ManşetDoğa Mücadelesi

EGEÇEP: Torba yasayı geri çekin

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi planlanlanan maden ve enerji şirketlerine bir takım ayrıcalıklar veren torba yasaya dair bir açıklama yayınladı.

Açıklamada Maden ve Elektrik Enerjisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin geri çekilmesi çağrısında bulunuldu.

‘İrademiz yok sayıldı’

Ekoloji Birliği’nin yer verdiği ülkedeki ekolojik yıkımın her geçen gün arttığı belirtilen açıklamada “Yaşam alanlarımıza yapılan bu saldırılar, bu talan yetmezmiş gibi şimdi de bir torba yasa ile deyim yerinde ise bu talancıların ‘köpeksiz köyde değneksiz gezmeleri’ sağlanmak isteniyor” denildi.

“Toplumda demokrasi ve hukukun gereklerini insan hakları prensiplerine dayalı olarak yerine getirmek, halkın sağlığı ve mutluluğunu korumak milletvekillerinin esas görevidir” denilen açıklamada “buna rağmen doğa talanına karşı açıkça ortaya koymuş olduğumuz irademiz AKP’li milletvekilleri tarafından yok sayıldı” ifadeleri yer aldı.

Dünyanın gözü Fatsa'daki bu zenginlikte

Yasa onaylanırsa neler olacak?

Açıklamanın devamında “Birçok kanunda değişiklik öngören bu Torba Kanun Teklifi, havayı, suyu, toprağı, ormanları, gıdayı, yaban hayatını, tarım ve yaşam alanlarını sömürerek yok eden bir avuç maden ve enerji şirketine yeni imtiyazlar ve teşvikler sağlıyor” denildi.  EGEÇEP, yasanın geçmesi halinde olacakları ise şu şekilde sıraladı:

  • Asgari ücretlilerden zorunlu gelir vergisi alınırken, yaşam hakkını ihlal eden bir avuç maden ve enerji şirketi çeşitli vergilerden muaf tutulacak.
  • Köylülerin arazileri yok pahasına şirketlere devredilecek.
  • Maden ve enerji şirketlerinin yatırım bölgelerinde yer alan araziler, tarım alanları “kamu yararı kararı” olmaksızın istimlak edilerek bu şirketlere peşkeş çekilecek.
  • Diğer bir deyişle, maden ve enerji şirketlerinin ruhsat alanı dışında da tesis kurmaları sağlanacak. Talan ve yıkım alanı sorumsuzca genişletililecek.

Biyokütle santralinin önünü açıyor

  • Maden sahalarına yakın tapuların hiçbir güvencesi kalmıyor.
  • Gaz dağıtım şirketlerinin maliyetlerini düşürmek için, şebeke kurarken alt yapıda yarattıkları tahribatın düzeltilmesi yerel yönetimlere yüklenecek.
  • Maden şirketlerinden çeşitli işlemlerinde istenen “borcu yoktur” yazısı istenmeyerek, böylece kamu alacaklarının takibinden vazgeçiecek. Böylece kamu zarara uğratılacak.
  • Yenilenebilir enerji kapsamı genişletilerek, atık lastiklerin işlenmesi sonucu ortaya çıkan ürünleri, orman ürünlerini ve çöpü yakarak elde edilen enerji “yenilenebilir” sayılıyor ve teşvik ediliyor.
  • Biyokütle santrallarının yaygınlaşmasının önü daha da açılıyor. Kimyasal ve zehirli gaz salan tesislerle havamız daha da kirlenecek, halk sağlığı sorunları daha da artacak.

‘Köylünün toprakları daha kolay alınacak’

  • Cumhurbaşkanlığı izniyle, BOTAŞ, TPAO gibi kurumlar tarafından daha önce yurtdışında kurulmuş olan şirketlere, T.C. Kanunlarından muaf olmak üzere, yurtdışına yönelik çalışmak amacıyla, her türlü denetimden uzak, yurt içinde de enerji şirketleri kurma hakkı sağlanacak.
  • Enerji üretim tesisleri için gereken taşınmazların kamulaştırılması yetkisi, Maliye Bakanlığından alınarak, EPDK’ya verilmesiyle kamu yararı kararı olmaksızın istimlak olanağı sağlanacak ve halkın, köylünün topraklarının sermayeye peşkeş çekilmesi süreci daha da hızlandırılacak.
  • Dağıtım şirketlerine çeşitli kolaylıklar sağlanarak daha fazla kar elde etmeleri sağlanacak.

‘JES’ler artacak’

  • Ülkemizin her yerinde köylüleri ve halkı canından bezdiren, ekolojik yıkımlara yol açan, havayı, su kaynaklarını ve tarım alanlarını kirleten HES’ler, JES’ler ve RES’lere Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destek Mekanizması(YEKDEM) destekleri devam ettirilecek.
  • Jeotermal alanların ihale bedellerinin taksitlendirilmesi sağlanarak JES’lerin sayıca daha fazla artmasının önü açılacak.
  • Kanunda tüketicilere düşük maliyetli enerji sağlama sözü verilse de enerjinin verimli kullanılmasına ilişkin hiçbir düzenleme yapılmamakla birlikte kayıp-kaçak bedellerinin hukuksuz bir şekilde tüketicilere yüklenmesine devam edilecek.

Açıklamanın devamında ise “İşte bu nedenlerle, doğamızı, tüm canlıların yaşam hakkını savunuyoruz. Doğa katliamının, ekolojik felaketlerin, biyoçeşitlilik kaybının, iklim krizinin ve sömürünün önüne geçmek için Torba Yasanın geri çekilmesini istiyoruz!” denilerek yasa teklifinin geri çekilmesi çağrısı yapıldı.

Kategori: Manşet