DoğaManşet

Doğaseverler sağlıklı bir gezegende yaşama hakkı için bir arada

Dünya Kuşları Koruma Kurumu’nun (BirdLife International) tüm dünyadaki ortaklarıyla birlikte sağlıklı bir gezegende yaşama hakkı için yürüttüğü “1Planet 1Right” kampanyası, kurumun Türkiye’deki ortağı olan Doğa Derneği’nin “Hak parçalanmaz bütündür” sloganıyla devam ediyor.

Eylül 2020’de gerçekleşecek olan Birleşmiş Milletler (BM) Biyolojik Çeşitlilik Zirvesi öncesinde taleplerini dile getiren doğaseverler, sağlıklı bir gezegende yaşam hakkının temel insan haklarından birisi olarak tanımlanmasını istiyor.

Doğayı korumak herkesin görevi

BM’nin sağlıklı bir doğal çevrede yaşama hakkını İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne dahil etmesi, sağlıklı bir ekosistem içerisinde yaşama hakkının en temel insan haklarından birisi olduğunu vurgulayan yüz binlerce doğaseverin talebi.

Emir Ozay

Eylül 2020’de yapılması öngörülen Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Zirvesi öncesinde kampanya çerçevesinde bir araya gelen doğaseverler, tüm dünyayı derinden etkileyen Covid-19 pandemisinin insanlığa, doğayla uyumlu bir yaşamın ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini vurguladı ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. Maddesi’nde geçen ifadeyi hatırlattı:

Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

Bir milyondan fazla türün nesli tehlikede

Sağlıklı bir ekosistemde yaşama hakkı, aralarında Türkiye’nin de olduğu 100’den fazla devlet tarafından anayasal ya da hukuksal olarak bir hak olarak tanımlanıyor. Fakat dünyanın farklı yerlerinde milyonlarca canlı türünün yaşamlarını sürdürdüğü ekosistemler, tahrip edilmeye devam ediyor.

Yüzbinlerce doğasever adına konuşan Doğa Derneği Biyoçeşitlilik Araştırma Koordinatörü Şafak Arslan’ın aktardığına göre, bir milyondan fazla canlı türünün neslinin tehlikede:

İklim krizi artık hepimizin yaşamını tehdit ediyor. Bütün dünyayı etkileyen bir salgının hayatlarımız üzerindeki etkileriyle birlikte yaşamayı öğrenmeye çalışıyoruz. Kabul etsek de etmesek de, bütün bu yok oluşun arkasında tercihlerimiz ve yaşam şeklimiz yatıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. Maddesi’nde sağlıklı bir doğal çevrede yaşama hakkı, anayasal bir hak olarak tanımlansa da bu yasa maalesef uygulanmıyor. Sağlıklı bir gezegende yaşayabilmemiz için birlikte yaşadığımız milyonlarca canlının ve yeryüzünün yaşam kaynakları olan derelerin, dağların, tuzcul çayırların, göllerin kısacası bütün ekosistemlerin korunması gerekiyor. Bu yüzden sağlıklı bir ekosistemde yaşama hakkının Birleşmiş Milletler tarafından hak olarak tanımlanması şart. Hak parçalanmaz bütündür.

Kampanyaya destek olmak isteyenler dogadernegi.org sitesini ziyaret eldebilir.

Kategori: Doğa