Enerji

En temiz enerji tasarruf edilen enerjidir!

İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Kulübü’nün düzenlediği “Temiz Enerji Günleri ”nin ikinci gününde, enerji verimliliği üzerinde duruldu; enerjinin üretimi ve dağıtımının yanı sıra depolamanın artan önemi konuşuldu.

Temiz Enerji Günleri’nde yenilenebilir enerji üzerinde çalışan isimler bir araya geldi, yenilenebilir enerjinin potansiyelleri ve ne kadar değerlendirildiği, gelecek yıllardaki beklentiler, istatistikler tartışıldı. Rüzgar ve güneş enerjisinin yenilenebilir enerjide en çok tercih edilen/istenen kaynaklar olduğuna dikkat çekilen toplantıda yenilenebilir enerjilerin temiz enerji kapsamındaki konumu irdelendi. Enerji politikasında devlet güdümü yerine bu konuda bağımsız çalışacak ajansların oluşumu desteklendi.

ISO Enerji Uzmanı Mürşat Özkaya;  yaptığı konuşmada enerjide tek bir kaynağa, tek bir ülkeye bağımlı
olunmamasının gereğine dikkat çekti. Elektrik üretiminin teşvik edildiğini söyleyen Özkaya, bunun yanı sıra elektrik üretiminde kullanılacak ekipmanın üretiminin de teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Yerli üretim teşvik edilirken de temiz enerji olup olmadığına bakılmasının önemine değindi.

Yüzde yüz temiz enerji var mıdır?

Temiz enerjinin temiz üretimi olabilir mi sorusunu yanıtlayan Mürşit Özkaya, “%100 temiz enerji yoktur, yenilenebilirlerde de olumsuz etki olur, ancak diğer yöntemlerle karşılaştırınca bu etki azdır. Subjektif bir konu, seçimler yapmak lazım. Örneğin hidroelektrik santraller yüzünden zorunlu taşkınlar olabilir ve bu noktada  bir tane bile ağaç kesmeden bu santralleri yapamazsınız. Almanya nükleer santralleri kapattı, ancak Japonya kapatmayabilir, tek bir ülkenin kararı etkin olmaz. Kararlar politik de olabilir, Almanya için bu tartışılıyor.” dedi.

Enerji politikalarında uyum ve yenilikler

Toplantıda bir konuşma yapan İTÜ Enerji Enstitüsü’nden Uz. Yük. Çevre Mühendisi Ebru Acuner ise binalarda enerji verimliliği konusunda bilgi verdi.

Türkiye’de enerji verimliliği konusunda kanun, yönetmelik ve strateji planı bulunduğunu, ancak eylem planının oluşturulmadığını söyleyen ve güvenilir veri  eksikliğine değinen Ebru Acuner, “ Enerjide verimliliği için başta ekonomi, afet yönetimi, kentsel dönüşüm ve çevre stratejileri olmak üzere tüm politikalarda bütünleşme sağlanmalı” dedi. Ortak çatı finansmanı kurulması önerisi getiren Acuner, alanında önemli rol üstlenecek ajansların kurulması gerektiğini söyledi.

Enerjide toplumsal maliyet ve yerel yönetimlerin katılımı

Toplantıya katılan yenilenebilir enerji uzmanı Erhan Çakar ise yenilenebilir enerjide toplumsal maliyetin hesaplanması, ekonomi politikası ve yerel yönetimlerin bu konuda neler yapabileceği sorularını gündeme taşıdı.

Dalga enerjisi konusunda açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Bihrat Önöz ise dalga enerjisinin diğer yöntemlere göre en alt düzeyde kirletici etkisi olduğunu belirtti.

Enerji depolama teknolojileri hakkında örnekler veren Ericom Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aydın ise enerji depolamanın yeşil enerji fonlarından yararlanabilmek için kullanıldığını, yenilenebilir enerji santrallarinde tampon bölge oluşturulmasında, enerjinin nakil ve dağıtımın dengelenmesinde yararlanıldığını söyledi. Yerli otomobil hedeflerine ulaşılması dahilinde şarj istasyonlarının benzin istasyonları gibi çalışacağına değinen Aydın, depolanacak gücün şebekeden değil, bataryalardan karşılanmasının gerekeceğinden söz etti.

Haber : Büşra Akman

(Yeşil Gazete)

Kategori: Enerji