Güney Yarımküre neden Kuzey’e göre daha fırtınalı?

Şikago ve Washington üniversitelerinden bir araştırmacı ekibinin, topografya ve okyanus akıntıları gibi değişkenlerin fırtına sayısı ve yoğunluğu üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğuna yönelik çalışmaları, iklim modellerinde güncellemeye katkı sağlayacak.

İklim modellerinin yenilenmesini sağlayacak

Chicago Üniversitesi’nden iklim bilimcisi Tiffany Shaw, “Dünyayı bir kavanoza koyamazsınız, bunun yerine fizik yasalarına dayanan iklim modellerini kullanıyoruz ve hipotezlerimizi test etmek için deneyler yapıyoruz” diyor .

Araştırmacılar her seferinde iklim modellerinin bir bölümünü değiştirdi, her iki yarımkürenin kara kütlelerini düzleştirdiklerinde ise fırtına yoğunluğu ve gücünde görülen farkın yarısı ortadan kalktı. 

Araştırmada daha sonra ılık su Kuzey Kutbu’nda soğuyup alçaldığında, güneye aktığında ve Antarktika’da rüzgarla yükseldiğinde üretilen, okyanus akıntısının büyük küresel ‘taşıyıcı bandına’ fren uygulandı. Dünya dağlarının düzleşmesine ek olarak, enerji aktarımındaki bu kayıp, iki yarım küredeki fırtına seviyelerini birbiriyle uyumlu hale getirdi.

Dahası, uydu gözlemleri , 1980’lerden bu yana Güney Yarımküre’de fırtına sıklığının arttığını, Kuzey Yarımküre’de ise büyük ölçüde değişmediğini gösterdi.

Bu, muhtemelen atmosferdeki ve okyanus sıcaklıklarındaki değişimlerin neden olduğu akıntılardaki değişikliklere bağlı. Söz konusu kaymalar, tüm dünya çapında oluyor, ancak kuzeyde deniz buzu ve kar kaybı ile artan güneş ışığı emilimi ile dengeleniyorlar .

Bilim insanları, ancak 2. Dünya Savaşı’ndan sonra, dünyadaki hava ve iklimi izliyor, ancak denizciler iki yarım küredeki farklı koşulları uzun süredir biliyordu. 1980’lerin başında büyük ölçekli, gerçek zamanlı uydu görüntülerinin ortaya çıkmasıyla , araştırmacılar hava koşulları hakkında çok sayıda yeni bilgi edinebildi ve bu da onların yıllar içinde nasıl değiştiğini haritalamalarına ve izlemelerine olanak sağladı.

Yeni bulgular, ısınan gezegenin iki yarımkürede fırtınaları ve hava durumu modellerini nasıl farklı şekilde etkileyebileceğini ve hangi değişkenlerin en önemli olacağını daha iyi anlamamıza yardımcı olmak için iklim değişikliği modelleri için kullanılacak. 

Shaw , “Çalışmamızla, iklim değişikliği tahminlerine olan güveni artırıyoruz ve böylece toplumun iklim değişikliğinin etkilerine daha iyi hazırlanmasına yardımcı oluyoruz” diyor : “Araştırmamdaki en önemli konulardan biri, gelecek hakkında söylediklerine güvenebilmemiz için modellerin bize şu anda iyi bilgiler verip vermediğini anlamak. Riskler yüksek ve doğru nedenle doğru cevabı almak önemlidir. “

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İklim örgütlerinden Türkiye’nin 2024 karnesi: Yetersiz ve çelişkilerle dolu

Sivil toplum örgütlerinin hazırladığı raporda, Türkiye’nin yenilenebilir enerji enerjisi kapasitesini artırma hedefi olumlu bulunurken, nükleer bağımlılığı ve kömürden çıkış projeksiyonu olmaması eleştiriliyor.

Kanal İstanbul için rezerv alan ve imar planlarına yargı engeli

İstanbul 5. İdare Mahkemesi, Kanal İstanbul Projesi'ne ilişkin alınan rezerv alan ilanı ve 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği kararlarını hukuka aykırı bularak iptal etti.

Ağva plajına mahmuz darbesi

Devlet Su İşleri’nin Ağva Plajı’na yapmayı planladığı mahmuz projesi...

Pirosmani: Bir sanatçı ardında ne bırakır?

Gürcü tiyatro topluluğu The Wandering Moon Theatre’ın ikinci yapımı...

Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu kuruldu

Mavera Maden şirketi tarafından Devrek, Akçakoca, Alaplı’nın Fındıklı, Belen,...

EN ÇOK OKUNANLAR