ManşetSağlık

Doç. Dr. Gamze Varol: Pandemi, meme kanserinde tanı koyma süresini uzattı

Haber: Serap Cömertoğlu İşcan

*

Tekirdağ Tabip Odası Başkanı ve Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Gamze Varol, meme kanserine ilişkin rutin kontrollerin ihmal edilmemesi konusunda uyarıda bulundu.

Erken teşhisin yaşam kurtardığını vurgulayan Varol, risk faktörleri ve dikkat edilmesi gerekenler konusunda bilgilendirmede bulundu.

Varol, en sık görülen kanser nedenleri arasında birinci sırada olan meme kanserinin, erken tanısı konulduğunda tamamen tedavi edilebilir ve sağlıklı bir yaşam sürmenin mümkün olduğu bir hastalık olduğunu belirtti.

Pandemi tanı koyma süresini uzattı

Covid-19 döneminde kanser hastası yada kronik hastalığı olanların, meme kanseri ile ilgili şüphe duyanların sağlık kuruluşuna gitmekten imtina ettiğini aktaran Varol, pandemi sürecinin özellikle meme kanserine ilişkin tanı koyma süresini uzattığını kaydetti.

Aşılanmaların gerçekleşmesi ile birlikte tedirgin olunmaması gerektiğini dile getiren Varol,”Meme kanseriyle ilgili olarak kaygılarımızı korkularımızı bir kenara bırakarak erken tanının hayat kurtardığını düşünerek doktorumuza gitmeliyiz” dedi.

‘Her ay aynı gün kontrol edin’

20 yaşın üzerinde ki her kadının her ay kendi kendine meme muayenesi yapması ve memelerini tanıması gerektiğinin altını çizen Varol, 40 yaş sonrası yılda bir kez hekim muayenesi ve iki yılda bir mamografi çektirmenin önemli olduğunu aktardı.

Mamografinin bugüne kadar erken tanı da etkinliği kanıtlanmış en önemli araç olduğunu paylaşan Varol, kendi kendine meme muayenesinde ise her ay aynı gün kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.

Nasıl muayene edilir?

Regl döneminde sonra meme dokusunun değiştiğini aktaran Varol, şöyle konuştu:  “Adet bitiminden 7 ve 10’uncu günleri arasında, bazı kadınların daha erken yada uzun sürebiliyor. Adetlerine göre belirlenmiş bir günde yatarak yada ayakta muayene edebilirler. Önce kendi bedenlerini gözlemleyerek ayakta, sonra yatarak daha rahat bir pozisyonda önce sol elleri ile sağ memelerini sonra sağ elleriyle sol memelerini 3 parmağın ucuyla dairesel hareketlerle kontrol edebilirler. Memenin bağlı bulunduğu koltuk altından boyun bölgesine kontrol edilmesi önemlidir. Bununla ilgili çok sayıda broşür var. Internetten de ulaşılabilir ve Meme Sağlığı Derneğinin web sayfalarında da bununla ilgili doğru bilgiye erişebilirler.”

Kadın sağlık çalışanlarını da ayrıca uyaran Varol, bazen yoğun iş temposu, aile yaşantısı gibi gerekçelerle, meme kanserinde erken tanının hayat kurtardığının bilinmesine rağmen, ihmal edildiğine dikkat çekti.

Risk faktörlerine dikkat

İhmallerin çok ciddi bedellere neden olduğunu hatırlatan Varol, meme kanserinin bilinen ve bilinmeyen birçok risk faktörleri olduğuna dikkat çekti. Risk faktörlerinin bir kısmına müdahale edilebildiğini, bazılarına ise edilemediğini söyleyen Varol şu açıklamayı yaptı:

“Müdahale edemediğiniz faktörler ise kadın olmak. Erkekler de meme kanserine yakalanırlar. Ama kadınların ki çok daha fazla. Kadın olmak bunu değiştiriyor. Yaş da bir risk faktörü. Yaş arttıkça 40 yaşından sonra meme kanseri riski artıyor. Bunun dışında genetik faktörler birtakım meme kanserine yakalanmayı kolaylaştırıyor.BRCA 1 ve 2 genleri genleri bulunuyor ise meme kanserine yakalanma olasılığı fazla. Bunları değiştiremiyoruz ya da ailemizde varsa meme kanseri olasılığımız artıyor. Doğurganlıkla,gebelikle, hormonal yapıyla da alakalı risk faktörleri değişkenlik gösteriyor. Örneğin; 12 yaşın altında et görmek ya da 55 yaşın üzerinde adetten kesilmek, bunlar da sürece etki ediyor” ifadelerini kullandı.

Sağlıklı beslenme ve egzersiz

Alkol, sigara, kilo gibi etkenlerin de meme kanserinde risk oluşturabileceğine dikkat çeken Varol, doğru beslenme, obeziteyle mücadele, egzersiz yapmanın ise meme kanserinden koruyucu etken olduğunu kaydetti.

Risk faktörlerini bilerek, kanser kelimesinden korkmayarak bilinçli şekilde davranılması gerektiğini öneren Varol, erken tanının hayat kurtaracağı gerçeğinin göz ardı edilmemesini söyledi.Varol, erken tanı ile daha hafif bir tedavi süreci geçirilebileceğini ve tamamen iyileşme durumunun olduğunu vurguladı.

‘Meme kanseri etkinliklerine katılın’

Hem hastalık yükünün fazla olması hem de çok sık görülmesi nedeniyle 2004 yılından bu yana Dünya Sağlık Örgütü’nün ekim ayını Meme Kanseri farkındalık ayı olarak ilan ettiğini hatırlatan Varol, şu çağrıyı yaptı:

“Olabildiğince ekim ayını meme kanseriyle ilgili etkinlikler düzenleyerek gündemde tutmaya gayret gösteriyoruz. O yüzden ekim ayının bizim için önemi çok büyük hem halkımızı hem de meslektaşlarımızın ve tüm sağlık camiasının bu ayda sağlıkla ilgili özellikle meme kanseri ile ilgili etkinliklerimize de davet ediyoruz.”

Kategori: Manşet