Kazdağı Ekofestivali’nin yasaklanmasını eleştiren aktivistler beraat etti

Kazdağı Ekofestivali'nin yasaklanmasına karşı basın açıklaması yaptığı için yargılanan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği'nin yönetim kurulu üyeleri beraat etti.

2004 yılından beri düzenlenen Kazdağı Ekofestivali’nin Bayramiç Kaymakamlığı‘nca bu yıl yasaklanması üzerine bir basın açıklaması yaptıkları için yargılanan ekoloji aktivistleri beraat etti.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği‘nin Yönetim Kurulu üyeleri 20 Haziran 2023’te kaymakamlık önünde basın açıklaması yaptıkları için Bayramiç Asliye Ceza Mahkemesi’nde “2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na Muhalefet” suçundan yargılanıyordu.

İlk duruşmada beraat kararı çıkmamış, hakim kaymakamlık önündeki alanının kaymakamlığın eklentisi olup olmadığının araştırması için keşif kararı vererek duruşmayı 5 Ekim’e ertelemişti.

Savcı beraat istedi

05 Ekim’deki karar duruşmasında Cumhuriyet Savcısı, mahkemeye sunduğu mütalaasında, yargılamaya konu olayda gösterinin sırf Kaymakamlık Hizmet Binası önünde yapılması sebebiyle kanuna aykırı olduğu kanaatine varılamayacağını, zira gösterinin ve basın açıklamasının yapılmasının ardından olaysız bir şekilde sonlandırıldığı dikkate alındığında, gösterinin ‘barışçıl” nitelikte olduğu ve Anayasa’nın 34.maddesi ile Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında ‘Barışçıl amaçlarla bir araya gelmiş kalabalıkların
toplantı hakkını kullanırken kamu düzeni açısından tehlike oluşturmayan ve şiddet içermeyen davranışlarına devletin sabır ve hoşgörü göstermesi çoğulcu demokrasinin gereğidir” kuralının benimsendiği dikkate alınarak sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi” yönünde talepte bulundu.

Mahkeme de bu talebi kabul ederek, derneğin beş yönetim kurulu üyesi; Süheyla Doğan Ünal, Emine Çelik Adıgüzel, Filiz Taşezen, Seyhan Yüksek ve Meryem Esenay Hacıosmanoğlu‘nun beraatine karar verdi.

Davada ekolojistleri savunan Altıparmak Hukuk Bürosu‘ndan Av. Özlem Altıparmak, kamu düzeninin zarar görmediği, kamu hizmetinin verilmesinin engellenmediği, çevrenin zarar görmediği bu açıklama sebebiyle daha en başında müvekkillerimiz hakkında bir soruşturma açılmaması gerektiğine belirtti:

“Ülkemizde özellikle insanların ve doğanın haklarını koruma mücadelesi yürüten savunucuların ve yurttaşların soruşturma ve dava tehditleri ile karşılaşmaları yeni bir hadise değildir. Uluslararası hukuk alanında SLAPP (Kamu Katılımına Karşı Stratejik Dava) olarak adlandırılan bu kavram, hak savunucularını ve doğanın tahribatını durdurmaya çabalayanları sindirmek ve susturmak amacıyla başlatılan yargısal işlemleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Bayramiç Asliye Ceza Mahkemesindeki bu dava ve soruşturma süreci de bu tür bir sindirme örneğidir. Bu davada yargılanan müvekkillerimizin üyesi olduğu Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği de 2012 yılından bu yana, ekolojik yaşamın inşasına katkıda bulunmak ve ülkenin havasını, suyunu, toprağını, sulak alanlarını, ormanlarını, zeytinliklerini korumak amacıyla çalışmalar yürütmektedir. Ekolojik yıkıma yol açan enerji, madencilik, imar baskısı, turizm gibi çeşitli projelere karşı yoğun bir şekilde mücadele eden Dernek, rahatsız ettiği kesimlerin itibarsızlaştırma, yasaklama, şikayet, suç duyurusu, dava açma gibi baskılarıyla karşılaşmaktadır.

Neticede, tüm dünyada ve ülkemize binlerce örneği bulunan meşru, şiddet içermeyen, barışçıl, demokratik toplum gereklerine uygun bir şekilde yapılmış toplantılardan bir tanesi olan basın açıklaması nedeniyle müvekkillerin beraat etmesi doğru bir karardır.”

Beraat eden aktivistler: Baskı ve davalar bizi durduramaz, mücadeleye devam

Yargılanan aktivistler, duruşma sonrası yaptıkları basın açıklamasında derneklerinin 2012 yılından bu yana, ekolojik yaşamın inşasına katkıda bulunmak ve Kazdağları’nın havasını, suyunu, toprağını, sulak alanlarını, ormanlarını, zeytinliklerini korumak amacıyla, ekolojik yıkıma ve ekokırıma yol açan enerji, madencilik, imar baskısı, ekoturizm gibi çeşitli projelere karşı yoğun bir şekilde mücadele ettiğini hatırlattı.

Bu mücadele sırasında rahatsız ettikleri kesimlerin ve çeşitli kurumların itibarsızlaştırma, yasaklama, şikayet, suç duyurusu, dava açma gibi çeşitli baskıları ile karşılaştıklarını belirten aktivistler, “Hakkımızda açılan davalarla, suç duyuruları, baskılar, itibarsızlaştırmalar bizleri yıldıramaz ve mücadelemizden alıkoyamaz. Demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanmaktan asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

 

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Karacasöğüt’te 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı’na marina için ÇED gerekli değilmiş

Marmaris'te 1. Derece Arkeolojik Sit alanına yat iskelesi ve turizm tesisi projesine valiliğin verdiği 'ÇED gerekli değil' kararı İdare Mahkemesi'nce de uygun bulundu.

[COP29] Petrol zengini Suudi Arabistan müzakereleri sabote ediyor

Suudi Arabistan delegeleri, Bakü'deki iklim zirvesinde fosil yakıtlardan uzaklaşma, adaptasyon, iklim taahhütleri gibi kritik konulardaki müzakereleri her fırsatta engelliyor.

[COP29] Fosil yakıt sübvansiyonlarını kaldırma koalisyonuna üç ülke daha katıldı

Birleşik Krallık, Yeni Zelanda ve Kolombiya'nın katılmasıyla 'Sübvansiyonlar Dahil Fosil Yakıt Teşviklerinin Aşamalı Olarak Kaldırılması Uluslararası Koalisyonu'na üye ülke sayısı 16'ya yükseldi.

Yerel örgütler ‘nefes alan Türkiye’ için kömürden adil çıkış istiyor

16 yerel iklim ve çevre örgütü, COP29'a kalabalık bir heyetle katılan Türkiye'den kömürden adil bir çıkış takvimini açıklamasını talep etti.

‘Süper zenginlere vergi’ G20 Zirvesi’nin sonuç bildirisine girdi

Rio'da yapılan G20 Zirvesi'nin sonuç bildirgesinde dünyayı en çok kirleten süper zenginlere ek vergi, iklim finansmanının artırılması yer aldı; 1.5C hedefi teyit edildi

EN ÇOK OKUNANLAR