Köşe Yazıları

Sorumluluğumuzu seller aldı götürdü

Eylül ayında da Türkiye’nin değişik yerlerindeki seller gündemde. Geçtiğimiz hafta Bandırma merkezde 90 dakika içerisinde metrekareye 100 kg yağmur düştü. Caddeler kısa süre içinde azgın suların aktığı çağlayanlara döndü, iş yerlerini ve evleri su bastı, yüzlerce kişi selde mahsur kaldı. Zararın boyutları henüz belli değil ama görünen tablo karanlık. Erdek de selden nasbini aldı…

Bandırma’da sel

Kastamonu’da ise ceviz büyüklüğünde yağan dolu taneleri evlere ve arabalara zarar verirken 33 kişi de yaralandı. 20 dakikalık bir iklim olayı kent merkezini alt üst etmeye yetti. Geçen hafta sonu için İstanbul’un on ilçesinde aşırı yağış ve sel olabileceği uyarısı yapıldı. Acaba betona ve asfalta kesmiş bir kentte vatandaşın evini veya dükkânını su basmaması için önlem alma şansı gerçekten var mı? Ya da insanlar yağmur yağdığı gün sokağa çıkıp işine gitmeyecek mi? Bu uyarılar ne amaçla yapılıyor anlayan var mı?

Türkiye aylardır sele teslim vaziyette

Ankara Mamak’ta yaşanan sel felaketinde 9 dakikalık yağmur sonunda caddeleri azgın sular bastı

Seller sadece geçtiğimiz birkaç günde değil aylar boyunca Türkiye’nin gündeminden düşmedi. Mayısta Ankara’nın Mamak ilçesinde iki kez üst üste sel felaketi yaşandı. Eskiden Ankara’nın gecekonduları ile ünlü şimdilerdeyse kentsel dönüşümle bilinen ilçesi Mamak’ta iki hafta arayla seller yaşandı. Şiddetli yağıştan birkaç dakika sonra başlayan sel, caddeleri azgın nehirlere çevirdi. Mamak’taki kentsel dönüşüm bölgesine yapılan onlarca katlı yeni binalarla yapı yoğunluğu artmış ancak yollar ve parklar gibi kentsel donatıların bu yoğunluk artışına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi yapılmamıştı. Bunun sonucunda geçirimsiz yüzeyler arttı ve şiddetli yağış olduğunda su toprak tarafından emilemediği için hızla yüzey akışına geçip sele dönüştü. Ancak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna, alt yapı sorunlarını dile getirmeyip “Bugüne kadar yaşanmamış bir afet meydana geldi” demeyi tercih etti.

Tekirdağ’ın Çorlu’da olan tren kazası yağmurların tren raylarıyla menfez arasındaki malzemeyi taşıması sonucu oluşan boşluk nedeniyle yaşanmıştı.

Temmuz ayına geldiğimizdeTekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 24 kişinin hayatını kaybettiği, 300 küsur insanın yaralandığı bir tren kazası yaşandı. Esasında kaza değil bir ihmaller zinciri olan bu olay, tren raylarına bakım denetim yapılmadığı için rayların altının boşalması sonucu ortaya çıkmıştı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ise kazanın aşırı yağış nedeniyle menfez ile ray arasındaki toprağın boşalması sonucu meydana geldiğini söyledi. Her musibetin sorumlusu yine aşırı yağışlardı.

Rize’deki felakette beton kanala hapsedilmiş derenin neredeyse üstüne dikilmiş 7 katlı bina

Ağustos başında da durum değişmedi. Bu sefer de sel Rize’nin Muradiye beldesindeki Kömürcüler köyünü vurmuştu. Üzerinde köprü ve onun da üzerinde iskânsız yapılmış yedi katlı bir bina aşırı yağışlar sonucu inen suyun gidiş yolunu tıkayınca felaketin boyutu büyümüştü. 25 senelik binanın sahibi “Binamda sorun yok. Esas sorun köprünün altının tıkanması” diyordu[1]. Peki, yaşanan bu felakette dere yatağının tamamıyla beton kaplı daracık bir kanala dönüştürülmesinin payı hiç mi yoktu? Ya bu derelerin yataklarına ve hatta üstlerine inşa edilmiş binaların payı?  Her zaman olduğu gibi “hiç böyle yağmur görmemiştik” nidaları atılıyor, suç aşırı yağış ile iklim değişikliğine yıkılıyordu.

Seller selleri izledi. Ordu’da bir insan sulara kapılıp hayatını kaybetti. 1100 ton fındık ziyan oldu. Dünyanın bir numaralı fındık üreticisi Türkiye büyük ekonomik bir kayıp yaşadı. Ama yapılabilecek ne vardı? Hepsi Allah’ın takdiri doğal afetler değil de neydi? İklim değişikliğine karşı boyunlar kıldan inceydi…

Sellerden yangınlara: İklim değişikliği yadsınamayacak boyutlarda

Evet, iklim değişikliği artık kimsenin inkâr edemeyeceği görünürlükte tezahür ediyor. Aşırı iklim olayları bunda önemli rol oynuyor. Nitekim geçtiğimiz aylarda sadece Türkiye’de değil tüm yerkürede aşırı iklim olayları gündemden düşmedi. Seller yüzünden Hindistan’da 1000 civarı, Japonya’da ve Çin’de 200 kişiye yakın insan ölürken, başka yerlerde de sıcaklık artışlarına bağlı orman yangınları 2018 yazına damga vurdu.

Atina çevresindeki ormanlarda başlayan yangın yerleşim yerlerine sıçradı

Temmuzda Yunanistan’da 100 kişinin öldüğü bir orman yangını yaşandı. Kış boyunca zaten yağış almamış ormanda kuru biyokütle oranı artmış, sıcaklığın 39 derece olduğu bir gün ortaya çıkan yangın hızı saatte 130 kilometreyi bulan rüzgârın da etkisiyle her yere yayılmıştı. Yangının sorumlusu olarak hükümet iklim değişikliğine bağlı aşırı sıcaklığı gösterdi. Ancak ormanlarda ve kıyılarda plansız yapılaşmanın hat safhada gerçekleştiği Yunanistan’da geçen kış da eski bir dere yatağında kurulmuş olan yapılar yoğun yağışlar sonrası oluşan selle birlikte alt üst olmuş ve 20 kişi hayatını kaybetmişti. Madem iklim değişikliği diye bir şey vardı da felaketlerin sıklığı ve şiddeti artmasına rağmen hükümet neden önlemlerini artırıyordu? Böylesi felaket durumlarında insanların hızlı bir biçimde kaçabileceği koridorlar ve yollar, afet sığınma alanları bu kadar yetersizken yaşanan ölümleri sadece iklim değişikliğiyle açıklamaya kalkmak ne derece adildi?[2] Nitekim sadece itfaiye erlerinin ve yangın söndürücü uçakların sayısı mevcudun üç katı olsaydı bu ölümlerin hiç biri yaşanmayabilirdi.

Yunanistan’daki yangınlarla aynı günlerde İsveç’te bir haftanın içinde seksenden fazla yangın çıktı.  Sanki iklim değişikliğinden muaf gibi görünen İsveç de aşırı sıcaklıklara bağlı olarak orman yangınları yaşadı. İşin kötüsü İsveç gibi gelişmiş bir ülke bile bu konuda yeterince hazırlıklı değildi. Ülkenin yangın söndürme güçleri yetersiz kaldığı için büyük oranda Avrupa’dan gelen destekle yangınlar bastırılabildi. Bu yaz Avrupa’nın her ülkesinde yangın riski yüksek sıcaklığa bağlı olarak büyüdü ve zaman zaman orman yangınları gerçekleşti. Kanada’da da yüzlerce orman yangını yaşandı.

Dünya sellerden orman yangınlarına savrulurken Türkiye’de de sadece 18-26 Temmuz tarihleri arasındaki 8 günde 100’den fazla orman yangını çıktı[3].  Adıyaman, Antalya, Antep, Aydın, Burdur, Dersim, Elazığ, Hatay, İzmir ve Mersin gibi daha pek çok ilde orman yangınları görüldü.

Yükselen günah keçisi iklim değişikliği

İklim değişikliği yadsınamaz boyutlara geldikçe hem hükümetlerce hem de vatandaşlarca kabul görür hale geldi. Ancak hükümetlerin iklim değişikliğinden anladığı şey ne? Örneğin Türkiye’de iklim değişikliği sadece aşırı kurak dönemlerde ve seller meydana geldiğinde gündeme getiriliyor. Bir felaket yaşandığında çarpık ve aşırı kentleşme, beton ve asfalt gibi geçirimsiz yüzeylerin artması, yeşil alanların azalması, derelerin “ıslah” adı altında beton kanallara hapsedilmesi, gereksiz barajlar, su taşıma projeleri, aşırı yer altı suyu çekimi gibi yanlış uygulamalar sadece muhalif çevrelerce dile getirilirken, iktidar tarafından yok sayılıp suç aşırı yağışlara ya da yağışsızlığa yıkılıyor. Kuraklığı da aşırı yağışı da değiştirilemez bir kader gibi resmeden söylemler gerek merkezi gerekse yerel yönetimlerce pek bir kabul görüyor.

Maalesef sadece Türkiye değil pek çok ülke için benzer durumlar geçerli. Freiburg Eğitim Üniversitesi’nden Gregor C. Falk’un da dediği gibi bir bölgenin kırılganlığında yanlış arazi kullanımı çoğu zaman iklim değişikliğinden daha büyük payı sahip. Falk, Maldivler’den Almanya’ya dünyanın farklı ülkelerindeki yanlış yapılaşma ve arazi kullanımlarının etkisinin yağışların aşırılığı sorununu geride bıraktığını söylüyor. Falk ayrıca iklim değişikliği modelleri ve tahminlerinin çoğunda arazi kullanımının etkisinin dikkate alınmadığının da altını çiziyor. Washington Üniversitesi bilim insanları Nives Dolsak ve Aseem Prakash da Hindistan ve Bangladeş gibi ülkelerde her sene yaşanan can kayıplı sellerin, iklim değişikliği kadar ekolojinin ve kentsel planlamanın temel prensiplerini yok sayarak yapılan uygulamaların sonucu olduğunu söylüyor. Dolsak ve Prakash iklim değişikliğini düşen ilk domino taşına benzetip, geriye kalan taşlara da bakmamız gerektiğini vurguluyor. Dolsak ve Prakash, diğer taşları görmezden gelmenin hükümetlerin işine geldiğini çünkü hiç bir bireyin ya da hükümetin iklim değişikliğinden tek başına sorumlu tutulamayacağını bal gibi de bildiklerini söylüyor. İklim değişikliği yönetimlerin sorumluluklarından kaçmaları için biçilmiş şahane bir günah keçisi olmaya devam ediyor[4].

İstanbul’da Basın Ekspres yolunu basan sular: İstanbul’un çeşitli yerlerinde yaşanan seller sonucu 26 kişi öldü.

Mesela İstanbul’da dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun 20 yıl önce hazırlattığı raporda İstanbul’da 174 dereden 58’inin çok tehlikeli olduğu belirlenerek; buraların acilen boşaltılması istenmişti. Maalesef bu neredeyse hiç yapılmadı. Bu süre içinde de bu dere yatakları üzerindeki yerleşim yerlerini defalarca sel bastı, onlarca insan öldü[5]. Ve her zaman olduğu gibi dere yatağına yapılan binaların aşırı yağış olduğunda sular altında kalacağı önceden bilinmesine rağmen alınmadığında ölümlerin ve ekonomik kayıpların sorumlusu yine iklim değişikliğine bağlı aşırı yağışlar olarak gösterildi.

Peki, ne yapmalı?

İklim değişikliği Türkiye de dâhil olmak üzere tüm yerküreyi etkileyen ve gittikçe kronikleşen bir olgu. Ve şüphesiz ki Türkiye’nin küresel ısınmaya neden olan enerji projelerinden, aşırı su kullanımına neden olan tarımsal üretim uygulamalarından, özel taşıt trafiğini pompalayan ulaşım politikalarından ve kentleri ısı adalarına çeviren yoğun yapılaşmadan uzaklaşması acilen gerekli. Ancak seller söz konusu olduğunda bunun kadar önemli bir başka yapılması gerekenler listesi de Peyzaj Mimarları Odası’nın 2017’de o dönemki sellerin ardından kamuoyuyla paylaşılmıştı[6]. Bakın bu listede neler var:

– Dere yataklarındaki bütün yapılar yıkılmalı.

– Üstü kapatılmış olan dereler yer üstüne çıkartılmalı, dere yatağı üzerindeki yollar, binalar yıkılmalı, derelerin özgün kesitleri oluşturularak rekreasyon alanlarına dönüştürülmeli.

– Mevcut ormanlar korunmalı, orman ekosistemlerini parçalayan projeler iptal edilmeli, Peyzaj Onarım Planları hazırlanmalı.

– Deniz dolgu alanlarını ortadan kaldırmalı.

– Kentsel yeşil altyapı oluşturulmalı.

– Yer altı ve yerüstü kaynaklarının kullanımı konusunda ekolojik parametreler ışığında hareket edilmeli. Her dere yatağının bulunduğu alana HES yapılmamalı.

– Daha fazla mega projelerle su döngüsü alt üst edilmemeli.

Bu çözüm önerilerine felaket sonrasını düzenleyen önerileri de eklemeliyiz elbette. Afet sırasında ve sonrasında kaçma koridoru işlevi gören yollar ve toplanma alanları oluşturmak gerekiyor. Ancak örneğin İstanbul’da 1999 yılında gerçekleşen 17 Ağustos Depremi sonrası oluşturulan Afet Acil Eylemi Planı çerçevesinde belirlenen 493 boş alandan geriye 77 adet toplanma alanı kalmış[7]. Büyüklüğü 20 hektarı bulmayan bu boş alanların derhal artırılması ve yapılaşmaya karşı koruma altına alınması gerekiyor.

Sonuç

Başta seller olmak üzere aşırılaşan iklim olayları, iklim değişikliğinin tüm dünyada görünür hale gelip kabul edilmesinde büyük rol oynadı. Ancak bu kabul ediş iklim değişikliğiyle sahici bir mücadeleyi ve onunla uyumlu bir sosyal değişimi tetiklemediği sürece başta hükümetler olmak üzere erk sahiplerinin elinde gerçeği maskeleme aracı olmaktan öte gidemeyecek gibi görünüyor. O gerçek şu: iklim değişikliği insan türünün uzun erimli ahmaklığının sonucu ortaya çıkmış ve büyümüş bir sorun. Bunu çözmeye başlamak için de yaşadığımız felaketlerde kimin ne kadar payı olduğunu hakkaniyetlice saptamak gerekiyor. Zira sorunun gerçek kaynağını bulmadan dayatılan “çözümler”, meseleyi büyütüyor ve içinden çıkılmaz hale getiriyor. Çünkü sahte düşmanlarla, günah keçileriyle ve maskelerle uğraşırken insanlık umudunu ve gücünü yitirip iklim değişikliğini gerçekten de kaderi haline getiriyor.

Hani çocukluğumuzdan kalma bir tekerleme vardır “Şeytan aldı götürdü, satamadan getirdi” diye. Yaşadığımız felaketlerdeki sorumluluğumuzu da seller aldı götürdü belki de. Satamadan getirmesi dileğiyle…

Son notlar

[1] Posta (3 Ağustos 2018). “Rize’de sel felaketinin yeni görüntüleri ortaya çıktı”. http://www.posta.com.tr/rizede-sel-felaketinin-yeni-goruntuleri-ortaya-cikti-2033608

[2] Yangından kaçmak için denize doğru giden onlarca insan, denizle aralarında bariyer oluşturmuş dikenli tellerle çevrili villa bahçelerinin duvarlarına çarparak boğulmuştu. Yani çarpık kentleşme ve özelleştirme de yaşanan ölümlerin artmasında rol oynamıştı.

[3] Bianet (26 Temmuz 2018). “Türkiye’de 8 günde 100 orman yangını çıktı”. https://bianet.org/bianet/ekoloji/199504-turkiye-de-8-gunde-100-orman-yangini-cikti

[4] Nives Dolsak and Aseem Prakash (21 Ekim 2016).  “Climate Change Did It!” Is a Convenient Excuse. Slate. http://www.slate.com/articles/health_and_science/science/2016/10/blaming_natural_disasters_on_climate_change_will_backfire.html?via=gdpr-consent

[5] 9 Eylül 2009 tarihinde İstanbul’da yaşanan selde birçok dere taşmış İkitelli, Halkalı, Çatalca ve Silivri’de 31 kişi hayatını kaybetmişti. Yollarda araçlar tamamen sulara gömülmüş, araçlarından çıkamayan bir çok kişi boğularak hayatını kaybetmişti. Başakşehir, Bağcılar ve Küçükçekmece’de etkili olan sağanak yağış nedeniyle, Ayamama, Tavukçu ve Hamam dereleri taşmış, Basın Ekspres Yolu ulaşıma kapanmıştı.

[6] Bianet (21 Eylül 2017)https://m.bianet.org/bianet/toplum/188676-dere-yataklarindaki-tum-yapilar-yikilmali

[7] Gasp edilip üzerlerine binalar dikilmiş afet toplanma alanlarından bazıları: Torunlar’ın yükseldiği Ali Sami Yen Stadı; Zorlu AVM’nin yer aldığı Zincirlikuyu’daki Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü’nün arazisi; Taş Yapı’nın gökdelenlerinin yer aldığı Kadıköy Meteoroloji binası ve alanı; Akasya AVM’nin yer aldığı Acıbadem’deki eski Otosan Fabrikası arazisi; Bakırköy’deki Marmara ve İstanbul Forum AVM’nin bulunduğu alan ve Zeytinburnu’ndaki 16.9 Kuleleri’nin yer aldığı arazi. Kaynak: Hazal Ocak (13 Mayıs 2017). Hazal Ocak, İstanbul’da sığınacak yer yok: Cumhuriyet.  http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/cevre/740101/istanbul_da_siginacak_yer_yok.html

 

 

Akgün İlhan

 

 

İklim KriziManşet

ABD, Florence Kasırgası’na teslim: 100 bin ev elektriksiz kaldı

“Hayati tehlike” uyarısı yapılan Florence kasırgası, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) doğu yakasına ulaştı.

Kasırganın dış kuşaklarının saatte 150 kilometre hızla, kıyı şehirlerini vurmaya başladığı belirtilirken, yetkililer çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine neden olabilecek ciddi sel olaylarının görülebileceği uyarısında bulundu.

Kuvvetli tropik rüzgarlar ve yağmur Kuzey Carolina eyaleti açıklarındaki adaları etkilemeye başladı.

Yaklaşık 100 bin eve elektrik verilemediği ifade edildi.

Sel sularının alçak bölgelerde 4 metreye kadar ulaşması bekleniyor.

Georgia eyaleti, Maryland, Kuzey Carolina, Güney Carolina ve Virginia eyaletleriyle başkent Washington’ın ardından olağanüstü hal ilan eden en son eyalet oldu.

Güney Carolina eyaletine bağlı Myrtle Beach kentinde dün akşam 19.00’da geçerli olmak üzere 12 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Bölgedeki petrol istasyonlarının da çalışmadığı ifade edilirken, enerji şirketleri 3 milyon ev ve işyerinden 1 milyonunun enerjisiz kalacağını tahmin ediyor.

Elektrik hatlarının yeniden onarılmasının günler sürebileceği belirtiliyor.

ABD’nin doğu kıyısında yaşayan yaklaşık 1 milyon 700 bin kişi için tahliye kararı verilmişti.

Trump: Bu kasırga çok tehlikeli!

ABD Başkanı Donald Trump da yaklaşan kasırga ile ilgili Twitter’da paylaşım yaparak, kasırgadan etkilenen bölgelerde yaşayanların yerel makamların aldığı kararlara uymaları gerektiği konusunda uyarıda bulunmuş, paylaşımında, “Herkesin yerel tahliye emirlerine uyması mecburidir. Bu kasırga çok tehlikeli. Güvende olun!” demişti.

Uzaydan uyarı geldi

ABD’nin doğu yakasında yaşayanlara uyarı yapanlardan birisi de Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) görevli Alman astronot Alexander Gerst’ti. Uzaydan çektiği fotoğrafları Twitter hesabında yayınlayan Gerst, “Dikkatli ol Amerika! #FlorenceKasırgası o kadar büyük ki onu, kasırganın gözünün direkt 400 kilometre üstündeki ISS’den sadece çok geniş açılı bir lensle çekebildik. Doğu Yakası, hazırlık yapın. Şakası olmayan kabus size doğru geliyor” dedi.

Saffir-Simpson Kasırga Ölçeği’ne göre tropik bir hortumun kasırga olarak nitelendirilebilmesi için saatte en az 119 kilometre hızla esmesi gerekiyor ve kasırgaların şiddetlerinin sınıflandırılmasında bu, kategori 1’e denk geliyor. En şiddetli kasırgalar kategori 5 ile ifade ediliyor ve bu kategorideki bir kasırgada rüzgarın hızının saatte en az 252 kilometre olması gerekiyor.

Meteoroloji uzmanlarının tahminleri gerçekleşirse Florence, 1989’da Kuzey Carolina’yı vuran ve arkasında 7 milyar dolarlık hasar bırakarak 49 kişinin ölümüne yol açan Hugo Kasırgası’ndan beri bölgeden geçen en güçlü kasırga olacak.

İklim değişikliği nedeniyle okyanus yüzeyinin ısınması ve buharlaşmanın artması hem kasırgaların daha fazla enerji biriktirmesine, hem de daha ağır yağış bırakmasına neden oluyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak deniz seviyelerinin yükselmesi de denizden karaya vuran kasırgaların meydana getirdiği fırtına dalgalarının (storm surge) daha yükselmesine ve tahrip gücünün artmasına neden oluyor.

 

(Deutsche Welle, Habertürk, Yeşil Gazete)

Kategori: İklim Krizi

İklim KriziManşet

Küresel iklim değişikliği: Rize’yi 2. kez vuran şiddetli yağış sel ve heyelana yol açtı

İklim değişikliğinin yıkıcı etkisi Rize’de bir kez daha yüzünü gösterdi.

Geçtiğimiz hafta yaşanan sel ve toprak kaymalarından sonra bölgede etkili olan şiddetli yağış heyelanlara yol açtı, dereler taştı.

Heyelan nedeniyle Ardeşen-Çamlıhemşin karayolu ulaşıma kapandı. Bu sabah saat 07:00 sıralarında karayolunda ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanmaya başlandı.

Heyelan ve su baskınları bölgedeki bazı turizm tesislerinde de hasara neden oldu. Yolun ulaşıma kapanması nedeniyle Ayder Yaylası’na gezmeye giden yüzlerce kişi araçları ile ilçe merkezinde yolun trafiğe açılmasını bekledi.

Ayder Yaylası’ndan dönen araçlar yolda uzun araç kuyruğuna neden oldu.

Fındıklı, Ardeşen ve Pazar ilçeleri de şiddetli yağıştan etkilendi

Şiddetli yağış Fındıklı, Ardeşen ve Pazar ilçelerinde de yaşamı olumsuz etkiledi.

Ardeşen ilçesi Serindere köyünde heyelan sonucu bazı evlerin zemin ve bodrum katları sular altında kaldı, köyde 2 evde heyelan riskine karşı tedbir amacıyla boşaltıldı.

Bölgede 15 köy yolu da heyelan sonucu ulaşıma kapandı. Yağış yüzünden bazı köy yollarında ulaşım sağlanamıyor.

Ardeşen’e bağlı Akkaya köyünde ise 6 ev ile caminin alt katını su bastı. Söz konusu evlerde yaşayan vatandaşlar tahliye edildi. Biri hamile, ikisi yaşlı üç kadın son anda evlerinden çıkarılarak mahsur kalmaktan kurtarıldı. Akkaya Köyü Muhtarı Özcan Galipoğlu, çok şiddetli bir yağış yaşadıklarını söyledi.

Köyün durumunu bildikleri için anında müdahale ettiklerini belirten Galipoğlu, “Hamile bir bayanı Çamlıhemşin 112 Acil Servis ekiplerinin yardımıyla çıkardık. İki yaşlı bayanı ise kendi imkanlarımızla başka bir eve götürerek misafir ettik.” dedi.

Evini su basan Yunus Durmaz da üçüncü kez aynı olayla karşılaştığını dile getirdi.  Evde 90 yaşındaki annesi dahil 5 kişi olduklarını ve çok korktuklarını anlatan Durmaz, annesi yaşlı olduğu için tahliye sırasında zorlandıklarını ifade etti.

AFAD ve AKUT’tan yardım talebi

Sel ve heyelan sonucu riskli bölgelerde mahsur kalanlar jandarma, AFAD ve AKUT ekiplerinden yardım istedi. Pazar ilçesi Irmak köyünde heyelanda mahsur kalan 2 kişi 2 saat sonra kendi imkanları ile kurtuldu. Ardeşen ilçesinde mahsur kalanlar da AKUT ekiplerinin yardımıyla kurtarılarak güvenli bölgeye tahliye edildi.

Ardeşen’in Armağan köyünde ise bazı vatandaşlar şiddetli yağışın ardından tedbir amacıyla evlerinden ayrıldı.

Bölgede yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

Çamlıhemşin Belediye Başkanı: Can kaybı yok

Öte yandan yaşanan sel ve heyelanlarla ilgili konuşan Çamlıhemşin Belediye Başkanı Osman Haşimoğlu, “Herhangi bir can ve mal kaybımız yoktur. 2 noktada bu akıntı geldi. En kısa zamanda yol normal olarak ulaşıma açılacaktır” derken, Ardeşen Kaymakamı Emrah Yılmaz ise “Devlet olarak buradayız. Kısa süre içinde hayatın normale dönmesi için çalışıyoruz. Herhangi bir can ve mal kaybımız yok. Yıkılan evimiz yok” ifadelerini kullandı.

Bilim insanlarının bulgularına göre, iklim değişikliği  sıcak hava dalgasının oluşma ihtimalini iki katına çıkarıyor.

Fosil yakıtların kullanımı, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkileriyle atmosfere salınan sera gazı birikimlerindeki hızlı artışın sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda yerkürenin ortalama yüzey sıcaklıklarındaki artışı iklim değişikliğine yol açıyor.

İklim değişikliğinin yıkıcı etkisi Rize’yi vurdu: Aşırı yağış toprak kaymalarına yol açtı

İklim değişikliği Afyonkarahisar ve Ordu’da etkisini gösterdi: Aşırı yağışlar sele yol açtı

‘İklim değişikliği artık kapımızda değil evimizde!’

İnferno’nun ta kendisini yaşıyoruz – Ömer Madra

İklim felaketleri Türkiye’de de artıyor

Küresel iklim değişikliği: Asya sel ve toprak kaymalarına, ABD ve Avrupa yangınlara teslim

 

(Hürriyet, Yeşil Gazete)

Kategori: İklim Krizi

Günün Manşetiİklim KriziManşet

İklim değişikliği Ordu’da 500 bin kişiyi etkiledi: Ünye’de aşırı yağışlar köprüleri yıktı

İklim değişikliği dünyanın pek çok bölgesinde olduğu gibi Türkiye’de de etkisini göstermeye devam ediyor. Antalya’yı peşpeşe vuran selin ardından bir sel haberi de Ordu’dan geldi.  Ordu Belediye Başkanı Enver Yılmaz, sel felaketinden 500 bin kişinin etkilendiğini açıkladı.

Ordu’nun Ünye ilçesinde sahil yolunda aşırı yağışlar sebebiyle köprüler yıkıldı. Karadeniz sahil yolunda ulaşım durdu. Ünye’de bir tekstil fabrikasında mahsur kalan 165 kişi kurtarıldı. Belediye Başkanı Ahmet Çamyar, göçük sonucu 4 kişinin yaralandığını belirterek, ‘Büyük bir afet var’ dedi. Karadeniz Sahil Yolu’nda uzun araç kuyrukları oluştu. 30 ton fındığın Karadeniz’e gittiği belirtiliyor.

Ayrıca Cevizdere üzerinde bulunan beton bir köprü de sel suları nedeniyle çöktü. Cevizdere mevkiinde sel suları nedeniyle yıkılan köprüye yaklaşık 100 metre uzaklıkta işyerlerinde bazı vatandaşların mahsur kaldıkları belirtildi. İşlerlerinin çatılarına çıkıp yardım isteyen vatandaşlar için AFAD ve jandama ekipleri kurtarma çalışması başlattı.

Ordu Vali Yardımcısı, vatandaşlarımız evlerinden çıkmasın çağrısında bulundu. Samsun’dan Doğu Karadeniz’e otobüs, kamyon ve TIR’ların geçişi yasaklandı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden gelen açıklamaya göre Orta ve Doğu Karadeniz kıyı illerinde şiddetli yağışların bu gece ve yarın da etkili olmaya devam edeceği tahmin ediliyor. Sinop ve Samsun’da da sel riski var.

Ünye ilçesi Cevizdere Mahallesi’nde Cevizdere’nin taşması sonucu, köprü yıkıldı sel suları bölgeye kapladı. Sel suları nedeniyle iki katlı evlerinde mahsur kalan 1’i kadın 3 kişi yardım istedi. Olay yerine gelen belediye ekipleri kurtarma çalışması yaptı. Bir kepçe yardımıyla 3 kişi balkondan alınarak yüksek bir yere götürüldü.

40 köye ulaşım sağlanamıyor

Ünye Belediye Başkanı Ahmet Çamyar,  yaşanan felaketle ilgili şöyle konuştu:

“Dört kişi göçük altında kaldı. bacaklarında kırıklar var. Onların tedavileriyle ilgili gerekli önlemleri aldık. Hala seluyarısı devam ediyor. 165 kişi kurtarılmayı bekliyoruz. Vatandaşlarımıza ben geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Birinci katlardan vatandaşlarımızın uzak durmasını rica ediyorum.4 köprü de yıkıldı. 40 köye ulaşım sağlanamıyor”

Meteoroloji’den fırtına uyarısı

Meteoroloji’den Doğu Karadeniz için gece 12.00’den yarın saat 15’e kadar uyarı geldi.  Uyarı şöyle: “Rüzgarın yarın (09.01.2017 Perşembe) Doğu Karadeniz, doğusunda öğle saatlerine kadar batı ve güneybatıdan 6 ila 8 (60-75 km/sal kuvvetinde fırtına şeklinde esmesi beklendiğinden, olusabilerek olumsuzluklara karşı başta denizcilerimiz olmak üzere ilgililerin. vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.”

2,5 ton fındık sulara kapıldı

Çaybaşı’nda sel nedeniyle yola serilen yaklaşık 30 ton fındığın sulara kapıldı. Aynı şekilde Ünye ilçesinde de  Faruk Kara isimli vatandaşın harmanına serdiği bir ton fındığını sel suları götürdü.Fındık bahçelerinde de zarar oluştu. Üreticilerin topladığı bahçelerde bulunan fındık çuvalları, sel suları ile birlikte derelere sürüklendi.

 

(T24)

İklim KriziManşet

İklim değişikliği Antalya’da etkisini gösterdi: Şiddetli yağışın yol açtığı sel seraları ve ekili alanları vurdu

İklim değişikliği yıkıcı etkisini yurt genelinde göstermeyi sürdürüyor. Antalya’nın Elmalı ilçesinde şiddetli yağış sele neden oldu. Sel nedeniyle 12 evde zarar meydana gelirken yaklaşık 450 dönüm sera ve tarım alanı çamur altında kaldı.

Yaklaşık 1 saat süren yağışın neden olduğu sel suları toprak, taş ve ağaç dallarını sürükledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Elmalı Belediyesi ekipleri sel sularından etkilenen vatandaşlara yardım etti.

Elmalı Belediye Başkanı Ümit Öztekin, selden etkilenen bölgeleri ziyaret ederek, vatandaşlardan genel durum hakkında bilgi aldı.

Sel nedeniyle bölgedeki tarım alanlarının büyük çapta zarar gördüğünü kaydeden Başkan Öztekin, “Tüm ürün telef oldu. Büyük üzüntü yaşıyoruz. Üreticimizin kaybı büyük. Tek tesellimiz can kaybının olmaması. Zararın boyutu yapılan inceleme sonucunda çok daha net ortaya çıkacaktır. Vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum” dedi.

Bilim insanlarının bulgularına göre, iklim değişikliği  sıcak hava dalgasının oluşma ihtimalini iki katına çıkarıyor.

Fosil yakıtların kullanımı, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkileriyle atmosfere salınan sera gazı birikimlerindeki hızlı artışın sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda yerkürenin ortalama yüzey sıcaklıklarındaki artışı iklim değişikliğine yol açıyor.

 

(Duvar, Yeşil Gazete)

Kategori: İklim Krizi

Günün Manşetiİklim KriziManşet

İklim değişikliğinin yıkıcı etkisi Rize’yi vurdu: Aşırı yağış toprak kaymalarına yol açtı

İklim değişikliği yıkıcı etkisini yurt genelinde göstermeye devam ediyor.

Marmara Bölgesi’nde geçen ay sel baskınları yaşanırken dün Rize’den de benzer haberler geldi.

Rize’de aşırı yağışlar bölgedeki tarım arazilerinde toprak kaymalarına yol açtı.

Dereler taştı, yurttaşlar binalarda mahsur kaldı.

Rize’nin merkeze bağlı Kömürcüler köyündeki derenin taşması sonucu Muradiye beldesi ile şehir merkezi arasındaki ulaşımı sağlayan yol kapandı.

Bazı araçlar akıntıya kapılarak sürüklendi, bazıları sular altında kaldı.

Dere kenarında bulunan 7 katlı bir bina, yıkılma tehlikesine karşı tahliye edildi.

Merkeze bağlı Güzelyurt, Güneysu ilçesine bağlı Yukarıislahiye köyleri ile Kalkandere ilçesinde bazı vatandaşların heyelan ve taşkın sonucu ev ve derede mahsur kaldıkları öğrenildi.

İhbar üzerine AFAD, jandarma ve ilgili kurumların ekipleri, mahsur kalanlara müdahale etti.

Rize Valisi: Can kaybı yok

Rize Valisi Erdoğan Bektaş, yağmur ve toprak kaymasına bağlı can kaybı yaşanmamasının sevindirici olduğunu belirterek, “Güzelyurt’ta mahsur kalan vatandaşlarımızı AFAD ve jandarma ekiplerimiz güvenli bölgeye aldı. Gerekli çalışmalar sürdürülüyor.” dedi.

Bektaş, yağışların ardından bölgedeki tarım arazilerinde toprak kaymaları meydana geldiğini söyledi.

Bektaş, “Derelerin taşması ve yollara rüsubat taşıması sonucu özellikle Muradiye bölgesinde yolun belli bölümlerinde kapanmalar oldu. Bölgede incelemelerimizi sürdürüyoruz, ekiplerimiz de çalışmalarına devam ediyor” diye konuştu.

Bektaş, Güneysu ilçesine bağlı Yukarı islahiye bölgesinde ormana gidenlerin mahsur kaldığı yönünde ihbar olup olmadığı sorusu üzerine, “Herhangi bir can güvenliği sıkıntıları yok. Yolun kapalı olması nedeniyle güvenli bölgede bekliyorlar. Arkadaşlarımız onları da bulunduğu bölgeden alacaklar” yanıtını verdi.

Öte yandan, bölgede mahsur kalan 6 kişinin ekipler tarafından kurtarıldığı, bazı kişilerin ise kendi imkanlarıyla güvenli bölgeye ulaştıkları öğrenildi.

Muradiye Belde Belediye Başkanı: Felaketle karşı karşıyayız

Muradiye Belde Belediye Başkanı Musa Süreyya Balcı, “Köprü ve menfezler yok oldu. Zor durumdayız, felekatle karşı karşıyayız. Şu anda can kaybımız yok, mahsur kalanlar var” diye konuştu.

Yedi katlı bir binanın tahliye edildiğini ifade eden Balcı, “Binanın çökme riski yok. Tedbir olarak binadakileri tahliye ettik. Dere kenarındaki bu binanın çaresine bakılmalı. Tarım arazilerinde büyük hasar var. Her ağustosta bunu yaşıyoruz. Bu derenin yeniden ele alınması gerekiyor” dedi.

Karadeniz’de yağışlar devam ederken, Muradiye Belediye Başkanı Musa Süreyya Balcı sosyal medya hesabından, “Allah’ım yardım et batıyoruz” diye yazdı.

 

(NTV)

Günün Manşetiİklim KriziManşet

İklim değişikliği Afyonkarahisar ve Ordu’da etkisini gösterdi: Aşırı yağışlar sele yol açtı

Ordu’nun Ünye ilçesinde dün geceden itibaren başlayan sağanak yağış sele yol açtı.

Sabah işe gitmek isteyen bazı vatandaşlar yollarda mahsur kalırken, yağışların etkili olduğu Gölevi Mahallesi Altın Yunus Caddesi’nde ise sel ve su baskını meydana geldi. Bazı dereler taştı.

Aşırı yağış sonrası Tabakhane Deresi yarısına kadar dolarken, Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğü Okçuluk Antrenman Sahası da selin en çok zarar gören yerlerinden biri oldu.

Afyonkarahisar

Dün gece saatlerinde şiddetini arttıran yağmur sonrası ilçenin 20 Temmuz Caddesi’nde ise durum değişmedi.

Her yağmur sonrası caddenin sular altında kaldığı bölgede Ünye Belediyesi ekipleri sabaha kadar çalışarak oluşacak sele karşı tedbirlerini arttırdı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Samsun’un Terme ve Ordu’nun Ünye ilçelerinde ani taşkın riski uyarısında bulundu.

Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde etkili olan sağanak ise hayatı olumsuz etkiledi.

Öğleden sonra başlayan dolu ve yağmur nedeniyle İhsaniye ilçesine bağlı Yaylabağı beldesi, Döğer beldesi, Ayazin köyü ve Eynehan Kuzviran köylerinde yollarda su birikintileri oluştu.

Afyonkarahisar-Eskişehir karayolunun 25. kilometresinde oluşan su birikintisi, ulaşımda aksamaya neden oldu. Jandarma ekipleri, yolu araç geçişlerine kapattı.

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Devlet Su İşleri ve Türk Kızılayı ekipleri, yağışın olumsuzluklara neden olduğu bölgelerde çalışma yaptı. Şiddetli yağış nedeniyle çok sayıda ekili, dikili arazinin zarar gördüğü ve çok sayıda evi su bastığı belirtildi.

Yurttaşların zararları karşılanacak

Sağanak nedeniyle Ayazini Barajı’nın taştığı bilgisini veren Kaymakam Taş, şu açıklamayı yaptı:

“Barajda herhangi bir patlama söz konusu değil. Baraj dolunca tahliye kanalları otomatik olarak açılmış. Yağışlar mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Çok sayıda ölen hayvan var. Şu anda ekiplerimiz hasar tespit çalışması yapıyor. İnşallah vatandaşlarımızın zararları karşılanacak. Şu anda bölge kontrol altına alındı.”

Sel nedeniyle trafiğe kapalı olan Afyonkarahisar-Eskişehir karayolunun da çift taraflı olarak açıldığını vurgulayan Taş, İhsaniye halkına geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Bilim insanlarının bulgularına göre, iklim değişikliği  sıcak hava dalgasının oluşma ihtimalini iki katına çıkarıyor.

Fosil yakıtların kullanımı, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkileriyle atmosfere salınan sera gazı birikimlerindeki hızlı artışın sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda yerkürenin ortalama yüzey sıcaklıklarındaki artışı iklim değişikliğine yol açıyor.

(Habertürk, Hürriyet)

İklim KriziManşet

İklim değişikliğinin yol açtığı aşırı sıcaklar, yağış, sel ve toprak kayması Asya’da en az 371 kişiyi öldürdü

Küresel iklim değişikliğinin yıkıcı etkisi Japonya’yı Temmuz ayında aşırı hava olaylarıyla bağlantılı doğal afetler ülkesine dönüştürdü.

AP’nin geçtiği habere göre yetkililer ay başında rekor yağışlara teslim olan ülkenin batısında meydana gelen sel ve toprak kaymalarında en az 220 kişi hayatını kaybettiğini, 9 kişinin de kaybolduğunu açıkladı.

Şiddetli yağışları ise ülkede rekor kıran hava sıcaklıkları takip etti. Geçtiğimiz günlerde 41.1 derece ölçülen hava sıcaklığı, ülke tarihindeki en yüksek sıcaklık değeri olarak kayıtlara geçti.

Yüksek sıcaklık nedeniyle şimdiye kadar 125 kişi hayatı kaybetti. Kyodo haber ajansına göre, Japonya Yangın ve Afet Yönetimi Ajansı 30 Nisan-29 Temmuz tarihlerinde ülkede etkisini gösteren sıcaklarda 57 bin 500’den fazla kişinin güneş çarpması şikayetiyle hastaneye kaldırıldığı bilgisini paylaştı.

Aşırı sıcak hava dalgası komşu Güney Kore’yi de etkiledi.

Kore Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Temmuz ayında yüksek sıcaklık nedeniyle sağlık sorunu yaşayan 26 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Japonya’daki ölümlerin bir çoğunun hava sıcaklığı nedeniyle rahatsızlanan yaşlılar olduğu kaydedildi. Yetkililer ve medya birimleri insanları evlerinden dışarı çıkmamaları ve klima kullanmaları yönünde uyarıyor.

Bilim insanlarının bulgularına göre, iklim değişikliği  sıcak hava dalgasının oluşma ihtimalini iki katına çıkarıyor.

Fosil yakıtların kullanımı, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkileriyle atmosfere salınan sera gazı birikimlerindeki hızlı artışın sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda yerkürenin ortalama yüzey sıcaklıklarındaki artışı iklim değişikliğine yol açıyor.

Küresel iklim değişikliği sıcak hava dalgası görülme ihtimalini en az iki kat arttırıyor

İklim değişikliği İngiltere’de aşırı sıcaklardan her yıl 7 bin kişinin ölümüne yol açabilir

Küresel iklim değişikliği: Asya sel ve toprak kaymalarına, ABD ve Avrupa yangınlara teslim

BM’den Arap ülkelerinde iklim değişikliği raporu: İklim göçmenleri sayısında hızlı bir artış yaşanabilir

Irak hem kuraklık hem de Dicle ile Fırat’ın kuruması ihtimali ile karşı karşıya

İklim felaketleri Türkiye’de de artıyor

 

(Associated Press, Kyodo News, Yeşil Gazete)

Kategori: İklim Krizi

İklim KriziManşet

Küresel iklim değişikliği: Asya sel ve toprak kaymalarına, ABD ve Avrupa yangınlara teslim

Dünyada birçok farklı bölge aşırı iklim olayları ile yüz yüze kalıyor.

Sadece Türkiye’de değil dünyanın bir çok ülkesinde meydana gelen doğal afetlerde iklim değişikliğinin parmağının olduğu tartışılıyor.

İklim değişikliği ile sel, kuraklık ve benzeri aşırı hava olaylarının sayısı ve sıklığının artması arasında ilişkiyi gösteren de birçok bilimsel araştırma bulunuyor.

Küresel iklim değişikliğinin ölümcül etkileri Asya ülkeleri, ABD ve Avrupa’da kendini göstermeye devam ediyor.

Son olarak Hindistan’da şiddetli yağışlar Uttar Pradeş eyaletini etkisi altına aldı.

Eyaletin çeşitli bölgelerinde üç gündür etkisini sürdüren doğal afette 74 kişi hayatını kaybetti, 77 kişi de yaralandı.

Şiddetli yağışlardan 41 yerleşim bölgesi etkilendi.

Yaklaşık 500 ev zarar gördü.

Bazı binaların duvarları çökerken elektrik direkleri devrildi, yollar sular altında kaldı.

Meteoroloji yetkilileri yağışların devam edeceği uyarısında bulunarak, önlemlerin alınması yönünde çağrı yaptı.

Resmi kurumlardan yapılan açıklamalara göre, 1 Haziran’dan itibaren ülkeyi etkisi altına alan muson yağmurları nedeniyle ülke genelinde 600’e yakın kişi yaşamını yitirdi, 200’den fazla kişi de yaralandı.

Japonya’da sel felaketinden sonra Jongdari tayfunu

Saatte 180 kilometre hızla ilerleyen Jongdari tayfunu ise Japonya’nın merkezini ve batı kesimlerini vurdu. Şimdiye kadar en az 24 kişinin yaralandığı belirtildi.

Honshu Adası’nı etkisi altına alan tayfun şiddetli yağış ve toprak kaymalarına yol açtı.

Japonya devlet televizyonu NHK’ya göre 150 bin ev elektriksiz kaldı. Yüzlerce uçuş iptal edildi.

Yetkililer fırtına öncesi onbinlerce kişiyi evlerini terk etmeleri konusunda uyardı. Shobara şehrinden 36 bin 400, Kure şehrinden ise 6 bin 300 kişi için tahliye emri verildi.

Yetkililer heyelan, sel ve yüksek dalgaların olması ihtimaline karşı, halktan ve kurumlardan hazır olunmasını istedi.

Japonya bu ay başında ülkenin son 36 yılının en büyük sel felaketini yaşamış, en az 179 kişi hayatını kaybetmişti.

8 milyonu aşkın kişinin evsiz kaldı sel ve toprak kaymalarında 4 bini aşkın kişi geçici barınaklarda yaşamaya çalışıyor.

İklim değişikliği Kaliforniya’da olağanüstü hâl ilan ettirdi

İklim değişikliği ABD’nin Kaliforniya eyaletinde ise olağanüstü hâl ilan ettirdi.

Geçen Pazartesi günü başlayan orman yangın, Perşembe günü Sacramento Nehri’ni aştı ve bir yangın fırtınasına dönüştü.

Halen kontrol altına alınamayan yangında ölenlerin sayısı 6’ya yükseldi. Ölenlerin arasında 2 itfaiye eri de bulunuyor.

Yangın, bitki örtüsünün yanı sıra yaban hayvanlarını da yok etti.

Carr’daki orman yangınından kurtulmayı başaran yavru geyik

Pazartesi gününden bu yana devam eden Carr’daki yangının sadece yüzde 5’inin kontrol altına alınabildiği ve şu ana dek 194 kilometrekarelik bir alanı tahrip ettiği belirtildi.

Carr’daki yangın, eyalet genelinde devam eden sekiz büyük orman yangınından en büyüğü olarak kaydedildi.

17 bölgede devam eden yangınları söndürme çalışmalarına 12 bin itfaiyeci katıldı.

Eyaletin kuzeyini etkisi altında alan yangında 657 ev yandı, 145 ev hasar gördü.

Evlerinden tahliye edilenlerin sayısı da 50 bine ulaştı.

Görevliler, sık sık yön değiştiren rüzgarlar ve kuraklığın Carr’daki yangını büyüttüğünü söyledi.

Kaliforniya’nın uzun süren sıcak ve kuru yaz mevsiminde sık sık orman yangınları görülüyor.

Ancak uzmanlar, kısmen bitki örtüsünü büyük ölçüde yok eden 2012-2017 arasındaki kuraklık yüzünden, bu kez son 10 yılın en kötü yangın mevsiminin yaşandığını belirtti.

İspanya’da rüzgar santralleri orman yangınının ortasında kaldı

Yangınlarla mücadele eden bir diğer ülke de İspanya oldu.

Dün Cadiz’de bulunan Costa del La Ruz bölgesinde çıkan 2 orman yangınına 30’u aşkın itfaiye eri müdahale etti.

Yangının biri uçurtma sörfü yapılan Tarifa bölgesinde diğeri ise birkaç saat sonra El Palanar bölgesi yakınlarında çıktı.

Tarifa’da rüzgar santralleri de çıkan orman yangınının ortasında kaldı.

Fosil yakıtların kullanımı, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkileriyle atmosfere salınan sera gazı birikimlerindeki hızlı artışın sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda yerkürenin ortalama yüzey sıcaklıklarındaki artışı iklim değişikliğine yol açıyor.

‘İklim değişikliği artık kapımızda değil evimizde!’

İnferno’nun ta kendisini yaşıyoruz – Ömer Madra

İklim felaketleri Türkiye’de de artıyor

 

(BBC, NTV, CNN, AP, euroweeklynews, Yeşil Gazete)

Kategori: İklim Krizi

DünyaManşet

Yunanistan’ı orman yangınlarının ardından şimdi de sel vurdu

İklim değişikliğinin ölümcül etkileri Yunanistan’da hız kesmiyor. Başkent Atina’nın kuzey doğusunda meydana gelen ve en az 82 kişinin ölümüne ve 180’den fazla kişinin yaralanmasına yol açan yangın felaketinden sonra şimdi de kuzeyindeki banliyöde meydana gelen sel ile boğuşuyor.

Orman yangınlarının çıkış nedeni ile ilgili çeşitli iddialar ortaya atılmış olsa da Greenpeace Yunanistan Genel Direktörü Nikos Charalambides, eldeki verilerle yangını doğrudan iklim değişikliğine bağlamak için çok erken olduğunun fakat orman yangınlarının etkisini artıran kuraklık, güçlü rüzgar ve aşırı sıcakların iklim değişikliğinden kaynaklandığını göz ardı etmenin mümkün olmadığının altını çizdi.

Yunanistan’ın başkenti Atina’da dört gün önce meydana gelen orman yangınlarından sonra, başkentin kuzeyindeki Maroussi banliyösünde sel meydana geldi.

Yunan İtfaiye Teşkilatı, ekiplerin aldıkları yardım çağrıları üzerine bölgede su basmış ev ve iş yerlerine yardıma gittiğini bildirdi.

Yetkililer, sürücülerin bölgeden uzak durmasını ve Atina’nın kuzeyine giden ana otoyoldan bir yan yolun kapatılmasını istedi.

 

‘İklim değişikliği artık kapımızda değil evimizde!’

 

(Sözcü, Yeşil Gazete)

 

Kategori: Dünya

İklim KriziManşet

Japonya’daki şiddetli sel ve toprak kaymalarında ölü sayısı 155’e yükseldi

Japonya’nın batısı ile orta kesimi şiddetli yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarının etkisi altında.

Ülkede geçtiğimiz Perşembe günü başlayan ve Cumartesi günü şiddetlenen yoğun yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarında ölenlerin sayısı 155’e yükseldi.

Sel ve toprak kaymalarındaki can kayıpları Hiroşima, Ehime, Okayama, Yamaguçi, Kyoto, Gifu, Şiga, Hyogo, Koçi ve Fukuoka bölgelerinde yaşandı.

51 bin eve giden elektrik hatları zarar görmüşken, 250 bini aşkın eve su verilemiyor.

Japonya Hükümet Sözcüsü Yoşihide Suga, ülkedeki sel ve toprak kaymalarında en az 50 kişinin kaybolduğunu, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

Afet bölgelerinde arama kurtarma çalışmalarına 75 bin sivil savunma, sahil güvenlik, polis ve itfaiye personeli katıldı.

Afetzedeler için 80 helikopter tahsis edildi.

Ülkede selle mücadele kapsamında özel görev komitesi oluşturuldu.

Komiteye 18 milyon dolarlık bütçe ayrıldı.

19 vilayette 5,9 milyon kişi için tahliye emri çıkarılmıştı.

Japonya 1982 yılından bu yana en büyük sel felaketiyle karşı karşıya.

İklim değişikliği deniz sularının aşırı ısınması ve buharlaşmanın artması gibi nedenlerle tayfunların ve aşırı yağışlara bağlı sel ve toprak kaymalarının sıklığını ve şiddetini artırıyor.

Bu tür meteorolojik afetlere bu nedenle iklim değişikliğiyle olan bağlantısını hatırlatan iklim felaketi adı veriliyor.

Japonya’da iklim felaketi: Aşırı yağış, sel, 100’ü aşkın ölü

 

(Japan Times, Yeşil Gazete)

Kategori: İklim Krizi

Günün Manşetiİklim KriziManşet

Japonya’da iklim felaketi: Aşırı yağış, sel, 100’ü aşkın ölü

Japonya’da geçen Perşembe günü başlayan ve Cumartesi günü şiddetlenen aşırı yağışların yol açtığı sel felaketi sonucunda ölü sayısının 94 olduğu, 58 kişinin ise kayıp olduğu ve toplam ölü sayısının 100’ün üzerine çıkabileceği bildiriliyor.

Japonya’da on yıllardır görülen en şiddetli yağışlar ülkenin güney batısındaki Kyushu ve Shikoku adalarını etkiledi. Cumartesi günü 5 milyona yakın insanın evlerini terk etmesi talimatı verildiği ve yaklaşık 50 bin sivil savunma görevlisi, polis ve itfayecinin kurtarma faaliyetlerine katıldığı bölgede halen tahliye emri 2 milyon kişi için geçerliğini sürdürüyor.

Kurtarma operasyonu ile 170 kişinin kurtarıldığı Kurashiki Hastanesi’nde halen 80 kişinin mahsur bulunduğu bildiriliyor.

Yakın dönemdeki benzer iklim felaktelerinde, 2011’de iki tayfunun vurması nedeniyle yaklaşık 100 kişi, 2014’te ise aşırı yağışlardan Hiroşima’da 70 kişi hayatını kaybetmişti.

Ölümlerin aşırı yağışlara bağlı seller ve toprak kaymalarından kaynaklandığını açıklayan Japon Meteoroloji Örgütü tehlikenin sürdüğü uyarısında bulunuyor.

Japonya’da aşırı yağışlar olurken ülkenin hemen gğneyinden ve Okinawa aadası açıklarından 5 şiddetindeki Maria tayfunu Tayvan’a doğru ilerleyişini sürdürüyor.

İklim değişikliği deniz sularının aşırı ısınması ve buharlaşmanın artması gibi nedenlerle tayfunların ve aşırı yağışlara bağlı sel ve toprak kaymalarının sıklığını ve şiddetini artırıyor. Bu tür meteorolojik afetlere bu nedenle iklim değişikliğiyle olan bağlantısını hatırlatan iklim felaketi adı veriliyor.

 

(The Guardian, Japan Times, Yeşil Gazete)

DünyaManşet

Nepal sel ve heyelana teslim: 17 ölü

Nepal’de şiddetli muson yağmurları sel ve heyelana yol açtı.

İçişleri Bakanlığı en az 17 kişinin öldüğünü, 3 kişinin de yarandığını açıkladı.

1 Temmuz’dan bu yana etkili olan şiddetli yağışlar 20 eyaleti etkisi altına aldı 169 ev zarar gördü.

Meteorolojiden yapılan açıklamada, yağışların ilerleyen günlerde devam edeceği uyarısı yapıldı.

Temmuz-ekim aylarında görülen muson yağmurları nedeniyle her yıl ülkede yüzlerce insan hayatını kaybediyor.

 

(Sözcü, Floodlist)

Kategori: Dünya

İklim KriziManşet

Belediye başkanının, ‘500 senede bir olur’ dediği Ankara bir kez daha sele teslim

Ankara’da etkili olan sağanak yağış, etkisini gösterdiği bazı bölgelerde su birikintilerine ve araçların mahsur kalmasına neden oldu. Çankaya ilçesinde Dikmen Caddesi’nde biriken su nedeni ile bazı araçlar su içinde kaldı.


Ankara´da etkili olan sağanak yağış sırasında Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi´nin bulunduğu alana yıldırım düştü. Yıldırım düşmesi nedeniyle acil servis çatısında dumanlar yükselirken can kaybı ve yaralanma meydana gelmediği öğrenildi.

500 senede bir olur demişti

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna, şehirde Mayıs ayında meydana gelen selin ardından yaşanan durumun 500 senede bir meydana gelen doğal bir afet olduğunu ifade ederek, ““Ankara’nın tarihinde görülmemiş bu bölgede. Tek tesellimiz can kaybının olmaması. Yaralıların hayati tehlikesi yok. Maddi hasar büyük. Meteoroloji tahmininin ötesinde bir yağış oldu. Ankara’da yağış oldu bu bölgede afet oldu. Bunun önlemi olamaz. Böyle bir afet çok kısa bir sürede böyle bir afet ile karşılaşınca ne yapabilirsiniz? Bunun önlemi olacak gibi bir şey değil. Önlemler filan söz konusu değil. Bu bir afet oldu nadir yaşanabilecek bir afet.” şeklinde konuşmuştu.

Ankara’da peşpeşe yaşanan sel felaketlerine karşın hiçbir kurumdan iklim değişikliğine dair bir açıklama ise gelmedi. İklim değişikliği konusunda çalışan bilim insanları gerekli önlemler alınmadığı taktirde kar yağışının azalacağı, buna mukabil yağmurun aşırı şiddetleneceği uyarılarında bulunuyor.

Metro seferleri de durduruldu

Kızılay Yenişehir Semt Pazarı´nda da sel sularının oluşturduğu su birikintisi nedeniyle bazı vatandaşlar botlarla kurtarıldı. Çankaya ilçesi Kırıkkonaklar Mahallesi 270´nci cadde sel suları nedeniyle meydana gelen toprak kayması nedeniyle trafiğe kapandı.

 

(Yeşil Gazete, Diken)

Kategori: İklim Krizi

İklim KriziManşet

Fiji iklim değişikliğine karşı hayatta kalma mücadelesi veriyor

Geçtiğimiz Kasım ayında 23’üncüsü düzenlenen İklim Değişikliği Konferansı’nın başkanlığını üstlenen Fiji Başbakanı Frank Bainimarama kamuoyuna Fiji’den çağrıda bulundu.

İklim Haber’de yer alan habere göre, açıklama Josie siklonunun hafta sonu Fiji’nin ana adası Viti Levu’da ölümlere ve sele yol açmasından sonra geldi.

Fiji Başbakanı, Pasifik adası ülkesinin, iklim değişikliğinin “neredeyse daimi olarak” ölümcül siklonlara neden olmasıyla “hayatta kalma mücadelesi” içinde olduğunu söyledi.

İklim değişikliği ile aşırı hava olaylarının sıklığının artması bekleniyor.

Bununla birlikte iklim değişikliğinin sel, fırtına, ısı dalgası ve kuraklıktan kaynaklanan ölüm sayısını artırabileceği belirtiliyor.

 

(İklim Haber)

Kategori: İklim Krizi

DünyaManşet

Kaliforniya sel ve heyelan felaketiyle boğuşuyor: 13 ölü

İklim değişikliği ABD’nin Kalforniya eyaletini vurmaya devam ediyor. Uzun süre devam eden orman yangınlarının ardından Kaliforniya şimdi de toprak kaymasıyla sarsıldı.

Mevsim normallerinin üzerindeki şiddetli yağışların ardından Güney Kaliforniya’da meydana gelen sel ve toprak kaymalarında en az 13 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin ise kayıp olduğu bildiriliyor. Toprak kayması nedeniyle Los Angeles yakınlarındaki yerleşim yerleri boşaltıldı. Bölgede haftalarca süren yangınların sahil şeridi boyunca toprağı tutan bitki örtüsünü tahrip etmesinin heyelanda rol oynadığı belirtildi.

Salı günü bastıran şiddetli yağışlar nedeniyle Los Angeles’in kuzeyindeki Santa Barbara’da oturanlara bölgeyi gönüllü olarak tahliye etmeleri çağrısında bulunuldu. Bu bölgede yaşayanlar Aralık ayında da orman yangınları nedeniyle tahliye edilmişti. Santa Barbara itfaiyesinden yapılan açıklamada, tahliye çağrısına bölge sakinlerinin sadece yüzde 15 kadarının uyduğu belirtildi.

Montecito kentindeki kurtarma çalışmaları sırasında çamur ve moloz yığınları arasından çok sayıda kişi çıkarıldı. Orman yangınları sırasında hasar gören evlerin önemli bölümünün de sellerde yıkıldığı açıklandı. Metrelerce yükseklikteki çamur yığınları Kaliforniya’nın kuzey güney istikametindeki önemli bağlantı yollarından 101 numaralı otoyolun kapanmasına yol açtı.

Yağışlar sürecek

Yağışlardan önce esen şiddetli fırtınanın yol açtığı tahribat arama ve kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor. Kısmen sular altına kalan yolları yıkılan ağaçların da kapattığı ve otobanın 50 kilometrelik bölümünde ulaşım sağlamadığı bildirildi.

Los Angeles’in banliyölerinden Burbank’ta da toprak kayması nedeniyle birçok araç çamurların altında kaldı, evler yıkıldı ve gaz boruları tahrip oldu. Resmi makamlarca bölgenin tahliye edilmesine karar verildi. Los Angeles havalimanının sular altında kalan bölümü kapatıldı. Meteoroloji uzmanları, şiddetli yağış ve fırtınanın süreceğini tahmin ediyor.

(Deutsche Welle, CNN)

Kategori: Dünya