleri kesiliyor’

Çalışanların aldıkları ücrette de kesintiye gidildiğini belirten Kaftancıoğlu, “Evde çalışmak durumunda olan, uzaktan çalışan arkadaşlarımızın ve sayısı binleri bulan beyaz yakalıların yemek ücretleri, yol ücretleri ile ilgili işverenlere çağrıda bulunmalıyız. Uzaktan çalışan beyaz yakalıların yemek ya da yol ücretlerinin kesilmesi bir hak gaspıdır” ifadelerini kullandı.

Tatlısu: Çalışma saatleri 10-12 saati bulmuş durumda

Plaza Eylem Platformu Üyesi Araştırmacı Gökçe Tatlısu da “Anketlere göre iş yerinde çalışma saatleri 8 saat iken; evde 10-12 saatleri bulmuş durumda. Hiç kimse kendisini yalnız hissetmemeli. Bu deneyimlerin birçok insan tarafından paylaşıldığını bilmeli. Evde kullandığımız internetimiz bile işveren için üretim aracı haline gelmiş durumda. Ama bu hiç tartışılmıyor. Sanki bir fedakarlık meselesi gibi. Bunlar bir fedakarlık haline gelmesin bir sisteme oturtulsun istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Plaza Eylem Platformu Üyesi Yazılımcı Ahmet Gire ise “Ülkemizde işverenler bütün sorumluluğu çalışanlara yüklüyor. Şirketler, yemek kartlarını iptal ediyorlar. Bunu yaparak toplumsal bir dayanışma örneği sergilemiyorlar. Çalışma hayatıyla ilgili yasal düzenlemelerin tekrar yapılmasını talep edilmesi gerek. Çünkü iş ile yaşamı ayıran benle işveren arasındaki eşitsiz ilişki değil. Kamusal örneklerle ancak ayırabilir. Yaşamak için çalışmamız lazım. Çalışmak için yaşamamak gerekiyor” şeklinde konuştu

Kategori: Emek