GündemKanal İstanbulManşetTürkiye

Erdoğan: Kanal İstanbul çevre anlamıyla bir kurtuluş

TOKİ 100 Bin Sosyal Konut Kampanyası tanıtım töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun Kanal İstanbul projesine karşı eleştirilerine tepki göstererek “Biz burada kimlere mesaj verilmek istendiğini biliyoruz. Birileri başlarını okşayan efendilerine diyet borcu ödeyecek diye Türkiyeyi büyütecek, stratejik bakımdan elini güçlendirecek bu projeyi biz kaldırmayız, CHP’nin takoz siyasetine boyun eğmeyiz. CHP’nin kendi çapsızlığının bedelini milletimizin ve ülkemizin ödemesine kesinlikle rıza göstermeyiz” ifadeleri kullandı.

2011 yılında ‘çılgın proje’ olarak duyurduğu Kanal İstanbul projesinin çevre anlamıyla bir kurtuluş olacağını söyleyen Erdoğan şöyle konuştu: “Kanal İstanbul nedir biliyor musunuz? Boğaz’ı çok ciddi bir felaketten koruma projesidir. Daha önce bir İndependent olayı olmuştu Selimiye’de. Yedi ay Romen tankeri orada yanmıştı. Zaman zaman yalılara bindiren gemiler. Fakat burası yapıldığında bu işin sadece çevrecilik yönünden kurtuluşu değil, bunun yanında bir siyasi boyutu da olacak ki bunu şimdi kullanmıyorum vakti gelince kullanırız. Bu siyasi boyutuyla Kanal İstanbul dünyada çok ciddi bir sükse yapacak. Türkiye’nin 2023 hedefleriyle arasına hiçbir gücün girmesine izin vermedik, vermeyeceğiz.”

Erdoğan, CHP’nin gündeme getirdiği ve parti lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun sık sık tartışmaya açtığı, 25 yıllığına Katarlı BMC şirketine ‘kiralanan’ tank palet fabrikasıyla ilgili de şunları söyledi:  “Yatıyor kalkıyor bu fabrikayı yabancılara sattılar diyor. Burada satış diye bir şey yok. Fabrikan zararda ve ileri teknolojiye sahip değil. BMC buraya da 50 milyon dolarlık bir yatırım yapma şartıyla alıyor, 25 yıllığına.”

Diyarbakır Sur yıkıldıktan sonra inşa edilen yeni toplu konutlar.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

‘Görünümlü’ toplu konutlar: Vatandaşlarımıza yüzde 10 peşinatın ardından aylık 894 liradan başlayan taksitler ve 240 aya varan vadelerle fırsat sunacağız… 100 bin konutluk bu projenin toplam yatırım bedeli 17 milyar 300 milyon lirayı buluyor. Kültürel bakımdan da bu kampanya çok önemli. Karadeniz örneğin, geleneksel yığma taş yapılarını andıracak şekilde cephede yöresel kaplama üst katlarda ahşap hisse verecek kaplamalarla, çatıda eli böğründeler yapmak suretiyle Karadeniz’e özgü bir biçimde malzemeler kullanılacaktır. Marmara’da ise Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olması nedeniyle bu gölgede hem modern hem de kültürel yapılar yapıyoruz. Kalabalık nüfusun rahatça nefes alabileceği alanlar inşa ediyoruz. Ege’de iklim koşullarına uygun açık renk, ahşap görünümlü kat silmeleriyle diklemeler ve kiremit çatılarıyla Ege’nin geleneksel yapısına uygun bir şekilde çözülmeleri orada yapacağız. Akdeniz‘de güneş ışınlarını yansıtacak renkleriyle sade ve yalın cephe çizgileri, yer yer terasla, geleneksel kemerli pencerelerde Akdeniz mimari kültürü burada da yaşatılmaktadır. Doğu Anadolu‘da karasal iklimin şartlarına ve arazinin zor şartlarına cevap verecek şekilde bölgeye uygun malzemeler seçilecek. Geniş saçaklarıyla, kat silmeleriyle bölgenin mimari diline uygun tasarımlar yapılmaktadır. Güneydoğu Anadolu bölgesi, motif işlemeleri esas unsur olmakla birlikte yer yer kullanıma uygun düz damların, geniş saçakların yanı sıra mahremiyet unsurlarının ön planda tutulduğu yerleşim planları kararları alınmaktadır. Hayırlı olsun.

İstanbul: 1994 yılında belediye başkanı olduğumda karşımızda gerçekten korkunç bir manzara bulduk. Havası solunmayan, suyu varsa da içilmeyen, çöp dağları olan bir İstanbul aldık. Çarpık kentleşme İstanbul’da hat safhadaydı… Yıllardır ihmal edilen, hor görülen bölgelere hizmet götürmek, hayat standardını yükseltmek için çok yoğun çaba harcadık. Gecekonduları şehirleri, gecekondu sahiplerini de devletle kucaklaştırmanın mücadelesini verdik. KİPTAŞ ile İstanbul’da başlattığımız toplu konut projesi bugün dünyanın pek çok yerine örnek alınan gecekondu sorununun çözümünde etkili oldu.

Diyarbakır: Diyarbakır’ı bir gezip dolaştığınız zaman 3-5 yıl öncesinin Diyarbakır’ı ile aynı değil. Hele hele binalar bitişik nizam, içinden tüneller açılmış, bombalar yerleştirilmiş olan o binaların hepsini yıktık, TOKİ olarak o bölgede yaşayan vatandaşlarımıza insanca yaşamanın imkanını sağladık.

CHP ve meslek odaları: Kentsel dönüşüm hamlemizi de başlattığımızda birileri sürekli önümüze engeller çıkardı. CHP ve güdümünde hareket eden kimi meslek odaları olağanüstü çaba harcadı. Kimi zaman medya aracılığıyla kimi zaman mahkemelerle, bunlar fayda etmeyince sokaklar kışkırtılarak mega projelerimiz engellenmeye çalışıldı. Burası milletin evi, biz şu anda burada sizlerle toplantı yapıyoruz. Bu salonun hemen yanında 2 bin kişilik ayrı bir toplantı salonu var. İbadethanemiz burada. Bunun yanında kısa bir zaman içerisinde açılışını yapacağımız Türkiye’nin en büyük kütüphanesi var.

Marmaray: Yavuz Sultan Selim Köprüsü‘nün temelini attık, bunlar karadan ulaşamadılar denizden ulaşarak gösteri yaptılar. Onlar işi mahkemeye taşıdı biz, mahkemelerden yürü kararını aldık ve Marmaray‘ı yaptık. Şimdi milyonlarca vatandaşımız Avrupa’dan Asya’ya, Asya’dan Avrupa’ya gidip geliyor. Bütün bunlar Türkiye’nin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin 20 yıl öncesini düşününce ne kadar ilkel derdin. Şimdi muasır ülkeler seviyesine çıktık.

SEKA: SEKA zararına bitmiş batmış bir fabrikaydı. Biz geldik, geldiğimizde de SEKA’yı kapatacağız dedik. Özel sektör kağıdını üretsin dedik. Makinaların olduğu bölümü müze yapacağız SEKA’nın olduğu bu alanı da Kocaeli halkına dev bir millet bahçesi haline dönüştüreceğiz, fabrikada çalışanlara da Kocaeli Belediyesi istihdam sağlayacak.

 

Kategori: Gündem