Editörün SeçtikleriHayvan HaklarıManşetVideo

Bingöl Karlıova’da ayı ailesi görüntülendi: Peki ya kış uykusu?

0

Haber: Fırat BULUT

*

BİNGÖL- Karlıova‘da 2500 rakımlı Kartal Dağı’nda karlı yolda ilerleyen ayı ailesi yoldan araçla geçen işçiler tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Adını kaplı olduğu karlardan alan, kışın altı ay sürdüğü Karlıova’da kış şartlarının etkili olmasına rağmen iki gün önce (30 Kasım) ayıların  görüntülenmesi şaşkınlığa neden oldu.

Görüntülerde biri anne ayı olmak üzere dört ayının araçların yaklaşması ile paniklediği ve hızla uzaklaşmaya çalıştığı görülüyor.

Bu mevsimde görülmesi güç ayılarla ilgili görüşlerine başvurduğumuz İnönü Üniversitesi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Zooloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abbas Güngördü, görüntülerin ayı ailesi açısından ürkütücü olsa da varlıklarını bilmenin güzel olduğunu belirterek sorularımızı yanıtlamaya başlıyor.

Görüntülerdeki ayı ailesinin bozayı ( Ursus arctos ) türüne girdiğini belirten Güngördü “Bozayılar, kuzey bölgesi ılıman kuşağına yerleşmiş organizmalardır. Büyüklük farkı olabilir ama bizim bölgemizde yaşayan bu ayılar da bozayı türüne giriyor. Ülkemizde çoğunlukla Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde yoğun bir şekilde yaşıyorlar” diyor.

Ayıların kışın ayakta olması oldukça şaşırtıcı. Güngördü’ye yönelttiğimiz kış uykusuna ilişkin soruya şöyle yanıt alıyoruz:

“Mevsim şartlarına göre farklılık arz etse de ortalama bir zaman belirtmek gerekirse Aralık ayında kış uykusuna yatarlar. Birçok bölgede henüz kar yağmadı. Dolayısıyla bu dönemde hala kış uykusuna yatmamış olmalarına çok şaşırmamak gerekir. Dönemsel farklılıklar yaşanabilir .”

Yaban hayvanları neden daha sık görünür hale geldi?

Prof. Dr. Abbas Güngördü

Yaban hayvanlarını son zamanlarda çok sık görmeye başladığınızı düşünüyor musunuz? Bu soru üç farklı olasılığa işaret ediyor: Ya hayvanların popülasyonu arttı ya yerleşim yerlerine yakın noktalara yaklaşıyorlar ya da insanlar çok fazla yayıldı. Peki yaban hayvanları neden daha sık görünür hale geldi? Abbas Güngördü bunu şöyle yanıtlıyor:

“İnsanların yayılmacılığı görünürlüğü arttırdı. Ayılar ve genel olarak yaban hayvanları için risk olan şey yaşam alanlarının daralması nedeniyle yerleşim yerlerine yaklaşmaları. Daha önce Kars’ta çöplükte ayı görülmesi ya da ayıların arı kovanlarına yönelmesi, tarım arazilerine girmeler … Bu örnekler ayıların besine kolay ulaşma yolu. Sadece ayılarla ilgili bir durum da değil. Canlılar ekosistem içerisinde kendi doğal alışkanlıklarından uzaklaştıkça yerleşim yerlerine yaklaştıkça bizimle temasları artıyor ve bu her iki taraf için risk.”

İnsan faaliyetlerinin yaban hayvanlarının yaşam alanlarına doğru ilerlemesinin sürekli ve bütün olan ekosistemde kopmalara ve parçalamalara yol açtığını aktaran Güngördü, “Ekosistemlerin devamlı olması gerekir, ekosistemler bütündür. İnsan yerleşim yerleri geliştikçe ekosistemler bölünüyor. Biz yayıldıkça yaban hayvanlarının yaşam alanlarının içine giriyoruz ve bu da daha fazla karşılaşmamızı kaçınılmaz kılıyor” diyor ve ekliyor:

“Ayrıca ‘görüntüleme’ de popüler hale geldi. Bol miktarda görsel materyal oluştu. Daha önce bazı bölgelerde izine bile rastlayamadığımız türlerin görüntülenmesine tanık oluyoruz. Hatta bazı yaban hayvanlarının elle beslenmesine kadar insanlara alıştığı görüntüleri ile karşılaşıyoruz. Bu anlamda aşinalık olmaması gerekir. Yabanıl yaşam yaban kalmalı, aşinalık, temas iki taraf için de tehlikelidir.”

Yaban hayvanlarıyla karşılaşınca ne yapılması gerekiyor?

Yaban hayvanlarıyla karşılaşacak insanlar için bu durumda neler yapılmalı, nasıl davranılmalı? Soruyu yönelttiğimiz Prof. Dr. Abbas Güngördü, şunları aktarıyor:

“Görüntülere yansıyan durum ayı ailesi için çok ürkütücü bir durum. Korktukları çok belli. Özellikle anne ayı açısından düşündüğümüzde araçların dışında biri olsaydı yavrularını koruma refleksi ile zarar verebilirdi. Ayıların görüntülenmeye çalışılması ve araçla bu kadar yaklaşılması oradaki işçilerin heyecanı ile ilintilenebilir ama o kadar yaklaşmak iki taraf için de tehlikeli. İnsanlar, o ekosistemin içerisine o kadar girmemeli. Yaban hayvanları ile karşılaştığımızda bizim onları rahatsız etmeden uzaklaşmamız gerekir. Uzaktan görüntülemek belki olabilir ama hayvanları görüntüleyeceğiz diye korkutmamak, rahatsız etmemek gerekir.”

Bozayılar koruma altında olan ve avlanması yasak olan türler arasında bulunuyor. Türkiye, taraf olduğu “Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi”yle bozayıların korunmasını taahhüt etti.

Ayrıca bozayılar, Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES) kapsamındaki türler arasında yer alıyor.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.