ManşetSivil Toplum

Askerin hakkı yok

0

Asker Hakları Platformu, 2014 raporunu açıkladı. 2012 Nisan-2013 Nisan döneminde yapılan 653 zorunlu askerin başvurusu üzerinden oluşturulan verilere  göre, asker intiharları sivillerden 2,5 kat fazla. Siteye başvuru gönderen her 12 askerden biri ise intihar etmeyi düşünüyor.

askerhakları

www.askerhaklari.com sitesine yapılan başvurular temel alınarak hazırlanan raporda,TSK bünyesinde gerçekleşen insan hakları ihlâllerine ilişkin iddialar incelenerek, somut çözüm önerileri sunuldu. Raporda TSK’nın sivil denetime açılması önerisi yapılırken, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun böyle bir denetimi yapabilecek idari altyapıya sahip olduğu aktarıldı. Yapılan başvurulara göre en çok başvuru sırasıyla Ankara, İstanbul ve İzmir şehirlerinden geldi. Disiplin koğuşlarının kaldırılması ise insan hakları açısından önemli bir reform olduğu vurgulandı.

Asker intiharlarıyla ilgili TBMM’de sunulan tüm soru önergelerinin “geçiştirildiği” iddia edilen raporda, aynı dönemde sunulan 18 araştırma önergesinin tamamının reddedildiği bilgisi paylaşıldı. Acılı ailelerin sorularının tatmin edici şekilde cevaplanması ve intiharlara ilişkin verilerin kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulunuldu.

 İntiharlar

Başvuru yapan 653 askerin 54’ünün, yani her 12 askerden birinin intihar etmeyi düşündüğü belirtilirken, asker intiharlarının, TÜİK verilerinde yer alan sivil intiharlara göre 2,5 kat yüksek olduğu aktarıldı. TSK’nın ve Milli Savunma Bakanlığı’nın “sivilde de aynı oranda intihar oluyor, 20-24 yaş grubu ise intihar açısından zaten risk grubu” açıklamalarının bilimsel verilere dayanmadığı ifade edilirken, TÜİK verilerine göre intiharların 20-24 yaş grubunun en düşük risk grubu olduğu kaydedildi.

Ruhsal desteğin kısa dönem askerler yerine, asker psikolojisi konusunda uzman sivil personel tarafından sunulması önerirken platform, intiharların daha etkin şekilde takip edilip sorunlara çözüm bulunabilmesi için, Milli Savunma Bakanlığı’na, “intihar dışı ölümler” (ecel vb) şeklinde kayda geçen ölümlerin verilerini kamuoyuyla paylaşma çağrısı yaptı.

Orantısız cezalar

İlk raporda “orantısız ve çok ağır cezalar” sebebiyle %9 oranında şikâyet alınırken, ikinci raporda 182 başvuru ile bu oran üçe katlanarak %28 oldu. Yer yer ağır şiddete dönüşen ve ölüme sebebiyet verebilen orantısız cezaların önüne geçilmesi yolunda, disiplin koğuşlarının kaldırılması “en önemli ve olumlu reform” olarak nitelendirilen toplantıda buna karşın rütbeli personelin yetkileri muğlak olduğu için, rütbelilerin keyfi olarak insan hakkı ihlâli derecesinde ağır disiplin cezaları verebildiği aktarıldı.

Sağlık hakkına kısıtlı erişim

Sağlık hakkına erişimle ilgili şikâyetler büyük bir artış göstererek, toplam başvuruların yüzde 24’ünü oluşturdu. Komutanlar ve hekimlerin, sağlık mazeretiyle gelen askerlere genellikle şüpheyle yaklaştığı ve asker başvuruları incelendiğinde hızlı ve yeterli sağlık hizmetine kavuşma konusunda sorunlar olduğu dile getirildiği toplantıda, bu konuda 781 numaralı başvuru örnek gösterildi: “Vatani görevimi yapmakta iken görev esnasında geçirmiş olduğum kaza nedeniyle sol gözümü %95 oranında kaybettim. Bakım esnasında araçtan sıçrayan demir çapağı sol gözüme saplandı. (…Tedavi görmeye başladığımda) Takriben kazadan bu yana 15 gün geçmişti.”

Sivil denetim

TBMM’nin, asker intiharları konusunda yeterli bir sivil denetim gerçekleştirmediği kaydeden platform, bu konuda verilen soru önergelerinin keyfi ve yetersiz cevaplarla sonuçlandığını, 18 adet araştırma önergesinin ise reddedildiği ifade etti.

İhlâller etkin soruşturulmuyor

Raporda, TSK bünyesinde yaşanan insan hakları ihlâlleriyle ilgili etkili bir yargılama yapılmadığı ifade edildi. Şikâyetlerin neredeyse tamamında asker ailelerinin “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı ile karşılaştığı, intihar vakalarında ise rutin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin itirazları reddettiği ve acılı ailelerin etkili bir soruşturma yapılmamasından yakındığı vurgulandı.

Asker haklarının çözüm önerilerinde bazıları ise şöyle:

Yapısı gereği etkin bir soruşturma ve yargılama yapamayan, AİHM içtihatlarına da aykırı olan askeri yargı sistemi bir an evvel kaldırılmalı, tüm faaliyetler sivil yargı yoluyla denetim altına alınmalıdır.

TSK’nın insan hakları ihlâlleri ve intiharlar konusunda şeffaflaşması gerekmektedir. Acılı ailelerin tüm soruları resmi makamlarca cevaplanmalı, kamuoyunun aydınlatılması açısından TSK verilerini düzenli olarak paylaşmalıdır.

Profesyonel askerliğin yaygın hâle getirilerek zorunlu askerlik uygulamasına son verilmesi gerekmektedir.

Çıkarılan Yeni Disiplin Kanunu, rütbelilere geniş bir tahakküm yetkisi sağlamaya devam etmektedir. Hakaret, dayak, tehdit gibi keyfi muamelelere son verecek; disiplini mutlak hiyerarşi yerine hukukun üstünlüğü yoluyla sağlayacak bir düzenleme yapılmalıdır.

(T24 / Yeşil Gazete)

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.