DünyaEkolojiManşet

Biyoçeşitliliğin, insanın neden olduğu krizden çıkması milyonlarca yıl alacak

Tatlı su ekosistemlerindeki biyolojik çeşitlilik diğer ekosistemlere göre hatırı sayılır ölçüde yüksektir. Dünya yüzeyinin yalnızca yüzde 1’ini kaplasalar da, bu ekosistemler küresel tür zenginliğinin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturur.  Ancak bu ortamlar günümüzde bölgesel tür zenginliği ve bireysel bollukta endişe verici bir düşüşle birlikte büyük bir bozulma yaşıyor.

Bu biyolojik çeşitlilik krizi yaygın olarak, “6’ıncı kitlesel yok oluş” olarak adlandırılan büyük bir yok oluş sürecinin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Süreç, bilim insanlarınca çeşitli açılardan, 66 milyon yıl önce Kretase-Paleojen sınırında bir göktaşı çarpmasının neden olduğu 5. kitlesel yok oluşa benzetiliyor. O dönemde küresel olarak tüm türlerin% 76’sının  neslinin tükendiği tahmin ediliyor.

Son 200 yılın fosil ve salyangoz türlerinden veri toplandı

Uluslararası bir evrimsel biyolog, paleontolog ve jeolog grubu, önceki krizi, insan faaliyetleri ve sera gazı emisyonlarının yol açtığı mevcut krizle karşılaştırdı. Tatlı su biyotasına odaklanan bilim insanları, çalışma için son 200 milyon yılı kapsayan 3.387 fosil ve Avrupa’da yaşayan salyangoz türlerinden oluşan bir veri seti topladı; buna göre, türleşme ve yok olma oranlarını tahmin etti.

Communications Earth & Environment‘da yayımlanan çalışmanın sonuçları endişe verici.  Tatlı su ekosistemleri için 5’inci kitlesel yok oluş sırasında yok olma oranı , diğer antik ekosistemlere kıyasla daha yüksek olsa da tahmin edilen gelecekteki yok olma oranlarının gölgesinde kaldı.

Araştırmacılar, tahmin edilen 6’ncı kitlesel yok oluş oranının, dinozorların neslinin tükendiği zamandan üç kat daha yüksek olduğunu buldular. Buna göre, 2120’ye kadar, yaşayan tatlı su türlerinin üçte biri gezegenden kaybolabilir. Geçmişte hiçbir zaman ulaşılmamış, benzeri görülmemiş bir hızla türleri kaybediyoruz.

Türlerin kaybedilmesi, tür topluluklarında değişiklikleri gerektirir ve uzun vadede bu, tüm ekosistemleri etkiler. Çalışmanın baş yazarı Dr. Thomas A. Neubauer yaptığı açıklamada , insan sağlığını, beslenmesini ve tatlı su tedarikini sürdürmek için işleyen tatlı su ortamlarına güveniyoruz, dedi.

5’nci  kitlesel yok oluş jeolojik zaman ölçeklerinde kısa bir olay olmasına rağmen, yok olma oranı yaklaşık beş milyon yıl boyunca yüksek kalmıştı.  Bunu, 12 milyon yıllık daha da uzun bir toparlanma dönemi izledi. Araştırmacılar, dünyanın biyotası üzerindeki etki bugün dursa bile, şu anda ne kadar zamana ihtiyacımız olduğu üzerinde çalışıyor.

Krizin etkileri uzun süre devam edecek

Neubauer, biyolojik çeşitlilik krizinin etkilerinin “uzun bir süre” devam edeceğini söyledi. Yaşanılan harabiyetin tamamı  önceki yok olma dönemlerinden çok daha hızlı gerçekleşiyor ve daha uzun bir iyileşme süresi gerektirecek gibi görünüyor. Neubauer,  “Dünyadaki kısa varlığımıza rağmen, eylemlerimizin etkilerinin milyonlarca yıl daha uzun süreceğini garanti ettik” ifadelerini kullandı.

Geçen yıl yayımlanan Birleşmiş Milletler Raporu, dünya liderlerinin Aichi hedefleri olarak bilinen bir dizi önemli biyoçeşitlilik hedefine ulaşmada başarısız olduklarını göstermişti. Bu hedefler, iklim değişikliği hakkındaki Paris Anlaşması‘na eşdeğer. Şu anda yeni hedefler müzakere ediliyor ve bunun da yıl içinde kararlaştırılması gerekiyor.

Kategori: Dünya