TürkiyeManşet

Beş yıl sonra başlayan Tahir Elçi davasında sanıklar getirilmedi, tüm talepler reddedildi

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesiyle ilgili davanın ilk duruşması bugün Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Davada, biri ihraç üç polis ve PKK’lı Yakışır yargılanıyor

Mahkeme, ilk duruşmada Elçi ailesinin usule dair tüm taleplerini reddetti, aile avukatları da buna karşılık reddi hakim talebinde bulundu. Talebin değerlendirilmesi için üst mahkemeye gönderen heyet, bir sonraki duruşma tarihini de 3 Mart 2021 olarak belirledi.

Gazeteciler salon dışında kaldı

Pandemi gerekçesiyle az sayıda kişinin alındığı duruşmayı Diyarbakır Barosu avukatlarının yanı sıra baro başkanları ile avukatlar, sivil toplum örgütlerinden temsilciler, Avrupa Birliği Delegasyonu’ndan Sema Kılıçer, HDP milletvekilleri Mehmet Rüştü Tiryaki, Dersim Dağ, Hişyar Özsoy, İmam Taşçıer ve Necdet İpekyuz, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve bağımsız Milletvekili Ahmet Şık izledi. 

Gazetecilerin birçoğu ise pandemi ve salon kısıtlılığı nedeniyle duruşma dışında bırakıldı. 

Sanık polisler SEGBİS’le bağlandı

Kimlik tespitiyle başlayan ve iddianamenin özetle okunduğu duruşmada sanık polisler salona Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Katılma taleplerinden önce sanık beyanlarının alınması ve polislerin SEGBİS’le bağlanması uygulamalarına Elçi ailesi avukatlarının itirazlarına ve tartışmalara rağmen, talepler reddedildi. 

Avukatlar ise iddianamenin olağan bir cinayet iddianamesi olarak hazırlandığını, Tahir Elçi’nin insan hakları vizyonunu ve lince uğradığı koşulları ve aleyhine yaratılan iklimi görmezden gelerek ele alındığını savunuyor. 

Dört kez ara verildi

Bu arada sanık polislerin SEGBİS ortamından savunmalarını alınması için bulundukları yerdeki mahkemelerle kurulan bağlantılarda yer alması gereken naip hakimlerin yerlerinde olmadıkları tespit edildi. Avukatların naip hakim bulundurulması ve talimat yoluyla yüz yüze sorgu talebini de reddedildi. 

Tüm taleplerle ilgili üç kez ara verilmesini eleştiren Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın “Sayın Başkan bugün bir hakime yakışmayan tavır görüyoruz. Tüm usulü talepleri reddediyorsunuz. 3 kez ara verdiniz. Biz 5 yıl bu soruşturmaya sabrettik. Artık bu hukuksuzluğa sabretmeyeceğiz. İstişare için ara talep ediyoruz” deyince mahkeme yine ara verdi. 

Türkan Elçi’ye salondan çıkarma ihtarı

Aranın ardından avukatların söz alma talebi reddedilince müşteki avukat Türkan Elçi söz alarak kendi duygu ve düşüncelerini içeren beyanda bulunmak istedi, “Buraya gelene kadar size güvenim tamdı” dedi. Mahkeme heyeti ise Türkan Elçi’nin uyarılmasına, aksi halde salondan çıkarılacağına dair ihtar ara kararı verdi.

Müşteki vekillerinin reddi hakim talep nedenlerini ileri sürmesi üzerine mahkemece müşteki vekillerinin mahkeme salonundan polis zoruyla çıkarılmasına dair bir ara karar daha verildi. Ancak avukatların itirazı üzerine yargılamaya devam edildi.

Sadece iddianamede adı geçen sanıkların değil, arka planda duranların tespitini istediklerini belirten Elçi ailesi avukatları reddi hakim taleplerini şöyle ifade etti: 

Bu ülkede baro başkanı öldürülüyor, yer yerinden oynuyor, dünya ayağa kalkıyor ama mahkemeniz tutumuyla sadece objektif olmadığını ortaya koyuyor. Bu ısrarınızı sürdürecekseniz mahkeme olarak çekilin.”

Mahkeme reddi hakim talebini değerlendirmek üzere verdiği aranın ardından, bu konuda Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesince karar verilmek üzere duruşmayı 3 Mart 2021’e bıraktı.

Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, duruşma sonrası basın açıklaması yaparak, mahkeme heyetine yönelik yazdığı bir dilekçeyi bugün vermek istediğini ancak veremediğini, bunu bir “nezaketsizlik” olarak gördüğünü söyledi.

Elçi, mahkeme heyetine vermeyi planladığı dilekçesini duruşma sonrasında basına okudu.

Türkan Elçi dilekçesinde, “Geçen beş yıl ölüm hakikatinin acısından hiçbir şey eksiltmezken, ne yazık ki ilgili makamların işlenen cinayetin faillerinin bulunması yönündeki isteksizliği, çeşitli kaygı ve saiklerle mağduriyete karşı kayıtsız kalması ve sessizliği yeğlemesi, umutlarımızın azalmasına neden olmuştur” ifadelerini kullandı.

İddianame dosyasında üç polis ile PKK üyesi olmakla suçlanan bir kişi sanık olarak geçiyor.

PKK üyeliğiyle suçlanan ve firari olan Uğur Yakışır, “İki polisi öldürmek, ülke birliğini ve bütünlüğünü bozmak”tan 3 kez ağırlaştırılmış müebbet, Elçi’yi “olası kastla öldürmek”ten 20 yıl, polis memuru S.T yi “öldürmeye teşebbüsten” 20 yıl ve “izinsiz silah bulundurmaktan” 5 yıl olmak üzere, toplam 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 45 yıl hapis istemiyle yargılanıyor. Yakışır için dava dosyasına son anda onu suçlayan bir gizli tanık ifadesinin eklendiği ortaya çıkmıştı. 

Üç sanık polis F.T, M.S. ve S.T. için ise “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek”ten 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

13 saniyelik kayıt, ‘kayıp’

Avukat Mahsuni Karaman polis kamerasının görüntü kayıtlarında 13 saniyenin kayıp olduğunu, Elçi’nin o 13 saniyede vurulduğunu açıklamıştı:

“Görüntülerde iki PKK militanının, Dört Ayaklı Minareye koşuşuna odaklanmış durumda. Ve kayıtların tamamı kesintisiz sürüyor, tüm süreç görünüyor. Görüntü kayıtlarında kesiklik olan tek kayıt, Fotofilm Şube’nin kaydı. Görüntü Elçi’nin sesi duyup irkilmesiyle donuyor, aynı kayıt, iki militanın sokaktan girişiyle başlıyor. görüntü kayıtlarını karşılaştırdık, o kayıtta 13 saniyelik bir boşluk, kesinti var. İşte Tahir Elçi o 13 saniyede vuruluyor.”

Londra Üniversitesi’ne bağlı çalışan araştırma ajansı Forensic Architecture’ın cinayetle ilgili adli araştırmasında, olay yerindeki polis memurları kuvvetli suç şüphelisi olarak tanımlanmıştı.

Diyarbakır Barosu Başkanı: Faili meçhul yapıp kapatma eğilimi var

Türkiye’deki 80 baro başkanlığına dayanışma çağrısı yapan Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın duruşma öncesinde  Türkiye’nin birçok barosunda 25 avukat ile yaklaşık 40 gündür dava dosyasına çalıştıklarını söyledi.

Soruşturma sürecinin beş yıla yayılmasının olağan bir durum olmadığını söyleyen Aydın “kamu görevlilerinin şüpheli olduğu ya da suçlandığı davalarda bir cezasızlık politikası” olduğunu savundu.

Bu süre zarfında soruşturma giren tek yeni şeyin Diyarbakır Barosu’nun Londra‘da hazırlatmış olduğu rapor olduğunu belirten Aydın “Onun dışında soruşturma makamının bu dosyaya bir katkısı olmadı” dedi:

“Niye bu kadar beklediler derseniz, acaba bu gecikmenin altında bir cezasızlık fikri var mı, elbette var, sebep buydu. Bu dosyayı bir şekilde kapatma, bir faili meçhul cinayet haline getirip kapatma gibi bir eğilim vardı. Ancak Diyarbakır Barosu’nun ve dost kurumların yoğun çabasılarıyla süreci buraya kadar getirebildik ama bu bitmedi, daha yeni başlıyor. Çünkü yargılama sürecine biz avukatlar daha yoğun bir şekilde katılabiliyoruz.”

Cihan Aydın, şüpheli üç polisin halen görevlerinin başında olduğunu belirterek  “Bu memurlar, davada delil toplamakla görevli teşkilatın içinde yer alıyor” dedi; bu durumun delilleri sağlıklı bir şekilde toplanması önünde büyük bir engel olduğunu savundu.

Ne olmuştu?

Tahir Elçi, 15 Ekim 2015 tarihinde CNN Türk‘te Ahmet Hakan’ın sunduğu “Tarafsız Bölge” programında “PKK terör örgütü değildir” dedi. Bunun üstüne kanala 700 bin lira para cezası kesilirken, Tahir Elçi 20 Kasım günü Diyarbakır’da, barodaki odasında gözaltına alınarak İstanbul’a getirildi.

Elçi, savcılığın tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk etmesine karşın Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi‘nce adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Elçi hakkında, “terör örgütü propagandası” suçundan 7.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, 28 Kasım 2015’te Diyarbakır, Sur’daki Dört Ayaklı Minare önünde yaptığı basın açıklaması sırasında öldürüldü.

Kategori: Türkiye