ManşetSağlık

Bahar yorgunluğu ile nasıl başedilir

”Mümkün olduğunca alışveriş merkezlerine değil, doğaya gitmeli, televizyon karşısında daha az oturarak, sevdiklerimize daha çok zaman ayırmalıyız”

Mevsim döngüsüne bağlı olarak insanların duygu durumlarında değişiklikler olabildiğini en azından kendi deneyimlerimizden hepimiz biliyoruz. Uzmanlar, doğadan uzak kapalı alanlarda geçirilen uzun zamanların, güneşin olumlu etkilerinden mahrum kalmanın, hava kirliliği gibi dış etkenlerin bahar depresyonlarını tetiklediğini söylüyorlar. Modern şehir hayatının birer parçası olan yoğun çalışma temposu, ekonomik kriz ve ardından gelen işsizlik ve gelecek kaygıları, bir yandan bedenimizi incitip vücudun bağışıklık sistemini zayıflatırken diğer yandan da halsizlik, bitkinlik ve çöküntü hissi ile ortaya çıkan mevsimsel depresyonlara davetiye çıkarıyor.
Türkiye Psikiyatri Derneği Bursa Şubesi Başkanı İbrahim Karakılıç, basında yer bulan konuya ilişkin değerlendirmesinde’’bahar yorgunluğu ile başlayan sürecin tükenmişlik sendromuna yol açacağı bilgisini vermiş. Karakılıç bu sendromundan kurtulmak için de yaşam koşullarının değiştirilmesinin gerekli olduğunu, bu mümkün değilse, bu sendroma yakalanmamak için mümkün olduğunca alışveriş merkezlerine değil, doğaya gitmeli, televizyon karşısında daha az oturarak, sevdiklerimize daha çok zaman ayırmalıyız” demiş
”Tükenmişlik sendromu”nun hafife alınmaması gerektiğine de işaret eden, Karakılıç,  tedavi uygulanmaması durumunda, panik atak, obsesif kompulsif bozukluk, huzursuzluk, gerginlik, iş yerinde performans düşüşü, aile içi ve toplumsal ilişkilerde bozulmalar ile psikosomatik rahatsızlıklar olan reflü, mide ülseri, vücutta döküntüler ve sindirim sistemi problemlerinin ortaya çıkabileceği bilgisini de basın mensuplarıyla paylaşmış.
Biz de Yeşil Gazete yaşam sayfası ekibi olarak, her türlü kaynağı tarayarak, bahar yorgunluğundan kurtulma kılavuzu hazırladık:

-Çalışma hayatı ile özel hayat arasındaki dengeyi ihmal etmeyin, yani tembellik hakkının çalışma saatlerinin azaltılmasının yılmaz savunucusu olun.

-Doğada yaşamak mümkün değilse de doğayla uyumlu kentlerde yaşamayı deneyin.

-Fırsat buldukça, denize, akar suların yakınlarına, parklara kaçın, toprağa dokunmanın sağaltıcı etkilerini anımsayın.

-Egzersiz yapmanın, daha iyisi âşık olmanın ve sevişmenin mutluluk verdiğini, vücudunuzun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini bilin.

-Mümkünse kendi yemeğinizi, yaşam enerjisi kaybolmamış gıdalarla kendiniz hazırlayın ve başkalarıyla paylaşın.

-Bazen hangi gıdaları yediğiniz değil, nasıl tükettiğiniz daha önemlidir.

-Büyük ve kalabalık sofralarda yemek yiyin, mümkünse buzdolabı kullanmayın.

-Uzmanların da dediği gibi alışveriş merkezlerinden ve televizyondan uzak durun.

-Ve tabi ki günlük yaşamda haz almadan geçirilen zamanları azaltın.

Kategori: Manşet