ManşetTürkiye

Dışişleri Bakanlığı: AB’nin Türkiye yaptırımı yanlı ve hukuka aykırı

Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi‘nde Türkiye‘nin Yunanistan ile yaşanan sorunlar ve Doğu Akdeniz‘deki faaliyetleri sebebiyle aşamalı yaptırım kararı almasına Dışişleri Bakanlığı’ndan tepki geldi.

Bakanlık yaptığı açıklamada yaptırımlarla ilgili “Yanlı ve hukuka aykırı tutumu reddediyoruz” ifadelerini kullandı.

AB devlet ve hükümet başkanları bugün sabaha karşı yayımladıkları sonuç bildirgesinde yaptırım listesini genişletme, Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerine katılan kişi ya da kuruluşların listeye eklenmesine karar vermişti. Ankara’nın tutumunu değiştirmemesi durumundaysa yaptırımların kapsamı genişletilebilecek.

Gözler Biden’da

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, en geç mart ayına kadar Türkiye’ye karşı izlenecek adımlar ve mevcut yaptırımların kapsamının genişletilmesinin de yer aldığı bir rapor hazırlayacak.

Avrupa Birliği liderlerinin Türkiye’ye karşı izlenecek yol konusunda 20 Ocak’ta göreve başlayacak Amerika Birleşik Devletleri‘nin (ABD) yeni başkanı Joe Biden‘la da bir araya gelmek istediklerine dikkat çekildi.

Yunanistan ve Kıbrıs‘ın talep ettiği ağır yaptırımlar ve silah ambargosuna yönelik karar ise kabul edilmedi.

Zirvede Kuzey Kıbrıs‘ta Maraş bölgesinin tek taraflı kısmen yaya trafiğine açılması da kınandı. Bildiride, Kıbrıs’ta çözüm için Birleşmiş Milletler himayesinde müzakerelere başlanması talep edildi.

Ayrıca, Suriyeli sığınmacılara yönelik AB yardımları yoluyla Türkiye’ye desteğin sürdürülmesine hazır olunduğuna dikkat çekildi.

‘Hukuka aykırı tutumları reddediyoruz’

Yaptırım kararları sonrası Dışişleri Bakanlığı‘ndan da konuyla ilgili ilk açıklama geldi. Açıklamada, AB’nin hukuka aykırı tutumların reddedildiği dile getirilirken, Kıbrıs meselesinde de adadaki gerçekler temelinde bakılmadığının altı çizildi:

Özellikle Kıbrıs, Doğu Akdeniz, Ege ve bölgesel konularda, esasen AB’nin büyük kesiminin de benimsemediğini bildiğimiz, ancak dayanışma ve veto baskısıyla 10 Aralık AB Zirvesi Sonuçlarına konulmak zorunda kalınan yanlı ve hukuka aykırı tutumu reddediyoruz.

AB bu kararında bir kez daha Kıbrıs Adası’nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türk halkını ve iradesini görmezden gelmiş, kendisini Kıbrıs meselesi ve Kapalı Maraş konularında GKRY’nin dayatmasına mahkum etmiştir. AB artık, Kıbrıs meselesine Ada’daki gerçekler temelinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasını engellemeye matuf bu tutumundan vazgeçmelidir.”

‘KKTC’nin hakları korunmaya devam edecek’

Öte yandan açıklamada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti‘nin (KKTC) meşru haklarının kararlılıkla korunacağı da vurgulandı:

Kıbrıs Rumlarının Kıbrıs Türkleriyle bir şekilde bir araya gelerek Doğu Akdeniz’de gerginliğe neden olan hidrokarbon kaynakları ve bunların gelirlerinin paylaşımı konusunu ele almaya başlamaları ve çözüm yolunda somut adımlar atmaları en sağlıklı çıkış yoludur. Esasen, Doğu Akdeniz bölgesel konferansı da bu açıdan bir fırsattır. Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve KKTC’nin meşru hakları kararlılıkla korunmaya devam edilecektir.”

‘AB için yüz kızartıcı’

Ayrıca, açıklamada zirvede konuşulan gündemlerden biri olan sığınmacılar konusuna da değinilerek şunlar ifade edildi:

Yunanistan’ın Ege denizinde göçmenleri geri itmesi ve bu eylemlere Frontex’in dahil olması, AB için yüz kızartıcıdır. Ciddi bir insan hakkı ihlali olan ve uluslararası kamuoyu tarafından şiddetle kınanan bu ihlallere ve toplu sınır dışı uygulamalarına son verilmeksizin, göç akımlarının sorumlu bir şekilde yönetiminden bahsedilmesi mümkün değildir. AB, göç yönetimi konusundaki hassasiyetini ülkemize değil, sığınmacılara insanlık dışı muameleyi sistematik hale getiren özellikle Yunanistan’a göstermelidir.”

Kategori: Manşet