Doğa MücadelesiManşetYerel

Dünya Su Günü’nde Gördeslilerden çağrı: Marmara Gölü çöl olmasın, göle su bırakın!

22 Mart Dünya Su Günü’nde Manisa Salihli’de Ege Belediyeler Birliği’nin çağrısıyla bir araya gelen çevreciler, Manisa’daki Marmara Gölü’nün kurumasına dikkat çekti. Buluşma, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege Belediyeler Birliği başkanı Tunç Soyer’in çağrısıyla gerçekleşti. Uluslararası öneme sahip olan ancak %98 oranında kuruyan göl için ‘Marmara Gölü Yaşasın’ etkinliği gerçekleştirildi.

Tekelioğlu Köyü’nde gerçekleştirilen etkinliğe İzmir, Manisa ve çevre illerden yüzlerce kişi katıldı.

Gölü kurtarma çalışmasının saha araştırmaları 2021 yazından beri sürüyordu. Gölün geçen yazın tamamen kuruması üzerine Başkan Soyer, DSİ’den göle su bırakılmasını talep etmişti. 22 Mart Dünya Su Günü’nde de Soyer, gölün ana besleme kaynağı olan Gördes Barajı’ndan göle su bırakılması talebini yineledi.

Tunç Soyer şunları söyledi:

“Gölümüz, Manisa’nın göz bebeğiydi. Yazık ki büyük bir planlama hatası nedeniyle susuz kaldı ve kurudu. Fakat biliyoruz ki Marmara Gölü’nün kuruması bir kader değil. Asla böyle bir doğa yıkımına izin veremeyiz. Çünkü daha önce kuruyan göllerimizde yaşananlar, bize başımıza gelecekleri çok iyi anlatıyor. Bir göl kuruduğunda orayı önce balıklar ve kuşlar terk eder… Sonra, o gölden ekmeğini çıkaranlar ve balıkçılar gider. Ardından yeraltı suları çekilir. Tarımsal sulama zorlaşır, toprak ve iklim kuraklaşır. Nihayetinde bölgedeki tarımsal üretim durur ve çiftçiler de köylerini bırakmak zorunda kalır. Göl, çöl olur. Köy boşalır, göç olur.

Biz bu felaketi ilk kez burada görmüyoruz. Biz bu felaketi Konya’da, Ereğli’de, Hotamış’ta, Cihanbeyli’de, Burdur’da ve daha nice yerde yaşadık. Fakat bu sefer bir çaremiz, bir çözümümüz var. Manisa’da henüz sona ulaşmadık. Manisa’nın, Ege’nin tam ortasında bir çölün oluşmasını engelleyebiliriz”

Köy halkı göç ediyor

Marmara Gölü’ne su verilmemesi on binlerce kuşun yaşam alanlarından olmalarına neden oluyor. Ayrıca balıkçılıkla geçinen köy halkı ise göl kuruduğundan dolayı göç etmek zorunda kalıyor.

Başkan Soyer, göl ve çevresinde yaşayan vatandaşlar hakları olan suyu alana kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi:

“Biz bu gölün çığlığını duyuyoruz. Tekelioğlu’nun ve bu gölden ekmek yiyen tüm köylerin çığlığını duyuyoruz. Göreceksiniz, bu çığlığı tüm dünyaya duyuracağız.”

Sınırlı Sorumlu Gölmarmara ve Çevresi Su Ürünleri Kooperatifi Yönetim Kurulu Üyesi Rafet Kers ise çok geç kalınmadan seslerinin duyulmasını istedi: “Gölümüze su verilmeli. Köyümüzü, evimizi bırakıp gitmek zorunda kalmayalım. Buradaki balıkçılık kültürü devam etsin. Gölü paylaştığımız kuşlar geri gelsin. Torunlarımız gölümüzü görebilsin. Gölün yaşamaya devam etmesi için Gördes Barajı’ndan göle su verilmeli. Gölümüz eski haline gelsin ve hep birlikte koruyalım.”

Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç ise şöyle konuştu:

“Anadolu’nun sulak alanları yıllardır yanlış tarım ve su politikalarıyla yok ediliyor. Kurumakta olan Marmara Gölü için 22 Mart Dünya Su Günü’nde bir araya geldik. Gördes Barajı’ndan Marmara Gölü’nün hakkı olan su verilmeli. Marmara Gölü’nün tam olarak restore olması için tarımsal su tüketiminin azalması gerekiyor. Marmara Gölü, bir sulak alandır, tarım alanı değildir. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’ne aykırı olmasına rağmen gölün tabanı sürülmüş ekin ekilmiş. Göl tabanında tarımsal faaliyetlere göz yumanlar gölün kurumasını isteyenlerdir.”

Marmara Gölü’ne su verilmesi halinde bunun Türkiye’de su hakkı için bekleyen diğer alanlar için örnek bir adım olacağına dikkat çeken Kılıç, “Türkiye’nin su politikalarını ivedilikle güncellemesi ve iklim değişikliğini de göz önünde tutarak sulak alanlarını restore etmesi gerekiyor” dedi.

Buluşmanın sonunda etkinliğe katılan yüzlerce çevre aktivisti, Marmara Gölü’nün tabanına gövdeleriyle “Su!” yazdı.