DünyaEnerjiManşet

Doğu Akdeniz gerginliğini azaltmak için bir öneri: Yeni Schuman Planı

Fotoğraf: DHA

Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmaları üzerine başlayan Türkiye ve Yunanistan arasındaki anlaşmazlık uluslararası bir krize döndü. Gerilim hızlı bir şekilde tırmanırken Türkiye yeni bir navtex ilan ederek Oruç Reis sismik araştırma gemisinin Kıbrıs açıklarındaki sondaj çalışmasının dört gün daha süreceğini duyurdu.

Bir yanda ülkelerin karşılıklı gözdağları sürerken bir yandan da sorunun diyalog yoluyla çözülmesi için çeşitli öneriler gündeme gelmeye başladı. Avrupa İstikrar İnisiyatifi’nin (ESI) Başkanı Gerald Knaus’un ortaya attığı yeni bir Schuman Planı önerisi, son günlerde diplomasi kulislerinde en çok konuşulan öneriler arasında bulunuyor.

‘Askeri ihtilaf kimseye fayda sağlamayacak’

Görüşlerini DW Türkçe’ye anlatan Knaus, “Doğu Akdeniz’de, gerilimin daha da tırmanması, askeri bir ihtilaf, ekonomik yaptırımlar kimseye fayda sağlamayacak. Türkiye kadar Yunanistan ekonomisi de krizde, zorda. Bir iki yıllığına doğalgaz arama faaliyetlerine moratoryum uygulanmalı. Kazan-kazan formülü geliştirilmeli. Bu formül de yeni bir Schuman Planı olabilir” görüşünü dile getirdi.

Knaus 2016 yılında Avrupa Birliği ve Türkiye’nin üzerinde uzlaştığı Mülteci Mutabakatı’nın fikrini sunan kişiler arasındaydı.

Schuman Planı ne?

Schuman Planı ya da bir diğer ismiyle Schuman Bildirgesi, AB’nin kurulmasını sağlayan liderlerden, 1948-1952 yıllarında Fransa dışişleri bakanı olarak görev yapmış olan Robert Schuman’ın ismini taşıyor.

Schuman, AB’nin doğum günü olarak da kutlanan, 9 Mayıs 1950’de, Almanya ve Fransa arasında tarihsel gerilim ve anlaşmazlıkların geride bırakılarak, yakın bir iş birliği öngören kömür ve çelik birliğinin kurulmasını sağlayan bildirgeyi kamuoyuna açıklamış, bu bildirgeyle bugünkü AB’nin temelleri atılmıştı.

ESI Başkanı Knaus, Schuman Planı’na benzer bir inisiyatif ile Akdeniz’e kıyıdaş ülkelerin rekabet yerine işbirliğine yönelebileceğini, enerji konusunda alternatif enerji kaynakları için destek sağlanmasıyla da, doğalgaz arama konusundaki gerilimin geride bırakılabileceği görüşünde.

‘AB desteğiyle doğal gaz arama zorunluluğu kalkar’

Schuman Planı’nın da 1950’lerde ana enerji kaynağı olan kömür ile ilgili olduğunu belirten Knaus “Bu plan üzerinde anlaşma sağlanmasıyla, kömür bir ihtilafa yol açmak yerine, ülkeleri bir araya getirdi” dedi. Knaus, AB’nin, Akdeniz ülkelerinin, alternatif enerji kaynaklarına yönelmesine mali destek sağlaması halinde, tarafların doğalgaz aramak zorunda kalmayacağına işaret etti.

Knaus, “AB’nin giderek daha az fosil yakıt kullanma hedefleri varken, küresel ısınma nedeniyle iklim koruma hedeflerine uyulması gerekirken, boru hattı ve doğalgaz gerilimi yaşanması son derece garip. Gaz arama, sondaj faaliyetleri olmazsa gerilim de olmaz. İşte bu konuları, enerji ve diğer uzmanlarla, yetkililerle konuşuyor, analizler yürütüyor, nasıl bir yol haritası olabileceğini araştırıyoruz” şeklinde konuştu.

‘İklim koruma hedeflerine uygun bir plan’

İspanya, Fransa ve İtalya gibi Batı Akdeniz ülkelerinin zaten fosil yakıt sondaj çalışmalarına moratoryum getirdiklerine işaret eden Knaus , “Gaz şu anda çok ucuz, ayrıca uyulması gereken iklim koruma hedefleri nedeniyle ülkelerin önceliği alternatif enerji kaynakları. Çünkü bunlar, daha cazip olmaya başladı” görüşünü dile getirdi.

İhtilafın çözümünde Almanya’nın önemli bir rolü olduğuna dikkat çeken Knaus, “Almanya, Türkiye ile konuşabilen ve konuşmaya da devam eden bir ülke. Ekonomik krizden çıkmasına destek verdiği için Yunanistan’ın da saygı duyduğu bir ülke. Biz çalışmamızda, bölge ülkelerine, bu sondaj faaliyetlerinden vazgeçmeleri halinde AB’nin nasıl bir mali destek sunabileceğine bakıyoruz” diye konuştu.

Kategori: Dünya