ManşetTarım-Gıda

Doğu Afrika: Uyum artıyor ama… ~1~

allAfrica.com ‘da geçen hafta çıkan haberi, Yeşil Gazete dostu Tuğçe Tuğran‘ın çevirisiyle, iki parça halinde sizlerle buluşturuyoruz.

 

Washington, DC — Doğu Afrika’nın son 60 yılda gördüğü en büyük kuraklığın üzerinden yaklaşık bir yıl zaman geçti. Bölgedeki dört farklı ülkeden 700 küçük çiftlik sahibi ile yapılan anketler, gıda güvensizliğinin hala acil bir sorun olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Araştırma CGIAR İklim Değişikliği, Tarım ve Gıda Güvenliği Araştırma Programı tarafından yürütüldü. Sonuçlar son on yılda çiftçilerin duruma karşı yaratıcı tarım teknikleri benimsediğini, ancak gıda güvensizliğinin uyum kabiliyetlerini olumsuz etkilemeye devam ettiğini gösteriyor.

Araştırmacılara göre ankete katılan hanelerin yarısından fazlası ekin hasadını artırmak ve iklim değişikliği ile mücadele etmek için farklı teknikler geliştiriyorlar. Yine de bu değişiklikler yavaş ilerliyor ve çiftçilerin iklim değişikliğinin getirdiği zorluklarla mücadele etmek ve artan gıda talebini karşılamak için daha hızlı ve kapsamlı yenilikler aramaları gerekebilir.

Nairobi’de bulunan Dünya Sosyal Ormancılık (agroforestry) Merkezi’nden Patti Kristjanson araştırmanın liderliğini yapıyor. Kristjanson, AllAfrica’dan Lauren Everitt ile araştırmanın sonuçları, tarımsal yenilikler geliştirmede hükümete düşen görevler ve gıda güvenliği sorununun aciliyeti hakkında konuştu. Tarım ekonomisti, mucize çözümler olduğuna inanmıyor ama kadınlar, bilişim teknolojileri ve çiftçilerin motivasyonunun bir araya gelerek Doğu Afrika’daki gıda güvensizliğini azaltmaya katkıda bulunabileceğini düşünüyor.

Araştırmanız, gıda güvensizliğinin çiftçileri yenilikçi tarım teknikleri benimsemekten alıkoyduğunu gösteriyor. Bu ikisi arasındaki ilişkiyi biraz açıklar mısınız?

Bu bir çok ülkeden rastgele seçilmiş hanelerin dahil edildiği bir anketti. En fakirler ve benzeri bir seçim kıstası yoktu. Sonuçlara göre bu kadar geniş bir yelpazede ve farklı yerlerde gıda güvensizliği devam ediyor ki bu da çok önemli bir bulgu. Hane halkına ‘Yıl içinde toplam kaç ay, herhangi bir kaynaktan yemek bulabilmek için zorlanıyorsunuz’ diye sorduk. Burada sorun kendi kendine yetebilmek değil, herhangi bir şekilde yiyecek gıda maddesine ulaşabilmek. Örneğin Kenya’da haneler yılda iki aya varan süreler boyunca yemek bulmak için zorlanıyorlar. Etiyopya’da bu süre altı aya kadar çıkıyor.

Sonra çiftçilerden herhangi bir sebeple tarım sistemlerinde yaptıkları değişikliklerden bahsetmelerini istiyoruz-ekinler, hayvanlar, su veya toprak yönetimi gibi konularda. Genel bir tanım ortaya koymaya çalışıyoruz çünkü fark ettik ki insanlar çok geniş yelpazede değişiklikler yapıyorlar ve bunlar hakkında çok açık bir fikrimiz yok.

Sonra çiftçilere neden bu değişiklikleri yaptıklarını sorduk, örneğin daha kısa sürede ekin veren ürünleri tercih etmeye başlamışlardı. Tabii ki nedenler çok değişken ve karmaşık. Bu hepimiz için böyle: bir davranışımızı değiştirdiğimizde bunun tek bir sebebi olmuyor genelde. Bu değişikliklerin piyasa kaynaklı, iş gücüne ve toprağa bağlı olduğunu gördük ve tabii hava ve iklim de konuşulan konular arasındaydı. Ama insanlara gidip ‘iklim değişikliği davranışlarınızı nasıl etkiliyor’ diye sormadık. Bu iyi bir yaklaşım değil çünkü insanlar size ne duymak isterseniz onu söylüyorlar.

Gıda güvensizliği seviyeleri hala oldukça yüksek ve bununla insanların yaptığı değişiklikler arasında sıkı bir ilişki bulduk. Bu anlamda gıda sıkıntısının adaptasyon ve yenilikler geliştirme kabiliyetini sınırlamadığını söyleyebiliriz. Burada bir sebep sonuç analizi yapmıyoruz, yani bunun sebebinin gıda güvensizliği olduğunu söyleyemeyiz, ama farklı yerlerde ortaya çıkması aradaki ilişkiyi incelememiz gerektiğini gösteriyor. Burada yapılması gereken tek şeyin çiftçilere yeni teknolojiler hakkında daha iyi bilgi sunmak olmadığına işaret ediyor.

Eğer bu kadar ciddi sınırlamalar varsa ve insanlar yeni pratikleri benimseyemiyorsa, o zaman bu ana sebebi incelememiz gerekir. Yani gıda güvenliği durumuna özellikle dikkat etmemiz gerekiyor. Bununla beraber, tüm haberler kötü değil. İnsanlar davranışlarını değiştiriyor, yeni pratikler geliştiriyorlar, yeni bilgilere son derece açıklar. Ama kendilerini sınırlayan bir takım engellere bir çözüm bulunması gerekiyor ki onlar da değişebilsin ve yeni şeyler yapabilsinler.

Araştırmanız birçok hanenin hâlihazırda yenilikçi tarım tekniklerini benimsediğini ortaya çıkardı. Son on yılda hanelerin yüzde 55’i en az bir tane daha kısa döngülü ekin tipi, yüzde 56’sı da en az bir tane kuraklığa dayanıklı ekin tipi yetiştirmeye başlamış. Bu değişikliklerin sebebi nedir? Kendiliğinden mi yoksa hükümetlerin veya STK’ların başlattığı değişiklikler mi?

Bu çok güzel bir soru, biz de şu anda devam eden incelemelerimizden bunun cevabını bulmaya çalışıyoruz. Dediğim gibi insanlara neden bu değişiklikleri yaptıklarını sorduk. Cevap yukarıdakilerin hepsi. İnsanlar birden fazla sebep gösterdiler. Köylerden ve birçok değişikliğin olduğu yerlerden bahsediyoruz. Kimsenin olmadığı, hiçbir proje veya programın yürütülmediği yerlere gitmedik. Gerçek şu ki Afrika’da böyle yerler bulmak kolay değil. Evet projeler oldu, yapılan araştırmalar var, burada çalışan STK’lar var. Bu araştırmayı da bu sorunun cevabını bulmak için yapmadığımızı söylemem gerekir. Biz programların ve projelerin yeni teknolojilerin benimsenmesinde ne derece etkisi olduğunu anlamaya çalışmıyoruz, bu başka bir araştırma konusu. Bu yüzden bu konuda sadece bunları söyleyebilirim.

Ama bir sonraki makale, bu soruya bu makaleden daha fazla eğilecek. Bu çalışma olup bitenleri olabildiğinde hızlı bir şekilde ortaya koymak ve hâlihazırda nelerin değiştiğini, insanların neler yaptığını anlamaya yönelikti. Şu sorunun cevabını arıyordu: Neden daha fazla toprak ve su yönetimi, su depolama ve sosyal ormancılık faaliyetleri ile karşılaşıyoruz? İnsanlar çiftliklerine ağaçlar dikiyorlar, ama bizim istediğimiz ölçekte değil. Az sayıda ağaç var. Biz, çiftçileri iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı kılacak bu tarz pratiklerin çoğalmasını istiyoruz. Yani bu yaptığımız, ‘bize neler yaptığınızı anlatın’ konusunda ufak bir adımdı. Olan bileni bilelim ki bu konularda şimdiden araştırmalar yapmaya başlayalım.

Yarın: Hükümetler ne yapıyor, çiftçilerin elinden ne gelir?

(allAfrica.com, Yeşil Gazete)

Kategori: Manşet