DünyaEditörün SeçtikleriManşet

Doç. Behlül Özkan: Ermenistan-Azerbaycan ateşkesi, kalıcı barış için önemli bir fırsat

Ermenistan ve Azerbaycan arasında 9 Kasım tarihinde imzalanan ve Rusya‘nın barış gücü olarak devreye girdiği ateşkes anlaşmasının geleceğini Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Behlül Özkan yorumladı.

Özkan, anlaşmasının kalıcı barışın kurulabilmesi için bir fırsat olduğuna dikkat çekerek, liderlerin barışçıl siyasetine ihtiyaç olduğunu söyledi.

‘Anlaşma fırsat olarak görülmemeli’

Anlaşmanın Karabağ‘ı almak için fırsat olarak görülmesi halinde yaşanan trajedilerin tekrar edeceğini hatırlatan Özkan şöyle konuştu:

Anlaşma, Azerbaycan’ın sahadaki başarısını tescilliyor. Ancak bu anlaşma metnini gerçek ve kalıcı bir barışın kurulabilmesi için fırsat olarak değerlendirilirse daha bir anlam taşıyacak. Yoksa önümüzdeki gelecek dönemde Ermenistan veya Azerbaycan’ın Karabağ’ı almak için bunu bir fırsat olarak görmesi halinde bugüne kadar yaşadığımız trajediler tekrarlanacaktır. Bu anlaşma kalıcı barışın kurulabilmesi için bir fırsat sunuyor. Bu saatten sonra aklıselim ve tarihin getirdiği yıkımın ağırlığını taşıyan liderlerin barışçıl siyasetine ihtiyaç var”

Rusya’nın rolü

Rusya‘nın Batı bloğuna daha yakın olan Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan‘ın hırpalanmasını istediğini kaydeden Doç. Özkan, ülkedeki tepkileri de gözönüne alarak bundan sonra hiçbir şey olmamış gibi iktidarını sürdüremeyeceğine, büyük ihtimalle iktidardan düşürüleceğine dikkat çekti.

Özkan, Türkiye‘nin de önemli bir rol oynaması için zemin oluştuğunu kaydederek, anlaşma ile Azerbaycan ve Ermenistan’ın içinden geçen koridorlar oluşturulmasının barış inşa edilmesinde kritik rol oynayacağını ifade etti.

Barışın inşası için sertlikten kaçınılmalı

Behlül Özkan, Türkiye ve Azerbaycan’ın da kazanılan zafere rağmen, durumdan ders çıkarmasının önemine vurgu yaptı. Sert ve karşı tarafı aşağılayıcı açıklamaların düşünüldüğünün aksine kimseye bir şey kazandırmadığına vurgu yapan Özkan şunları kaydetti:

İki ülkenin aşırı milliyetçilerinin ifade ettiği gibi Karabağ’ın tamamını alma niyeti ne hakkaniyetli ne de adaletli. Her iki ülkenin de Karabağ’da yaşayan Ermenileri, bir tür otonomi içinde entegre etmenin bir yolunu bulmaları gerekiyor.”

Doç. Özkan, bölgeye kalıcı bir barış gelebilmesinin ön koşullarından birinin de Rusya ve Batı’nın ise bölge halkları ve ülkelerini, kendilerine güç devşirmek üzere birbirine karşı kullanmaktan vaz geçmeleri ve uluslararası örgütlerle birlikte ellerini taşın altına koymalarından geçtiğini kaydetti.

Özkan’ın aktardığına göre, anlaşma metninde iddia edildiği gibi Türkiye’nin Barış Gücü içinde yer alacağına ilişkin bir madde bulunmuyor. Ancak Karabağ’ın dış çeperinde bazı  güçler bulundurabilir.

Kategori: Dünya