Akbelen DirenişiDoğa MücadelesiManşetYerel

Akbelen’de büyük buluşma: Köyümüzü terk etmiyor, ondan vazgeçmiyoruz!

0
Muğla İkizköy‘deki Akbelen Ormanları’nda termik santrallere kömür sağlamak için yapılan kıyım ve dinamit patlatmaları nedeniyle destek çağrısı yapan Akbelenliler bugün tekrar nöbet alanında toplandı.

Limak Holding ve İÇTAŞ ortaklığında kurulan YK Enerji şirketi, jandarma korumasında ormanda binlerce ağacı kestikten sonra şu sıralarda var olan dev maden alanını ormanı yok ederek genişletmek için dinamitle patlatmalar yapıyor ve bu köy halkının evlerine, bahçelerine ve zeytinliklerine büyük zarar veriyor. Akbelenlilerin destek çağrısına doğa savunucuları, sivil toplum örgütü üyeleri ve siyasetçiler yanıt vererek nöbet alanında onlarla bir araya geldi.

Haftanın her günü onlarca dinamit patlatması yapan şirket, buluşma sırasında patlatmalara ara verirken, aktivistlerle güvenlik güçleri arasında sık sık konulan  arama-kontrol noktalarında, toplantı alanına giriş esnasında ve katılımcıların dinamit patlatılan alana girmek istemesi üzerine zaman zaman gerilim ve arbede yaşandı.

Köylülere destek için İzmir, Bodrum, Denizli, Aydın ve Antalya‘dan kalkan otobüsler, kış lastiği olmadığı gerekçesiyle uzun süre engellenirken, bölge halkı ve destekçiler  jandarmanın karakol kurduğu eski nöbet alanına kadar ‘ekokırım suç mahalli’ şeridi çekti.

‘Zeytincilik Kanunu’nu uygulayın’

Toplantı alanında okunan basın açıklaması şöyle:

“Biz İkizköylüler 4 senedir topraklarımız, zeytinlerimiz, ormanımız, köyümüz için canımız pahasına mücadele ediyoruz. Canımız pahasına diyoruz, çünkü canımızın hiçe sayıldığı ağır süreçlerden geçiyoruz. Madenle köyümüzün arasındaki tek kalkan olan Akbelen Ormanı’nı ne yazık ki tüm çabamıza rağmen kaybettik. Jandarmanın koruması altında bu hukuksuz kesimi bitirdiler. Bu sırada biber gazına, jopuna, tomasına göğüs germek zorunda kaldık; aylarca jandarma ablukası içinde yaşamaya çalıştık. Şimdi yıllardır mücadele ettiğimiz maden ile burun buruna hayatta kalma savaşı veriyoruz. Evlerimizin karşısında, sarsıntıdan çatlayan duvarlarımıza rağmen her gün dinamitler patlatılıyor. Adeta depremi yaşıyoruz. Bir gün çatlayan duvarların altında kalmaktan; yaşlılarımıza, çocuklarımıza, ailelerimize zarar gelmesinden, yuvamızın bize mezar olmasından korkuyoruz. Bununla ilgili köylüler olarak yaptığımız şikayetlere  ‘Kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı tebliğ edildi. Gelip evlerimizde inceleme bile yapılmadı, altında yaşadığımız çatlak ve yarık duvarlara bakılmadı,  güvenliğimizden sorumlu herkes sırtını bize, bizim acı gerçeklerimize döndü.

“Yetmedi. Zeytincilik Kanunu’na rağmen zeytinliklerimizin hemen yanında, 100 metre uzağında durmaksızın iş makineleri çalışmaya devam ediyor. Yıllar önce tonlarca zeytinyağı hasadı yapan biz köylüler, şimdi evimizi zor geçindiriyoruz. Verimlerimiz yarı yarıya düştü. Akbelen’in içindeki zeytinlerin bir kısmına jandarma ve şirketin baskısı sebebiyle ulaşamıyoruz. Akıbeti bilinmeyen zeytinliklerimiz var. Akbelen’de kanunlar işletilmediği gibi, can güvenliğimiz de gözetilmiyor. Başta bugün burada toplanan İkizköylüler, Karacahisarlılar, Çamköylüler ve dayanışmaya gelen tüm dostlarımızla birlikte; görevini yapmayan, sesimizi duymayan, hâlimizi görmeyen tüm kurumlara, tüm yetkililere sesleniyoruz:

Milas ilçe tarım müdürlüğü, Muğla İl Tarım Müdürlüğü, Milas Kaymakamı, Muğla Valisi, Tarım Orman Bakanı İbrahim Yumaklı!

İki şirketin cebi doyacak diye biz köylüleri aç bırakmayın, mağdur etmeyin. Güvenliğimizi sağlayın. Akbelen’de Zeytincilik Kanunu’nu uygulayın. Çünkü eğer bu kanunu  uygularsanız, biz zaten köyümüzde güvende olacağız. Bu topraklarda üreterek yaşamaya devam edeceğiz.

Bilin ki tüm yetkililer görevlerini yapana dek vazgeçmeyeceğiz. Bu haklı davadan dönmeyeceğiz. Topraklarımızı yıllardır satın almak isteyen YK Enerji’ye satmayarak, köyümüzü terk etmeyerek, fiili meşru mücadelemiz ve insanca onurlu bir yaşam için inadımız ile haklı mücadelemize devam ediyoruz. Köyümüzden, var olduğumuz topraklarımızdan, geçim kaynaklarımızdan vazgeçmiyoruz. Limak ve İçtaş köyümüzden gidene dek biz Akbelen’i terk etmiyoruz!”

Bakan aracının geçişi için kordon

Akbelen için eylem sürerken Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın, Ören’deki yat çekek yeri açılışına gitmek için bölgeden geçeceği haberi alınınca köylüler ve destekçiler yolu kapatmaya başlayınca jandarma müdahale etti. Yaşanan arbedenin ardından jandarma karayolunda 200 metrelik koridor oluşturdu. Bakan Yumaklı’nın aracının yer aldığı konvoy da geçip Ören Mahallesi’ne gitti.

‘Başka bir enerji mümkün’ raporu 

Eylem ve basın açıklamasının ardından nöbet alanında  Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Başkanı Emre Kartaloğlu, ‘Akbelen gerçeği ve başka bir enerji mümkün’ raporunu açıkladı. Raporda, Akbelen ormanlarının kesilmesi ile bölgede beklenen tehlikeleri anlatılıyor.

Milletvekillerinden destek 

İkizköy’deki Akbelen buluşmasına Bodrum Belediye Başkanı CHP‘li Ahmet Aras, HEDEP Milletvekili İbrahim Akın ile HEDEP Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Oruç da destek verdi. Hatimoğulları Oruç, burada yaptığı konuşmada “AKP şeker dağıtır gibi ruhsat dağıttı. Dağıtılan ruhsatların hiçbiri yasaya da uygun değil. Biz göreve gelince teker teker iptal edilecek. Akbelen ormanları ile Hatay Dikmece’deki direniş aynı direniştir. Hem Hatay’da hem Akbelen’de, Milas’ta her iki grup birbirine destek vermiştir. Biz de bu desteği Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne götürerek destek olmaya çalıştık” dedi.

‘Ölmek var, dönmek yok’

İkizköylüler adına konuşma yapan İkizköy Çevre Komitesi Sözcüsü Nejla Işık da şunları söyledi:

“24 Temmuz’dan beri burada üç aydır jandarma ve polis, güvenlik güçleri yaşamımızı kabusa çevirdi. Evlerimiz abluka altına alındı, ormanlarımız devlet kontrolünde yok edildi. Ormanları korumak, zeytinlik alanlarımızı korumak bize, köylüye düştü. Jandarma ormanları, zeytinlik alanları koruyacağı yerde bugün gördüğünüz gibi yine her zaman önümüze dikildi, bizi engelledi. Yaşam alanlarımızdan, ormanımızdan, zeytinliklerimizden vazgeçmeyeceğiz. Ölmek var dönmek yok. Biz bu yola baş koyduk. Köyümüzden, toprağımızdan ayrılmayacağız. Yaklaşık 4 yıldır sürdürdüğümüz eylemler devam edecek. Tüm Türkiye sesimizi duydu, hükümettekilere, bu devleti yönetenlere sesimizi duyuramadık.”

Bodrum Kent Konseyi Üyesi Figen Çöloğlu da “Bu sadece Milas’ın sorunu değil tüm Türkiye’nin sorunu. Bu nedenle bugün buradayız. Doğamızı suyumuza toprağımıza sahip çıkmak için bugün buraya geldik” dedi.

Akbelen buluşması yeni nöbet alanında desteğe gelenlere bugüne kadar yaşadıklarını anlatan köylüler ise yaklaşık dört yıldır verdikleri mücadele sırasında bölgede yedi  köyün kömür için maden ocaklarına feda edildiğini, şimdi sırada diğer köyler olduğunu belirtti; topraklarından ve zeytinliklerinden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Cangı: Valilik sağlık bandı oluştursun

İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı ise bölgede bir ekokırım suçu işlendiğini, doğanın geri dönülmez şekilde tahrip edildiğini, ekosistemin tehlike altında olduğunu söyledi. Burada yaşayan insanların, evlerinin ve hayvanların tehlikede olduğunu vurgulaya ve bölgede güven içinde yaşamanın mümkün olmadığını dile getiren Cangı, Muğla Valiliği’nin acil olarak maden ocağı ile köylerin yaşadığı İkizköy ve Akbelen arasında sağlık bandı oluşturması gerektiğini dile getirdi.

 

 

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.