ManşetTarım-Gıda

Ekoloji örgütleri gıdada sansüre ‘hayır’ diyor

Ekoloji örgütleri, gıdaya yönelik ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı düzenlemeler içeren “Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” başlıklı torba yasanın meclis gündemine alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamada ‘gıdada sansüre hayır’ denildi.

Söz konusu yasanın 28, 29 ve 30’uncu maddelerinin gıdaya yönelik ifade özgürlüğünü kısıtlayacağı belirtilen açıklamada, torba yasanın 24 Haziran tarihinde meclis gündemine girdiği hatırlatıldı. 

”Yanıltıcı yayın’ tanımı çok geniş ve belirsiz’

Yasada “her türlü yazılı, görsel, işitsel ve dijital iletişim araçları üzerinden yapılan ve ticari reklam kapsamına girmeyen, gıda güvenliği ve güvenilirliği hususunda tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratarak tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen gerçeğe aykırı yayınlar” yanıltıcı yayın olarak tanımlanıyor. Bu kapsamda bu tarz yayınlara 20 ile 50 bin TL arasında para cezası verilmesi öngörülüyor.

Kaleme alınan yazıda “Yasa teklifindeki yanıltıcı yayın tanımı çok geniş ve belirsizdir. Neyin yanıltıcı yayın kapsamında değerlendirileceği, bu değerlendirmeyi yapacak kişilerin kimler olacağı, bağımsız karar verip veremeyecekleri net değildir” endişesi dile getirildi.

‘Bilim içerisinde tartışmalı konular da var’

Bu endişelerin yönetmelikle giderileceği ve değerlendirmelerin bilimsel esaslar ile yapılacağının ifade edildiği belirtilen açıklamada “Ancak gıda güvenliği ve güvenilirliği hususunda tüketicileri endişe, korku ve güvensizliğe sürükleyen nedenler toplumda çeşitlilik göstermektedir. İnsanlar sağlıkları, sosyo-ekonomik durumları, inançları, kültürleri ve yaşam biçimleri gibi farklı gerekçelerle gıdaya ilişkin çok çeşitli kaygı ve hassasiyetlere sahiptir” denildi.

Bu hassasiyetlerin genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO), tohumlar, tarım zehirleri (pestisitler), helal gıda, veganlık/vejetaryenlik gibi geniş bir yelpazeye yayıldığı belirtilen açıklamada “birçoğu bilim içinde de tartışmalı konuların başında gelmektedir” ifadelerine yer verildi.

Öngörülen para cezasının çok fazla olduğunun altı çizilen açıklamada “Böylesine önemli bir konunun bu kadar otoriter, subjektif ve özensiz bir düzenlemeye tabi tutulması yurttaşların kamusal bilgiye ve iyi, temiz, adil gıdaya erişim hakkını kısıtlayacaktır” denildi.

Sansür ve otosansür riski

Açıklamada Türkiye’de gıda hususunda birçok sorun olduğu ancak sorunun çözümünü yasaklar üzerinden kurgulamanın toplumda gıdaya ilişkin endişe, korku ve güvensizliği azaltmak yerine artıracağı belirtildi.

Açıklamada “Yasa teklifinin ilgili maddeleri; toplumun gıdaya ilişkin kaygı ve hassasiyetlerini dikkate alarak, toplumsal sorumluluk gereği kamuoyunu aydınlatma vazifesi gören, her biri kendi içinde yetkin kurumların, bilim insanlarının, sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının, bu sorumluluklarını yerine getirmelerini kimi zaman doğrudan sansür kimi zaman da otosansür yoluyla engelleme riskini içermektedir” ifadeleri dile getirildi.

‘Doğru bilgiye erişme mekanizmaları kurulmalı’

Ekoloji örgütleri tarafından kaleme alınan yazıda yapılması gerekenler ise şu şekilde aktarıldı:

Bu bağlamda öncelikle yurttaşların örgütlenmelerini kolaylaştıran ve bu örgütlenmeler üzerinden doğru bilgiye erişimi sağlayacak mekanizmalar kurulmalıdır. Bu mekanizmaların merkezinde gıda toplulukları, meslek odaları, ilgili araştırma birimleri, gıda kooperatifleri, çiftçi sendikaları, ilgili üniversite yapıları, tüketici dernekleri gibi sivil toplum kuruluşları, kamusal ve güvenilir bilgiye erişimi hedefine koymuş sosyal girişimler yer almalı, bu oluşumların sağladığı bilgiler sayesinde yanıltıcı bilgiye çok daha hızlı ve doğru cevaplar üretilmelidir. Böylece, halkın çıkarlarını esas alan, kamucu bir bilgi edinme hakkının kullanımı mümkün olacaktır.

Açıklama “İlgili yasa teklifi bu haliyle halkın sağlıklı bilgiye erişiminin önünü kapatmakta ve kamu çıkarları ile uyuşmamaktadır. Sağlıklı bilgiye erişimi engelleyecek söz konusu maddelerin yasadan çıkarılmasını ve halkın bilgi edinme hakkını esas alan mekanizmalara destek olunmasını talep ediyoruz” ifadeleriyle sona erdi.

Örgütler aynı zamanda change.org üzerinden bir kampanya başlatarak, söz konusu değişikliklerin gündeme alınmamasını talep etti.

İmzacılar

Söz konusu metne imzacı olan örgüt ve kurumlar ise şu şekilde:

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Çevre ve Arı Koruma Derneği – ÇARIK, Good4Trust.org, Türetim Ekonomisi Derneği, Yeşil Düşünce Derneği, Yeryüzü Kooperatifi, Ekoharita.org, ÇEKÜL Vakfı, Genç Yeşiller, Kocaeli Ekolojik Yaşam Derneği, Yerel Tohum Derneği Marmaris Temsilciliği, SUYADER, AGRİDA Tarım ve Turizm Derneği, Bağlıca Eğitim Çevre ve Dayanışma Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Yayla (Gola) Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği, Çukurova İnsan Tohum Toprak Atölyeleri, İstanbul Permakültür Kolektifi,

Doğal Yaşam Derneği, Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği, Ortak Yaşam Ekososyal İşletme Kooperatifi, Çeşme Çevre PLATFORMU, Bergama Çevre Platformu, İzmir Çevre Gönüllüleri Platformu, Doğal Besin Bilinçli Beslenme, Güzel Gıda Topluluğu, Batı İzmir Topluluk Destekli Tarım Gıda Topluluğu (Bitot), HDK Emekliler ve Yaşlılar Meclisi, Antalya Ekoloji Meclisi, Arıköy Tüketim Kooperatifi, TarlaTaban

Kategori: Manşet