ManşetTürkiyeYerel

CHP’nin Elazığ deprem raporu: Süreç yeni bir inşaat ve betonlaşma fırsatı olarak algılandı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç ve Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından hazırlanan Elazığ İnceleme Raporu‘nda deprem sonrası yapılan konutların ihtiyaçlara cevap vermediği belirtilirken sürecin fırsat olarak görüldüğüne dikkat çekildi.

CHP’li 30 milletvekili ve il başkanı 7-8 Ocak 2021’de deprem sonrası Elazığ’da incelemelerde bulunmuştu.

Deprem sonrası kentsel dönüşüm

Raporda, afet sonrası yeniden inşa sürecinde katılımcı ve şeffaf olmayan bir kentsel dönüşüm süreci yürütüldüğü şöyle vurgulandı:

Afet sonrası yeniden inşa sürecinde, Elazığ’ın kent kültürel varlığı, belleği, konjonktürel ihtiyaçları ile birlikte yeniden planlanması gerekirken, kentin kültürel belleğinde yer almayan bir anlayışla birbirinden ayrı tekil konut inşaatlarının yapıldığı, kentin tüm unsurlarının, dezavantajlı gruplarının dâhil edilmediği, katılımcı ve şeffaf olmayan bir anlayışla kentsel dönüşüm süreçleri yürütüldüğü, Elazığ’ın yerel önceliklerini ve öznel koşullarını önceleyen uygulamalar geliştirilmediği, bu konuda Elazığ’a muafiyetler ya da kolaylıklar getiren yasal düzenlemeler yapılmadığı görülmüştür.

Yeni konutlar beklentileri karşılamıyor

Ayrıca, raporda kentteki konut stoğunun bir kısmının deprem nedeniyle yıkıldığı, bir kısmının da ağır hasarlı olduğu için kamu tarafından yıkıldığı belirtilirken, bölge halkının yeni konutlardan memnun olmadıklarına da dikkat çekildi:

Yurttaşlar, çoğunluğu 90 m2’den düşük, az odalı ve birbirine yakın mesafedeki konutlarda yaşamak istemediklerini, yerinde dönüşümün yapılmadığını ileri sürmektedir. Kültürel mimarilerinde, mutfak gibi alanların geniş olduğu, kırsal kesimden gelen misafirlerin ağırlanabileceği odaların da bulunduğu evlerin olduğunu; yeni yapılan konutların bu beklentilere yanıt vermediğini aktarmışlardır.”

‘Süreç fırsat olarak görüldü’

Deprem sonrasında yapılan uygulamalarda sürecin yeni bir inşaat ve betonlaşma fırsatı olarak algılandığı söylendi:

Sivrice Kaymakamı ile yapılan görüşmede ise, deprem sonrasında kentin yeniden planlanması aşamasında, ilçedeki tektonik göl ve kıyı kenar çizgisi ile fay hattı arasında kalan bir bölgede şehrin yeniden planlandığı, söz konusu bölgede sıkışık bir alana şehrin inşa edilmeye çalışıldığı aktarılmıştır.

Afet sonrasında, kamunun rehabilitasyon ve normale dönme aşamasında, yeniden daha iyisini inşa etmek ve kenti afete dirençli hale getirme yükümlülüğü vardır. Ancak, yukarıda bahsedilen yakınmalarda da yer aldığı üzere deprem sonrasında yapılan uygulamalar, sürecin yeni bir inşaat ve betonlaşma fırsatı olarak algılandığını, bu nedenle de adil ve eşit olmayan uygulamaların yoğun olduğunu söyleyebilmek mümkündür.”

Raporda, bölge sakinleriyle yapılan görüşmelere de yer verildi. Vatandaşların değer tespitleri, kura, kültürel mimariden uzak konut inşaatlarından söz ettiği, kentsel dönüşümü rantsal dönüşüm olarak nitelendirdikleri belirtildi.

Bunun yanında, vatandaşların kentsel dönüşüm uygulamalarıyla taşınmazların gasp edildiği, riskli alan olarak belirlenen yerlerde rantsal değer olan arazi parçalarında konut yapılmadığı, yapılan konutlarda da yüksek değere sahip dairelerin kura dışı bırakılıp stoklandığını söyledikleri bilgisi paylaşıldı.

Fotoğraf: Bestami Bodruk / AA

Kamu yardımları yetersiz kaldı

Deprem sonrası yapılan kamusal yardımların da yetersiz kalmasına raporda şöyle değinildi:

Diğer yandan, yurttaşlar kendilerine yapılan kamusal yardımları yetersiz bulmakta, 11.000,00 TL olan kira yardımının, kentteki kira oranları ile karşılaştırıldığında az bir miktar olduğunu, taşınma vb. giderlerle birlikte düşünüldüğünde 1 yıl içerisindeki aylık kira bedellerini ödemeye yetmediğini iddia etmektedirler.”

24 Ocak 2020 tarihinde meydana gelen Elazığ-Sivrice merkezli 6,8 büyüklüğündeki deprem nedeniyle Elazığ ve Malatya illerinde 41 kişi hayatını kaybederken, 45 kişi de enkaz altından sağ olarak çıkarılmıştı. AFAD verilerine göre depremde yaralanan kişi sayısı 1.631’di.

Kategori: Manşet