İklim KriziKöşe YazılarıManşet

Marakeş, COP 22 İklim Zirvesi’nden insan manzaraları – Elif Cansu İlhan

COP 22 için Marakeş’ea gelmişken “Green Zone”a uğramadan gitmek olmazdı, yeşil alandan insanlar, örgütleri ve anlattıkları…

Nora Ouchen

Nora ile birlikte

Nora Ouchen ile birlikte

Nora ile İklim Yürüyüşü’nde karşılaştık, Democratic league for women rights in Morocco ( Fas kadın hakları demokratik birleşimi) ile ellerinde testilerle yürüyorlardı. Testiler ne için dediğimde “Su için, burası çöl ve böyle giderse su bulamayacağız.” demişlerdi.

Demokratik Kadın Hakları Birleşimi, 2007’de, kadın dayanışması sağlayarak cinsiyet temelli şiddete karşı koymak için oluşturulmuş ve ülkedeki pek çok kadın ve çevre örgütünün birleşiminden oluşuyor. Nora, COP’un ilkim değişikliğini tartışmak için çok iyi bir fırsat olduğunu düşünüyor. Fas’da yapılmasının da çok önemli olduğunu çünkü Fas’ın iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden olduğunu ve bu etkiyi çeşitli alanlarda yaşadıklarını söylüyor. Küresel ısınmanın etkilerinden günlük yaşamda da sıkıntı çektiklerini ama bir yandan da ekonomik olarak etkilendiklerini söylüyor. Sadece Fas değil pek çok Afrika Ülkesi küresel ısınma yüzünden çok fazla sıkıntı çekiyor diyor. “Burada küresel ısınma sıcaklığı değiştiriyor, hayır, aslında hayatta kalmamızı zorlaştırıyor” diyor.

Hemaima Wiremu

Hemaima Wiremu sol başta

Hemaima Wiremu sol başta

Hemaima Wiremu Hemaima ve Rural Women’s Assembly (Taşra Kadınları Birleşimi) ile birlikte Leshoto’dan gelmiş,

Rural Women’s Assembly Afrika’daki taşralı kadın örgütlerini birleştiren bir oluşum. “Çiftçiler için mi buradasınız?” şeklindeki saçmamsı soruma, “hayır, çiftçiler biziz.” diyor. Hemaima, burada eşitlik için olduklarını, çiftçi kadınların dünya nufüsünün büyük bir kısmını oluşturmalarına ve gıda güvencesini ellerinde tutmlarına rağmen çok zor ve riskli hayatlar yaşadıklarını, erkek egemen anlayışlar ve büyük şirketler yüzünden kendi topraklarına sahip olamadıklarını, esas üreticiler oldukları halde açlık sınırı altında kazanç elde ettiklerini anlatıyor.

51

Taşralı küçük çiftçinin ekolojik devamlılığın ve biyo çeşitliliğin garantisi olduğunu ve hükümetler tarafından desteklenmesi gerektiğini söylüyor. COP’un şirketlerle sürdürüldüğünü, ve bu şirketlerin COP’u kullanıp “Yeşil Devrim” ve “Mavi Ekonomi” gibi yanlış çözümler öne sürdüğünü söylüyor. Büyük şirketlerin, insanlığın karşı karşıya olduğu bu krizde bile, hükümetleri kendi çıkarlarına göre yönlendirdiğini, onlara yaptıklarının bdelini ödetmek, iklim çözümlerini sivil toplum odaklı hale getirmek için burada olduklarını söylüyor. “Kirleten öder” sisteminin gelecek için tek kurtuluş olduğunu söylüyor.

52

Sağdan sola Abderazzak Moutaanni, Hafssa Megouaz, ben, Hamza Saber , Mountassir Bilah Nassiny ve Naoufal Bella-El Hamouyi

 

Bu arkadaşlar, sağdan sola Abderazzak Moutaanni, Hafssa Megouaz, ben, Hamza Saber , Mountassir Bilah Nassiny ve Naoufal Bella-El Hamouyi. Jemaa el-Fna’da, ben de Hamza da arkadaşlarımızı beklerken tanıştık. Otobüsle sekiz saat uzaklıktaki Fes’te, Faculty of Sciences and Technologies’te öğrenciler. Hepsi mekatronik okuyor ve COP’u ve yeşil teknolojileri görmeleri için üniversiteleri buraya geliş gidiş masraflarını karşılamış.

Hamza, “insanlığın açgözlülüğünün bizi şu an yaşadığımız küresel ısınma durumuna getirdi. COP’un dünyada farkındalık yaratmak için iyi bir fırsat ama başarılı olma ihtimali yok, çünkü içinde olduğumuz politik ve ekonimik sistem bizi gelişme için susamışlığa (kapitalizm) yöneltiyor ve bir değişiklik yapmak istiyorsak sistemi değiştirip doğayı paradan daha önemli hale getirmeliyiz” diyor. Youssef Mirique Fas Kamu Spotlarında ben

Youssef Mirique

53

Youssef Mirique

Youssef, Fas devlet televizyonu için çalışıyor, biz COP’un yeşil alanında eneji tassarrufu üzerine bir kamu spotu çekerken karşılaştık. Fas televizyonlarında yayınlanacak kamu spotunda insanlardan günlük hayatlarında enerji tassarufu yapmalarını istiyorlar.

Fas kamu spotu için enerji tasarrufu anlatıyorum

Fas kamu spotu için enerji tasarrufu anlatıyorum

Youssef’e bunun yeterli olup olmadığını sorunca “değil elbette ama her alanda değişim yapmazsak çok geç olacak, zaten Fas hükümeti de yenilenebilir enerji için ciddi adımlar attı ama daha fazlası lazım” diyor.

Mohamed El Quahabi

55

Mohamed El Quahabi

Mohamed El Quahabi, Fas’ta Rabat Üniversitesi’nde mühendislik üzerine ders veriyor. Üniversiteden 20 öğrenci ile birlikte tamamen yanilenebilir enerji ile sürdürülen bir şehir tasarlamışlar. Projelerinin adı “Smart City”. Kendisi projeden oldukça memnun, hevesle anlatıyor.

Projeden sonra uzun uzun Ukrayna’da diş hekimliği okuyan oğlunu anlatıp fotoğraflarını gösterdikten sonra Türkiyeli siyasetçilerin ve ailelerinin fotoğraflarına da bakıyoruz. Daha sonra Türkiye’nin ekonomik ve kültürel gelişimine tam hakim olmadığımı farkederek bana Türkiye’de işsizliğin nasıl azaldığını ve ekonomik olarak iyiyie gittiğimizi anlatıyor, hala durumu kavrayamadığımı farkedince de sanırım bu yaz tatilinde Türkiye’ye geldiklerinde oğlunu benimle tanıştırmaktan vazgeçti. Türkiye’deki yaşam şartlarından, Fas Halkı oldukça memnun.

Youssef Alouah

56

Youssef Alouah

Youssef, 32 yaşında, Marakeşli, Almanya’da yaşıyor ve Apple’da çalışıyor. Marakeş’e ailesini ziyarete gelmiş, COP’un burada yapılacağını öğrenince de tatilini COP’a denk getirmiş ve yürüyüşü izlemeye gelmiş.

Youssef, küresel ısınma hakkında oldukça endişeli, hem Amerika’da hem burada bisikleti ile ulaşımını sağlıyor ve elinden gelen her şey yapmaya çalıştığını söylüyor. COP’dan oldukça umutlu ve Marakeş’te yapılmasından memnun. Fas’ın küresel ısınmadan en çok etkilenen ülkelerden biri olmasına rağmen Marakeş Halkı’nın iklim değişikliğinden haberdar olmadığnı, bu sayede belki haberdar olacaklarını düşünüyor.

Sascha Gabizon

Sascha Gabizon

Sascha Gabizon Bir kadın örgütleri ağı olan WECF (Ortak Gelecek İçin Avrupalı Kadınlar)’de çalışıyor.

“Dünyanın her yerinden kadınlar COP için Marekeşe geldi, çünkü hükümetlerin aldığı bütün kararların, insan haklarına, kadın haklarına ve iklime göre karar vermelerini garantilemek istiyoruz. Berta Caceres’i duymuş olmalısın, topraklarını svunduğu için öldürüldü, onlarca insan öldürüldü,, hesap verilebilirliğin sağlanmasından ve insan hakları, kadın hakları ve iklim adaletine olumsuz etkisi olmamasından çok çok emin olmak istiyoruz. Elimizde çok fazla olumlu örnek var, kadınların sürdürdüğü iklim üzerine projeler var, ödüllü projeler, burada bunarı gösterip iklim değişikliği ile bu şekilde mücadele edileceğini, neyin iyi olduğunu ve neyden kaçınmamız gerektiğini anlatmak istiyoruz.” diyor.

Widad Rafik / Jean-Baptiste Cheneval

Jean-Baptiste Cheneval (Sol başta)

Jean-Baptiste Cheneval (Sol başta)

 

Jean-Baptiste Cheneval-Widad Rafik Jean, yoksul ve kurak afrika ülkelerinde, iklim değişikliği ile artan çölleşme ve bunun getirdiği yoksullukla mücadele eden CARI örgütü ile çalışıyor.

Widad Rafik

Widad Rafik

Widad ise CARI’nin gönüllüsü. Widad ve Jean örgütün çalımalarını anlatıyorlar, temel olarak agroekoloji üzerine çalışıyorlar, ve Afrika’da tarımın sürdürülebilriliği için eylem, mobilizasyon, network oluşturma gibi çalışmaları var.

Adını maalesef kaybettiğim yerel gönüllü ise şöyle diyor: “Afrika gibi yerlerde yaşamak zor, sizin bunu anlamanız da zor, buarada vahalara ihtiyacımız var, vahalar olmazsa yaşayamayız ve vahalar giderek azalıyor, hemen bir çözüm bulunmazsa yaşamamız çok zor”.

Karima Bengara

Karima Bengara

Karima Bengara

Karima, 23 yaşında, üniversite öğrencisi, ingiliz dili ve edebiyatı okuyor. Devlete bağlı bir gençlik organizasyonunda gönüllü, COP yeşil alana gelen insanlarla ilgileniyor ve Fas’ın yenilenebilir enerji konusundaki hedef ve yatırımlarını anlatıyorlar. Karima, Fas’ın yenilenebilir enerji gelişiminden memnun, zaten burada yaşamak için bunu yapmaktan başka çareleri olmadığını ama dğer ülkelerin de ellerinden geleni yapması gerektiğini söylüyor.

 

Elif Cansu İlhan’ın COP22 izlenimlerini zirveye özel açtığı blog adresi marakessokaklari.blogspot.com.tr/den de takip edebilirsiniz

61-elif-cansu-ilhan

 

Elif Cansu İlhan

Yeşil Gazete – Marakeş

Kategori: İklim Krizi

Hafta SonuManşet

Şimdi ben kalkıp COP22’ye gidiyorum, e gideyim o zaman – Elif Cansu İlhan

12 Kasım’dan sonra, Yeşil Gazete’nin yeni çaylağı olarak, COP22 Taraflar Konferansı’nda sokaktaki “taraflar”ı izlemek ve anlatmaya çalışmak için Marakeş’te olacağım…

Taraflar Konferansı başlayalı bir hafta oldu. Konferanstan bir hafta önce,  “Acaba bu yılki People’s Climate March (Halkarın İklim Yürüyüşü) nasıl geçecek? Orada olup anlatanlar olur mu?” diye düşünürken,  Sivil Düşün aklıma geldi, bir miktar gaza geirildikten sonra, çok az vakit kaldı olmaz ama bir deniyeyim diyerek destek talep ettim. Pazar günü yaptığım başvuru için pazartesi dönüş yapıp çarşamba onay verdiler.

O kısımın nasıl geliştiğini Alper benden çok daha güzel bir şekilde şurada anlattı.

37

COP22, iklim için bir dönüm noktası olacağı düşünülen ya da olması umulan Paris Anlaşmasının nasıl uygulanacağını belirlemeyi ve işlemesini garanti etmeyi amaçlıyor. Paris Anlaşmasında küresel sıcaklık artış ortalamasının 2 dereceyi geçmemesi, mümkünse bilim insanlarının sınır olarak belirlediği 1.5 derece sınırında kalması hedeflenmişti ama konferansa katılan ülkelerin verdiği INDC (ulusal katkı niyet beyanı)’ler tam olarak uygulansa bile ortalama artışın 2.9 ile 3.4 derece arasında olacağı hesaplanıyor. Marakeş’te bütün ülkelerin katılacağı konferansta sivil toplum kuruluşları baskıyı arttırarak niyet beyanlarında iyileşme sağlamayı hedefliyor.

COP22’de ülke temsilcilerinin katıldığı “mavi alan” ve sivil toplum örgütlerinin katıldığı “yeşil alan” kısımlarında ne olduğunu benden çok daha yetkin insanlar yıllardır olduğu gibi anlatıp yorumlayacak. Ben de bütün tecrübesizliğim ve hevesimle dünyadan yana taraf olan aktivist ve örgütlerin sokakta ne dediğini anlatmaya çalışacağım.

36

Neyse ki ilk COP deneyimime, sıradan bir aktivist değil, ilk günün “Günün Fosili” ödülünü bileğinin hakkıyla almış bir ülkenin vatandaşı olarak gidiyorum. Geçen yıl bir ikincilik ödülümüz vardı ama bu yıl Türkiye, sera gazı emisyonunu azaltmayı değil arttırmayı hedefleyen INDC’sini, konferans gerçekleştiği sırada yapılan toplu kömürlü termik santral açılışını ve imzacı olsa da Paris Anlaşması’nı onaylamamış olmasını umursamadan ilk gün ekonomik destek talep ederek hiç şüpheye yer bırakmadan günün birinciliğini aldı.

Büyük ödülü almış olsak da, South Park ve Simpsonlar’ın bile uyarılarını ciddiye almayarak, iklim değişikliğine inanmadığını belirten Trump’ı başkan seçen Amerikalıar da, Marakeş’te Türkiyeliler kadar popüler olacak gibi görünüyor. Trump seçim konuşmalarında, seçilirse Paris Anlaşmasından vazgeçeçeğini söylemişti ama anlaşma imzalandıktan sonra (3 +1) dört yıl çekilmeme zorunluluğu var, üstelik bu, iklim postasından gördüğüm kadarı ile oradaki diğer ülkeleri ve stk temsilcileri bu durumun Paris Anlaşması’nın başlattığı dönüşümü ve müzakereleri etkilemeyeceğini söylüyor.

35

O sırada benim de ilk heyecanım, bu yıl 13’ünde yapılacak olan İklim Yürüyüşünü izlemek olacak. Geçen yılki yürüyüşe Fransa’daki OHAL yüzünden çok ciddi polis müdahalesi olmuştu ama bu yıl daha renkli olacak gibi duruyor. Bir gün buralarda bir arada yaşamayı başarırsak yaşayabileceğimiz bir dünya hala var olsun umuduyla sonuna kadar yürüyüşe katılıp slogan atmak istesem de, sorumluluk sahibi bir yetişkin gibi bir süre sonra fotoğraf çekmeye ağırlık vereceğim.

Şimdi ben kalkıp gidiyorum, Sivil düşün durur mu onlar da uçak biletlerini alıyorlar.

Marakeş’te görüşmek üzere…

38-elif-cansu-ilhan

 

 

Elif Cansu İlhan

Kategori: Hafta Sonu

İklim KriziManşet

Yeşil Gazete, COP22 İklim Zirvesi’nde Marakeş’ten bildirecek

Elif Cansu İlhan

Fas’ın Marakeş kentinde bugün başlayan 22. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Toplantısı COP22’deki tüm gelişmeleri bundan önceki iklim zirvelerinde de olduğu gibi Yeşil Gazete, gönüllü editör ve muhabirleri ile yerinden takip edecek.

Yeşil Gazete’den Ümit Şahin ve Özgecan Kara‘nın yanısıra COP22 itibarı ile gönüllü muhabirlerimiz arasına katılacak olan Elif Cansu İlhan da zirveden haberleri 12 – 18 Kasım tarihleri arasında Yeşil Gazete aracılığı ile okurlarımızla paylaşma imkanı bulacak.

Aramıza COP22 Marakeş İklim Zirvesi ile katılacak olan İlhan ile İklim Zirvesi’ni Fas’ta takip etmeye giden süreci konuştuk.

Elif Cansu İlhan

Elif Cansu İlhan

Yeşil Gazete: Elif Cansu, merhaba. Öncelikle COP22’yi yerinden takip ederek Yeşil Gazete okurlarına zirveden en güncel haberleri yerinden ve anında vereceğin için çok teşekkür ederiz sana. Ama önce seni bir tanıyalım. Elif Cansu İlhan kimdir?

Elif Cansu İlhan: Asıl ben teşekkür ederim, böyle bir imkanı sağladığınız için. Nasıl anlatayım kendimi? 28 yaşındayım, Eczacıyım. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden daha bu sene başı, Ocak 2016’da mezun oldum.

Y.G.: Peki nereden çıktı İklim Zirvesi için Marakeş’e gitmek? Nasıl gelişti bu süreç? O konuda bilgi verebilir misin?

Elif Cansu İlhan: İzmir’de yaşıyorum. Bergama Çevre Platformu üyesi, aynı zamanda Greenpeace gönüllüsüyüm. Çevre ve İklim mücadelesinin de içinde bir insanım. Arkadaşlarımın da yönlendirmesi ile böyle bir imkanımın olduğunu öğrendim. Ve sonuçta 12 Kasım Cumartesi akşamı, bir aksilik olmaz ise Marakeş’te olacağım. Zirvenin sona erdiği 18 Kasım sabahına kadar da oradayım.

Y. G.: Peki nasıl gidebileceksin oraya kadar? Yoldu, ulaşımdı, konaklama idi bir sürü masrafın da olacaktır. Bunu nasıl karşılayacaksın?

Elif Cansu İlhan: Bu soru için teşekkür ederim. Herkesin de aklındaki bir sorun gibi aslında bu mesele. Ben, Sivil Düşün AB Programı‘nın Bireysel Aktivistler için açtığı fona başvuruda bulundum. Projem de kabul edildi. Yol ve konaklama masraflarımı Sivil Düşün karşılayacak. Eğer isterseniz bir yolunu bulmak çokta imkansız değil aslında.

48

Y. G.: Sivil Düşün sürecini bir parça açabilir misin? Bir şeyler yapmak, iyi yönde bir değişime katkıda bulunmak isteyen okurlarımız için de aydınlatıcı olabilir bu süreçte deneyimlediklerin

Elif Cansu İlhan: Elbette. Sivil Düşün AB Programı’na başvurmak aslında oldukça basit. İnternet üzerinden 23 Ekim’de projemi yazıp online olarak başvurumu yaptım. 25 Ekim’de ise projemin onaylandığı bilgisi geldi. Ve bu Cumartesi günü de İklim Zirvesi’ni yerinde takip etmek üzere Marakeş’e doğru yola çıkacağım.

Detay vermem gerekirse. Sivil Düşün’ün kategorileri’nden Çalışma Kategorisi olarak, “Hareketlilik ve Ağ Oluşturma“yı, Tematik Alan olarak ise, “Çevre Hakları“nı seçtim.

Çalışma Adı kısmını, “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Toplantısı COP22“, Çalışma Özeti kısmını ise, “COP22’de alternatif zirve ve etkinlikleri takip edip, aktivist bakış açısı ile zirveyi anlatan İngilizce ve Türkçe seçenekli bir blog oluşturma” şeklinde doldurdum.

Sivil Düşün’ün sitesinde projeye dair sorular da bulunuyor. O soruları da Marakeş İklim Zirvesi’nde yapmak istediklerime dair yanıtları vererek doldurdum ve başvurumu yaptım. 2 gün sonra da onaylandığı bilgisi geldi.

Y. G.: Peki, madem konu oraya geldi, soralım. COP22’de neler yapmak istiyorsun?

Elif Cansu İlhan: Proje formunda yazdığım şekilde yanıt vereyim o zaman.

COPP22’yi takip edip, aktivisler ve halk ile konuşarak, zirveye dair, “taraflar” adına aktarılanların dışında, alternatif bir döküman ve bellek oluşturmak istiyorum.

COPP22 boyunca, alternatif etkinlikleri, sokak etkinliklerini, zirvenin şehirdeki etkilerini, düzenlenme ihtimali olan eylemleri takip etmek, orada olan aktivistlerle konuşmak, zirveye bakış açılarını öğrenmek ve bütün bunları derlediğim, İngilizce ve Türkçe bir blog oluşturarak zirve üzerine alternatif bir kaynak oluşturmak da amaçlarım arasında.

12 Kasım akşamı Marakeş’te olma nedenim ise 13 Kasım’da düzenlenmesi planlanan ve artık geleneksel hale gelen People’s Climate March (İnsanlığın İklim Yürüyüşü) sırasında orda olabimek.

Marchers make their way across Central Park South during the People's Climate March on September 21 2014, in New York. Activists mobilized in cities across the globe Sunday for marches against climate change, with one of the biggest planned for New York, where celebrities, political leaders and tens of thousands of people were expected. The march comes before the United Nations Secretary-General Ban Ki-moon convenes a climate change summit of 120 world leaders .   AFP PHOTO/Timothy A. Clary        (Photo credit should read TIMOTHY A. CLARY/AFP/Getty Images)

Y. G.: Yeşil Gazete’den de COP22 İklim Zirvesi’nden her gün haber geçeceksin diye konuşmuştuk en son. Başvurunda bir de blog açmaktan söz etmişsin. Bunun hakkında ve Yeşil Gazete’ye geçeceğin haberler hakkında da bilgi alalım senden son olarak

Elif Cansu İlhan: Sivil Düşün’e yazdığım projede iklim zirvesindeki deneyimlerimi bir blog üzerinden paylaşmak da var, evet. Blogu, Marakeş’e gitmeden önce açıp size bilgi vereceğim.

Yeşil Gazete’ye de seninle daha önce konuştuğumuz gibi orda bulunduğum süre içerisinde canlı haberler geçmeyi planlıyorum. Tüm Yeşil Gazete okurlarına en doğru bilgiyi, yerinden ve anında verme şansım da olacak böylece.

49

Y. G.: Elif Cansu, bir kez daha teşekkür ediyorum sana bu desteğin için. Zirve sonrasında da Yeşil Gazete’de haber ve yazılarını okumak isteriz ama.

Elif Cansu İlhan: Elbette, Yeşil Gazete’de yer almayı çok isterim. Marakeş’ten haberlerimde buluşmak üzere diyeyim o zaman.

 

Röportaj: Alper Tolga Akkuş

(Yeşil Gazete)

Kategori: İklim Krizi

İklim KriziManşet

COP22 Marakeş Bülteni, İklim Postası ‘merhaba’ sayısı ile yayında

Paris İklim Anlaşması’nın da kabul edildiği 21. Birleşmiş Milletler Taraflar Konferansı COP21 sırasında yayın hayatına başlayan ve COP21 süresince en doğru ve güncel bilgileri okuyucuları ile paylaşan İklim Postası, COP22 ile birlikte tekrar yayında.

45

Marakeş İklim Zirvesi COP22’nin ilk gününde 22. zirveye dair ilk sayısı ile iklim aktivislerine merhaba diyen İklim Postası’nın 4 sayfalık 2016 yılı açılış sayısında, “İklim Postası’ndan tekrar merhaba” yazısı, ODTÜ Yer Sistem Bilimleri Doktora öğrencisi Arif Cem Gündoğan’ın “UNEP uyarıyor: Paris anlaşması kapsamındaki ulusal katkılar iklim değişikliği ile etkin bir mücadele için yetersiz” başlıklı yazısı, İklim Ağı’nın Türkiye’ye yönelik “İklim Ağı, Türkiye’yi Paris Anlaşması’nı onaylamaya çağırıyor” daveti ve Yeşil Gazete üzerinden de paylaştığımız 350.org’un COP22 bilgi notu yer alıyor.

İklim Postası’nın COP22 başlangıç sayısına bu link üzerinden ulaşabilirsiniz.

 

(Yeşil Gazete)

Kategori: İklim Krizi

Dış Köşe

Marakeş’teki iklim zirvesi neden önemli? – Arif Cem Gündoğan / Ethemcan Turhan

Bu yazı birgun.net/ den alınmıştır

Fransa Paris’te Aralık 2015’te düzenlenen zirvede iklim krizine çare olması için üzerinde uzlaşılan ve Nisan 2016’da imzaya açılan Paris Anlaşması 4 Kasım 2016’da resmen yürürlüğe girdi. Bilim insanları anlaşma kapsamında masadaki vaatlerin yeterli olmadığına işaret ederken taraf ülke temsilcileri anlaşma hükümlerinin nasıl uygulanacağı konusunu müzakere etmek Fas’ın Marakeş şehrinde bugün buluşuyor. 18 Kasım’a kadar sürecek olan iklim zirvesinde çok sayıda konunun masaya yatırılması bekleniyor.

43

Ülkenin boğucu gündeminde anlamsız gelebilir ancak tüm sorunlara rağmen dünya dönüyor. Var olan adaletsizlikleri, krizleri, sorunları körükleyen problemlerin problemi sayılabilecek küresel iklim krizi bertaraf edilebilmiş değil. Bugün Marakeş’te 197 ülkenin katılımıyla başlayacak iklim zirvesi vesilesi ile son bir yılda neler olmuştu? Bu zirveden neler beklenebilir?

Paris’te ilk adım atıldı
Hatırlayacağınız üzere uluslararası kamuoyu iklim değişikliği ile etkin bir şekilde mücadele edebilmek için 12 Aralık 2015 günü Paris’teki iklim zirvesinde yeni bir anlaşma metni üzerinde uzlaşmıştı. Alkışlar eşliğinde kutlanan ve kamuoyuna bir zafer olarak sunulan anlaşma metni hem sivil toplum, hem de bilim insanları tarafından yetersiz olmakla eleştirilmişti.

Hedefler koyuldu
Anlaşma özetle küresel seragazı salımlarının içinde bulunduğumuz yüzyılın ikinci yarısında olabildiğince çabuk şekilde azaltılarak küresel sıcaklık ortalamasındaki bu yüzyıl sonuna doğru yaşanacak artışın 2 derecenin olabildiğince altında dizginlenebilmesini hedefliyor.

Yürürlüğe giren en hızlı anlaşma oldu
Paris Anlaşması’nın Birleşmiş Milletler tarihinde (bu öneme sahip anlaşmalar arasında) en hızlı yürürlüğe giren anlaşma olduğunun altını çizmekte yarar var. Ancak bunun hemen ardından geçen bir yılda üzerinde defalarca yazılıp çizilen bir konuyu dile getirmek mühim: Katkılar oldukça yetersiz. Geçen günlerde BM Çevre Programı (UNEP) tarafından yayımlanan ‘Seragazı salımlarında azaltım açığı’ raporunda Paris Anlaşması kapsamındaki ulusal katkıların tamamı hayata geçirilse bile küresel sıcaklık ortalamasındaki artış bu yüzyılın sonunda 2.9 ila 3.4 dereceyi bulabilir. Yani Bülent Ortaçgil’in dediği gibi “sıcak, çok sıcak, daha da sıcak” olması işten değil.
Toplumsal hareketler İyimser olmak ve sanki planların tümü hayata geçirilmişçesine kutlama yapmanın vakti değil. Bu bağlamda Fas’ın Marakeş şehrinde düzenlenecek 22. Taraflar Toplantısı (COP22) oldukça kritik. Ülke temsilcileri Paris Anlaşması’nı kutlama faslını geçip asıl işin şimdi başladığını fark etmeli. Marakeş’te ülke temsilcilerinin yüzüne su çalacak ve kendilerine getirecek bazı gündem maddeleri mevcut. İşte bu yüzden iklim adaletini tesis etmeye çalışan toplumsal hareketler de en rahatsız gerçekleri gezegenin elitlerinin yüzlerine söylemek için orada olacak.

Yeni bir toplumsal dönüşüme ihtiyacımız var

Etkili veya etkisiz tartışması yanında Paris Anlaşması’nın dünya geneline verdiği açık mesajlardan da bahsetmek elzem. Yenilenebilir enerjiye yatırımların dünya genelinde tahminlerin çok ötesinde hızla arttığını gözlemliyoruz. Başta kömür olmak üzere fosil yakıt endüstrisinin anlaşmanın imzalanmasından bu yana bir yıl içinde bile hatırı sayılır mali kayıplar yaşadığını; sıkılaşan çevresel mevzuatlardan ve finansman sıkıntılarından dolayı pek çok santralın kapatıldığını veya haklarında kapatılma kararı alındığını biliyoruz. Bazı dev yatırım fonlarının ve finansör kuruluşların fosil yakıtlara dayalı projelere kaynak ayırmaktan vazgeçtiğini görüyoruz. Bunun yanında fosil yakıt sübvansiyonlarına dair artan bir karşı duruş söz konusu. Yerel yönetimlerden özel sektöre, iklim riskleri daha iyi algılanmaya ve buna karşı mücadele planları oluşturulmaya başlandı. Şimdilik krize çare olarak iklim biliminin önerdiği yola uzak olsa da bunlar üst üste eklenince anlam ifade etmeye başlıyor denebilir. Öte yandan enerji talebinin büyüdüğü bir dünyada yenilenebilir enerji de başlı başına bir çözüm sunmuyor. Yeni bir toplumsal dönüşüme ihtiyacımız var ve bu dönüşümün temelleri çevresel karar alma mekanizmalarını yerelleştiren, kamu faydasını kârın üstünde tutan politikalarda yatıyor. Kuşaklar arası ve sınıflar arası iklim adaleti için bundan daha azıyla yetinemeyiz.

Bu yazı birgun.net/ den alınmıştır

42

 

Arif Cem Gündoğan

Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Yer Sistem Bilimi doktora öğrencisi

 

 

44

 

Ethemcan Turhan

İstanbul Politikalar Merkezi, Dr. 

Kategori: Dış Köşe

İklim KriziManşet

İklim Değişikliği ile Mücadele’de Yeni Kritik Durak: Marakeş İklim Müzakereleri

Geçtiğimiz sene kabul edilen Paris İklim Anlaşması, tarihte en hızlı onaylanan uluslararası anlaşma olarak 4 Kasım 2016’da yürürlüğe girdi. Paris İklim Anlaşması’nın nasıl uygulanacağının, uygulama kurallarının nasıl oluşuacağının tartışılacağı  COP 22 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı 22) ise bugün Marakeşte başlıyor.

41

Bugün Fas’ın Marakesh kentinde başlayan 22. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Toplantısı COP 22‘ye dair 350.org tarafından yayınlanan bilgi notunu aynen paylaşıyoruz.

***

40

İklim Zirvesi[1] bugün (07.11.2016) Fas’ın tarihi kenti Marakeş’te başlıyor. Paris İklim Anlaşması’nın resmi olarak yürürlüğe girmesinden (04.11.2016) sadece üç gün sonra başlayan iklim zirvesinde alınacak kararlar, özellikle Paris İklim Anlaşması’nın nasıl uygulanacağını belirleyecek.

Paris Anlaşması’nın nasıl yönetileceği, nasıl yürütüleceği, prosedürleri ve gözlem mekanizmalarının nasıl olacağı gibi konular Marakeş İklim Zirvesi’nde tartışılacak. Bu  yüzden Marakeş İklim Zirvesi oldukça kritik kararların alınacağı bir toplantı olacak.

İklim değişikliğinin gözle görülür şekilde artan ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri Marakeş Zirvesi’ni önemini artırıyor.  . Üstelik son bilimsel çalışmalar üye ülkelerin Paris Anlaşması öncesi taahhüt ettikleri ulusal katkılar, iklim krizini engellemeye yetmediğini ortaya koydu.. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) anlaşmanın yürürlüğe girdiği gün yayınladığı çalışma durumun aciliyetini ortaya koyuyor. The Emissions Gap 2016 (Seragazı Salımlarında Azaltım Açığı) raporuna göre, ülkeler mevcut sözlerini hayata geçirse bile, küresel sıcaklık ortalamasındaki artış bu yüzyılın sonunda 2.9 ila 3.4oC’yi bulabilir.

Bu durum, Marakeşh İklim Zirvesi’nin önemini daha da arttırıyor.

1) Paris Anlaşması Nasıl Yürürlüğe girdi?

Birleşmiş Milletler kurulduğundan bu yana çok taraflı anlaşmalar arasında en hızlı yürürlüğe giren anlaşma oldu.  Anlaşma aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 196 ülke tarafından imzalandı[2]. Paris Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi için geçilmesi gereken iki eşik vardı: Küresel sera gazı salımlarının toplamda en az %55’inden sorumlu 55 ülkenin anlaşmayı onaylaması gerekiyordu.[3]

Bu iki kritik eşik, sadece 1 yıldan kısa bir sürede tamamlandı. 94 ülke anlaşmayı onayladı ya da farklı şekillerde anlaşmaya katıldı. Bu ülkeler, küresel sera gazı salımlarının %66’sından sorumlu.[4]

2) Anlaşma’nın hükümleri ne kadar geçerli?

Aralık 2015’te  belirlenen hükümlerin çoğu, Anlaşma’nın yürürlüğe girmesiyle, taraf ülkeler için yasal bağlayıcılığa sahip olacak. Bağlayıcılığı olacak hükümler arasında iklim değişikliğiyle mücadele için planlar oluşturmak ve gelişmekte olan ülkelere finansal ve teknik destek vermek de yer alıyor.[5]

Paris Anlaşması, gelecekte iklim değişikliği konusunda atılacak adımlarla ilgili bir yön belirliyor olsa da, anlaşmanın yönlendirici kurallarının halen geliştirilmeye ihtiyacı var.[6] Paris Anlaşması’na göre 2018 yılında tüm ülkelerin niyet beyanlarının anlaşmaya uygun olarak yenilenmesi gerekiyor. Marakeş İklim Zirvesi bu yenilenme sürecinin nasıl olacağını belirleyecek.[7]

Marakeş İklim Zirvesi aynı zamanda Paris Anlaşması’nın tarafı olan ülkelerin ilk toplantısına (CMA1) da sahne olacak. CMA (Paris Anlaşması Tarafları Toplantıları), Anlaşma’nın sabit, usule dair, yönetimsel ve operasyonel meseleleri için yönetim kurulu işlevi görecek.[8]

3) Marakeş İklim Zirvesi’nde Türkiye

Anlaşma’nın yürürlüğe girmesiyle, müzakereler “Paris Anlaşması Tarafları Toplantıları” (CMA) adı altında devam edecek. Ancak bu müzakerelerde sadece anlaşmayı onaylayan ülkeler yer alabilecek. Bu yüzden birçok ülke, Paris Anlaşması’nın uygulama, yönetim ve teknik taraflarıyla ilgili gerçekleşecek tartışmalardan uzak kalabilir .[9]

Türkiye, özellikle iklim değişikliği ile daha etkin mücadele edebilmek için özel koşulları olduğu ve gelişmiş / gelişmekte olan ülke ayrımının daha net bir biçimde ortaya konulması gerektiği tezini savunuyor. Anlaşma, emisyon azaltımı ve iklim konusunda harekete geçme gibi konularda gelişmiş / gelişmekte olan ülke ayrımı yapmasa da, gelişmiş ülkeler tarafından gelişmekte olan ülkelere teknoloji transferi ve iklim finansmanının sağlanmasını hükmediyor.

Türkiye İklim Değişikliği Baş Müzakerecisi Mehmet Emin Birpınar, Paris İklim Zirvesi’nin hemen ardından anlaşma hakkında “Ülkeler, gelişmiş ve gelişmekte olan olarak ayrıldı. Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olanlara finans desteği verecek. Ancak kim gelişmiş ülke, kim gelişmekte olan ülke bilmiyoruz.”[10] diye açıklama yapmıştı.

Türkiye, Paris İklim Anlaşması’nın imzaladığı halde, onaylamayan ülkelerden biri. Bu yüzden Türkiye, yukarıdaki gibi teknik detayların tartışılacağı müzakere toplantılarında (CMA toplantılarında) mevcut koşullara göre, yer alamama tehlikesi ile karşı karşıya.

4) Paris İklim Anlaşması İşe Yarıyor mu?

Paris İklim Anlaşması ‘nın işe yarayıp yaramayacağı da uluslararası çevrelerde hararetle tartışılıyor. Ancak, Paris Anlaşması’nın Aralık 2015’te kabul edilmesinden bu yana ortaya çıkan siyasi ve ekonomik gelişmeler anlaşmanın özellikle enerji sektörü başta olmak üzere önemli küresel etkileri olduğunu ortaya koyuyor:

  • Paris Anlaşması sonrası daha da güçlenen, temiz enerjiye talebin artacağına dair beklentiler, yenilenebilir enerji fiyatlarının rekor düzeyde düşmesine neden oldu. Bu hem güneş enerjisi,[11] hem güneş paneli üretimi,[12] hem de rüzgar enerjisi[13] için geçerli.
  • Paris Anlaşması şartlarını sağlayabilmek için yenilenebilir enerji talebinin artacağına yönelik öngörüler ışığında, rüzgar ve güneş enerjisi maliyetlerinin hızla düşmeye devam edeceği tahmin ediliyor.[14]
  • Yenilenebilir enerji kaynakları, yoksul ülkelerde zengin ülkelere göre daha hızlı büyüyor: 2014 yılında ilk kez, gelişmekte olan pazarlar dünya temiz enerji yatırımlarının yarısını oluşturdu.[15] [16]
  • Gelişmekte olan ülkelerde yenilenebilir enerji miktarı, beş yılda (2008-2013) %143 arttı.[17] Aynı dönemde gelişmiş ülkelerde yenilenebilir enerjiler, %84 oranında büyüme gösterdi.
  • Gelişmekte olan ülkeler, yenilenebilir enerji konusunda önemli yatırımcılar haline geliyor.[18] Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika’nın her biri, 2014 yılında yenilenebilir enerji kaynaklarına 5 milyar dolardan fazla yatırım yaptı.[19]
  • 2014 yılında, Latin Amerika, Karayipler, Asya ve Afrika’daki 55 gelişmekte olan ülkede yenilenebilir enerjilere 126 milyar dolar yatırım yapıldı.[20] – Bu rakam, uluslararası iklim müzakereleri kapsamında zengin ülkelerin yoksul ülkelere vermesi gereken miktardan 26 milyar dolar daha fazla.[21]
  • Gelişmekte olan ekonomilerin de 2020’ye dek her yıl 100 milyar dolar aktarılması öngörülen iklim fonundan yararlanması öngörülüyor.[22]

 5) Türkiye Anlaşmayı onaylamalı mı?

Hem müzakerelerin yapısı, hem de uluslararası politik ve ekonomik gelişmeler, Paris İklim Anlaşması’nın koşullarının Türkiye için önemli ekonomik faydalar barındırdığını gösteriyor. Dünyaca ünlü New Climate Institute (NCI) ile CAN Europe (Avrupa İklim Ağı) tarafından Türkiye İklim Ağı’nın desteği ile hazırlanan “İklim Hareketine Geçmenin Yan Faydaları: Türkiye İklim Taahhüdünün Değerlendirmesi Raporu” Paris Anlaşması’na uyumlu politikaların Türkiye için daha güçlü ekonomi anlamına geldiğini gösteriyor. Rapora göre, Türkiye sadece enerji politikalarını değiştirerek 2030 yılına kadar enerji ithalatında 23 milyar Dolar tasarruf elde edebilir. Bu 23 milyar dolarlık ekonomik fayda aynı zamanda  Türkiye 2014 GSYİH’sinin yaklaşık %3’ü kadar tasarruf anlamına geliyor.

Ayrıca, iklim değişikliği müzakerelerinde daha etkin bir politika izlemenin yolu da anlaşmayı onaylamaktan geçiyor. Türkiye’nin anlaşmayı imzalaması, müzakerelerdeki elini güçlendirecek.

Paris İklim Anlaşması ile beraber küresel dönüşüm ve ekonomi sürdürülebilir enerji politikalarına yöneliyor. Türkiye, anlaşmayı onaylayarak bu dönüşümden daha etkin bir biçimde  fayda elde edebilir.

Kaynaklar:
[1] Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 22. Taraflar Konferansı
[9] https://www.carbonbrief.org/explainer-paris-agreement-to-enter-into-force Fransa ve Fas bu konuda bir belge yayımladı. Seçeneklerden biri CMA’yı acilen askıya alıp, anlaşmayı onaylamış olsun ya da olmasın tüm tarafların katılımıyla devam etmek.
(350.org)

Kategori: İklim Krizi