ManşetTürkiye

Batman çatışmasında doğrular ne?

Batman’da yaşanan polis PKK çatışmasında üç sivilin ölümüne yol açan kurşunun adresi tartışma konusu. Devlet ve AKP medyası PKK’yi bebek katili ilan ederken HPG yaptığı yazılı açıklamada ailenin polis tarafından katledildiğini, bir inşaatta çıkan çatışmada da 2 PKK’li ve bir inşaat işçisinin öldürüldüğünü açıkladı. Batman’a giden gazeteci Ezgi Başaran da katledilen ailenin yakınlarının ölümlerden özel harekatçıların sorumlu olduğu şüphesini aktardı.

Mizgin Doğrul, kızı Sultan ve erken doğumla dünyaya geldikten sonra hayatını kaybeden bebeği, polis memuru Adem İlkkılınç ve üç PKK’linin hayatını kaybettiği 26 Eylül gecesi Batman’da yaşanan çatışmaya ilişkin HPG yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada anlatılanlar resmi kaynakların verdiği bilgilerden farklılık taşıyor.

Resmi kaynaklar Batman’da PKK ile polisler arasında yaşanan çatışmada bir polis memuru üç PKK’linin öldüğünü, çatışma esnasında Doğrul ailesine ait aracın arada kalması üzerine bu aileden Mizgin Doğrul ve üç yaşındaki kızı Sultan Doğrul’un hayatını kaybettiğini, Talat Doğrul’un yaralandığını, ailenin diğer iki çocuğunun ise yara almadan kurtulduğunu açıklamıştı.

HPG tarafından 28 Eylül günü yapılan yazılı açıklamada olaya ilişkin farklı iddialar gündeme getirildi. ANF’nin haberine göre HPG açıklamasında, “26 Eylül günü Batman’da yaşanan olayda yaşamlarını kaybeden Mizgin ve Sultan Doğrul isimli insanlarımızın katledilmesi tamamen AKP polisleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu olayla uzaktan ve yakından herhangi bir alakamız yoktur” dedi.

HPG tarafından yapılan açıklamada 26 Eylül 2011 tarihinde Batman merkeze 2 kişilik bir tim gönderildiği, bu timin eylem amacıyla bir aracı gasp ederek şehir merkezine gittiği, gasp edilen aracın sahibinin polise yaptığı ihbar sonucu timin deşifre olduğu 2 PKK’linin aracı başka bir noktaya bırakarak bir inşaatta saklandığı aktarıldı.

Aracın bırakıldığı noktaya giden polisin aracı görür görmez yaylım ateşine tuttuğu, Bu ateş sırasında oradan geçmekte olan Doğrul ailesinin ateş altında kaldığı söylenerek sonrasında yaşanan başka bir çatışma olduğu belirtildi.

HPG açıklamasında, bu olay yaşandıktan iki saat sonra 2 PKK’linin gizlenmiş olduğu şehir merkezi dışındaki inşaata polislerin geldiğini burada bir çatışma yaşandığını Mahsum ve Bager kod adlı iki PKK’linin ve bir polisin burada öldüğünü belirtiyor. Açıklamada PKK’li olarak yansıtılan üçüncü kişinin ise inşaatta çalışan bir işçi olduğu ifade edildi.

Başaran’a anlatılanlar
Çatışmanın yaşandığı Batman’a giden Radikal’den Ezgi Başaran gazetenin bugünkü sayısında gözlemlerini yazdı. Başaran Batmanlıların konuşmaktan kaçındığını belirtirken bölgede kendisine anlatılanları şöyle aktardı:

“Olayın Batman’daki konuştuğum kişilere göre anlatımı: “İki PKK’lı iki gece önce Ömergöze Köyü’nün girişine yakın bir yerde arabasını park etmiş iki kişinin arabalarını gasp ederler. ‘Biz eyleme gidiyoruz. Bir süre sonra arabanızı getireceğiz’ derler. Elleri bağlanan kişilerden biri ellerini çözer ve polisi arar: Başımıza bu geldi, bizim arabamızla bir eylem olursa sorumluluk bizim değildir.”

Plakayı alan özel harekâtçı polis Serdar adı verilen zırhlı aracıyla Ömergöze Köyü’nü şehre bağlayan yolda beklemeye başlar. Tam o sırada annesini ve kayınvalidesini ziyaret eden Talat Doğrul’un arabası da o yolda seyir halindedir. Yan yoldan çıkar ve Körük Caddesi’ne bağlanır. Açılan ateş sonucu kurşun anne, baba ve Sultan’a isabet eder. Talat Doğrul yaralı halde otomobili 1 km daha sürerek hastaneye varır. Bu arada ağabeyini telefonla arar. Köydeki akrabalar soluğu hastanede alır. O sırada emniyet mensuplarıyla aile arasında ciddi bir tartışma yaşanır.

PKK’lı sayısı iki mi üç mü?

Peki PKK’lılar nerede yakalanır? Yine anlatılana göre hikâye şöyle: Çatışma çıktığını gören PKK’lılar direksiyonu sağa kırıp bir şantiyeye sığınır. Polis takibi sonucunda çatışmada üç polis yaralanır, birinin beyin ölümünün gerçekleştiği söyleniyor. Ve üç PKK’lının da öldüğü. Yani inşaatta üç kişi ölmüştür ve fakat PKK’ya göre eyleme gönderdikleri PKK militanı sayısı ikidir. Üçüncü kim, bilinmiyor. Tahminler o sırada inşaatta yatan bir işçi olduğu…

Köydeki ikinci çadır kadınların… Hastaneye vardığında çatışmadan sağ kurtulan 11 yaşındaki Hivda’nın babaannesine “Bizi askerler vurdu” dediğini öğreniyorum. Asker dediği, özel harekatçı polisler mi? Böyle sorunca hemen “Biz bilmiyoruz. Hivda da küçük çocuktur, şoktadır, ne dediğini bilmez” diyorlar.”

(sendika.org)

Kategori: Manşet