LGBTİ+ManşetTürkiye

Adalet Bakanlığı’ndan BÜ sergisi davasına ilişkin AYM’ye yanıt: İslama göre haram imgeler

Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Dr. Hacı Ali Açıkgül, Boğaziçi Üniversitesi sergi davasına ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) cevap verdi.

Verilen cevapta, savcılık tarafından iddianamede kullanılan “İslam dini literatüründe yasak ve haram olarak kabul edilen eşcinsellik ve benzeri cinsel yönelimlere dair imgeler”, “LGBTİ+ olarak anılan bir sosyal kesim ve Türk toplumunun büyük bir çoğunluğunu oluşturan Müslüman vatandaşlar açısından halkın sosyal sınıf bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik edici nitelikte olduğu” ifadeleri tekrarlandı.

30 Ocak’ta tutuklanan ve 17 Mart’ta ilk duruşmada tahliye edilen Selahattin Can Uğuzeş, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle avukatları Levent Pişkin ve Deniz Yıldız aracılığıyla AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuştu.

‘Baştan savma bir metin’

Kaos GL‘de yer alan habere göre, Bakanlığın yanıtını değerlendiren Avukat Levent Pişkin, “Buradaki görüşler LGBTİ+’ların haklarına yaklaşırken dini referans dışında başka herhangi bir şeyin dikkate alınmadığının açık göstergesi” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı’nın AİHM içtihatlarından ve evrensel insan hakları hukukundan bihaber olması ve kamu görevlisi sıfatıyla anayasayı, eşitlik ilkesini bile isteye tahrip etmesi kabul edilebilir bir husus değil. Kaldı ki öyle baştan savma bir metin ki dokuzuncu sayfada müvekkil 216’ncı maddeden tutuklandığı halde ‘örgüt üyeliği’ üstünden tutukluluk gerekçelendirmeye çalışılmış. Ya kopyala yapıştır yöntemiyle hazırlanmış ya da bile isteye böyle bir yanlış yapılmış ki ikisi de metnin zaten tartışmalı olan hukukiliğine ciddi anlamda gölge düşürür.”

İddianamedeki ifadeler

Savcılığın ikisi tutuklu yedi öğrenci hakkında “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlaması ile birer yıldan üçer yıla kadar hapis istemiyle hazırlanan iddianamede yer alan ifadeler şöyle:

  • İçişleri Bakanı, İstanbul Valiliği, Diyanet İşleri Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve CHP Parti Sözcüsü’nün hedef gösterdiği öğrencilere ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede suçlama olarak “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” yer aldı.
  • İddianamede Yeni Şafak gazetesinin haberi üzerine soruşturma başlatıldığı ve yine bu soruşturma kapsamında Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü’nün polis tarafından arandığı da yer aldı.
  • İddianamede ayrıca, “İslam dini literatüründe yasak ve haram olarak kabul edilen eşcinsellik ve benzeri cinsel yönelimlere dair imgeler”, “LGBTİ+ olarak anılan bir sosyal kesim ve Türk toplumunun büyük bir çoğunluğunu oluşturan Müslüman vatandaşlar açısından halkın sosyal sınıf bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik edici nitelikte olduğu” ifadelerine yer verildi.

Soruşturma, “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” iddiasıyla açılmışken, iki öğrenci “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” iddiasıyla tutuklanmıştı.

Ne olmuştu?

Boğaziçi Üniversitesi‘ne rektör olarak Melih Bulu‘nun atanmasına karşı başlayan protestolar kapsamında hazırlanan sergide “Kabe görseli ve LGBTİ+ bayraklarının bir arada kullanılması” gerekçe gösterilerek yedi kişi yargılanmıştı.

Davada tutuklu iki sanığın tahliyesine karar verilmişti.

Kategori: LGBTİ+