YerelDoğa MücadelesiEditörün SeçtikleriManşet

Alamos Gold ‘öldürme’ ve ‘soykırım’ suçlamasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne şikayet edildi

Aralarında Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin de yer aldığı 20 doğa savunucusu, yürütmek istediği madencilik faaliyeti nedeniyle Kazdağları’nda büyük bir yıkıma yol açan ruhsatsız Alamos Gold’u Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne şikayet etti.

Şirketin madencilik faaliyetlerinin hem iklim krizine neden olması hem de koronavirüs tarzındaki salgınların ortaya çıkmasına sebep olarak insanlığa karşı suç işlediği belirtilen dilekçede, söz konusu şirketin cezalandırılması talep edildi.

Dilekçede şirket “Gezegende yaşayan 7,6 milyar insanın veya bir bölümünün ölümüne neden olan veya olacak süreci başlatmak/sürdürmek/ katkı koymak” ile itham edildi.

‘Çevre suçları UCM’de görülmeye başlanmalı’

Yapılan başvuru hakkında Yeşil Gazete’ye değerlendirmede bulunan Avukat İsmail Hakkı Atal, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin henüz bu tarz davalara bakmadığını ancak son gelişmeler ışığında mahkemenin çevre suçlarını da incelemeye başlayacağının sinyalinin verildiğini söyledi.

2016 yılında çevre suçlarının UCM’de yargılanabileceğine dair bir mütalaa yayınlandığını belirten Avukat Atal, 2019 LAhey taraflar konferansında düzenlenen bir alt konferansta  iklim değişikliği sebebiyle sular altında kalma tehlikesinde bulunan Vanuatu adasının UCM’nin  yargı yetkisini kabul ettiğini hatırlattı.

Dünyanın her tarafından çevre suçlarına ilişkin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvuru yapılması gerektiğini söyleyen Atal, “Tüm dünya halkları bununla ilgili başvuru yaparsa, bu tarz davaların UCM’de görülmesi ekolojik yıkıma sebep olan şirketlere büyük bir darbe olacaktır” ifadelerini kullandı.

‘Öldürme’ ve ‘soykırım’ ile suçlandı

Alamos Gold’a ilişkin başvuru hakkında da detayları paylaşan Atal, şikayetlerini UCM Roma Statüsü 7’inci Maddede yer alan a, b ve k fıkraları üzerinden gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bilimsel araştırmalar ile desteklenen başvuruda madencilik faaliyetleri sonucunda küresel koronavirüs salgınlarına neden olmak ve orman varlığını eksilterek bölgesel ekosistemlerde salgının yıkıcılığını arttırmak gerekçe gösterilerek a fıkrasında yer alan “öldürme” suçunun işlendiği belirtildi.

Madencilik faaliyetinin iklim koşullarını ve karasal-denizel döngülerini bozduğu belirtilen dilekçede insanların temiz hava, su ve toprak ihtiyaçlarına ulaşamayacağı belirtildi. Koronavirüs sebebiyle gerçekleşen ölümlerin çapı düşünülerek şirketin b fıkrasında yer alan “toplu yok etme” (genocide) suçu işlediği öne sürüldü.

Son olarak da tedavisi bulunamayan ve insanlığı büyük acılara sürükleyen koronavirüs ve diğer salgın hastalıklara yol açarak şirketin “Kasıtlı olarak ciddi ıstıraplara ya da bedensel, zihinsel veya fiziksel sağlıkta ciddi hasarlara sebep olduğu” belirtildi. Bu çerçevede UCM Roma Statüsü’nün k fıkrası uyarınca cezalandırılması talep edildi.

20 çevre aktivisti başvurdu

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin yanı sıra başvuruda bulunan kişiler arasında şu isimler yer aldı: Ferzan Aktaş, Elif Başaran, Serkan Kabak, Melis Emine Tantan, Güleda Erensoy, Murat Bütüner, Murat Barış Ugan, Alper Dönmez, Rıdvan Yüce, Onur Uysal, Mehmet Öztürk, Deniz Öztürk, Bengü İlke Çiçek, Sema Demir, Samet Palut, İjlal Gitmez, Burcu Gündüz Karakadılar, Besim Karakadılar, İsmail Hakkı Atal ve Günçe Çetin 

 

Kategori: Yerel