ManşetTürkiye

Anayasa Mahkemesi karar verdi: Bekara konut hakkı verilmemesi ayrımcılık yasağının ihlali

Batman Hasankeyf‘te yapılan baraj nedeniyle evlerin yeni yerleşim alanına taşınması projesinden bekar olduğu gerekçesiyle yararlandırılmayan Nuriye Arpa‘nın Anayasa Mahkemesi‘ne bireysel başvurusu sonucunda mahkeme, ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine hükmetti.

Yüksek Mahkeme ayrıca, konuyla ilgili yeniden yargılama yapılarak ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için karar örneğinin yerel mahkemeye gönderilmesini kararlaştırdı.

‘Aile vasfı taşıma şartı’

AA‘da yer alan habere göre, Ilısu Barajı‘nın ilçe merkezini etkilemesi dolayısıyla yapılan kanun değişikliğiyle ilçe merkezinin yeni yerleşim alanına taşınması kararlaştırıldı. Bu durumdan etkilenen vatandaşlara 5543 sayılı Kanun’un geçici 8’inci maddesiyle belirlenen hususlar kapsamında mülklerinin temini sağlandı. Ancak, ilgili kanunda “aile vasfını taşıma” şartı bulunduğundan annesini 2008 yılında, babası ise 2010’da kaybeden ve bekar olan Nuriye Arpa yararlanamadı.

Arpa, bunun üzerine Batman Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü‘ne başvuruda bulundu ve olumsuz cevap aldı. İdari işlemin iptali istemiyle açtığı dava da mahkeme tarafından reddedildi. Nuriye Arpa, bunun üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptı.

Yüksek Mahkeme ise, mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine hükmetti.

Mahkemenin ihlal kararının gerekçesi

Anayasa Mahkemesi ihlal kararının gerekçesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 1 numaralı protokolünün “mülkiyetin korunması” başlıklı birinci maddesini hatırlattı ve AİHS’nin 14’üncü maddesinde de hak ve özgürlüklerin hiçbir ayrımcılık gözetilmeden sağlanması gerektiğine yer verildiğini kaydetti.

Kararda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre farklı muamelenin nesnel ve makul bir gerekçeye sahip olunmaması halinde “ayrımcı” olarak nitelendirileceği belirtilerek, Anayasa’nın 35’inci maddesinde de mülkiyet hakkının tanımlandığı ve Anayasa’nın 10’uncu maddesine göre de herkesin kanun önünde eşit olduğu aktarıldı.

Devlet organları ve idarenin bütün işlemlerde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etme zorunluluğunun bulunduğu belirtilen kararda, başvurucunun bölgedeki mülkiyeti nedeniyle hak sahibi olduğu, anılan haktan yararlanamamasının tek sebebinin ise “aile olma vasfını taşımaması” olduğu bildirildi.

Baraj projesi nedeniyle evleri sular altında kalan kişilere hak tanınmasının sebebinin mağduriyetin giderilmesi olduğu belirtilen kararda, “Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi Anayasa’da güvence altına alınan hak ve özgürlüklerden yararlanılırken nesnel ve haklı bir neden olmaksızın aynı veya benzer durumda bulunan kişilere farklı muamelede bulunulmasını yasaklamaktadır” denildi.

Somut olayda, kardeşi olmayanların ve bekar olanların haktan mahrum kaldıkları ifade edildi ve farklı muamele yapıldığının açık olduğu kaydedildi.

İdarenin ve mahkemenin kararında, farklı muamelenin sebebine ilişkin açıklamanın bulunmadığı belirtilen kararda, “Bu durumda başvurucunun 5543 sayılı Kanun’un geçici 8’inci maddesinin (3) numaralı fıkrasıyla getirilen konut yardımı hakkından yararlanılması bakımından maruz bırakıldığı farklı muamelenin nesnel ve haklı bir temelin bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Farklı muamelenin haklı bir sebebinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından orantılılık yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35’inci maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir” denildi.

Kategori: Manşet