Bugün 5 Nisan Dünya Çevre Günü. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1972 yılında Stockholm’de gerçekleştirilen BM İnsan Çevresi Konferansı’nda 5 Haziran’ı Dünya Çevre Günü olarak belirledi.
Küresel çevre sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlayan özel gün kapsamında Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), dünya genelinde milyonlarca insanın katıldığı etkinlikler ve faaliyetler düzenliyor.
Her yıl farklı bir konuya odaklanan Dünya Çevre Günü’nde bu yılın teması; çölleşme, kuraklık ve arazi bozulması. Geçen yıl plastik kirliğiyle mücadele, ondan önce de ekosistem restorasyonu, hava kirliliği ve yaban hayatı gibi konulara odaklanılmıştı.
Dünya çapında küresel iklim değişikliğinin de etkisiyle çölleşme ve kuraklık olayları her geçen gün daha da artarken, vatandaşların, ekoloji aktivistleri ve örgütlerin mücadelesi de sürüyor.
‣ 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Yerküremiz ‘Tek Dünya’
‣ Stockholm’den 50 yıl sonra bir dünya çevre günü daha…
Bu yılın ev sahibi Suudi Arabistan
Bu yılki Dünya Çevre Günü etkinliklerinin ev sahibi olarak Suudi Arabistan seçildi.
UNEP İcra Direktörü Yardımcısı Elizabeth Mrema, etkinliklerin açılış konuşmasında “Toprağa yönelik tehditleri tam olarak anlayan ilk nesil biziz ve yıkımın gidişatını tersine çevirme şansına sahip olan son nesil olabiliriz” dedi.
Arazi kayıpları nüfusun yarısını doğrudan etkileyecek
Dünya genelinde yaşanan kuraklıkların sayısı 2000 yılından bu yana yüzde 29 arttı. Toprak kayıpları iklim değişikliğinin sonuçlarını ağırlaştırıyor, gıda kaynaklarını tehdit ediyor ve biyolojik çeşitlilik kaybına yol açıyor.
BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’ne göre gezegenin topraklarındaki bozulma dünya nüfusunun yarısını doğrudan etkileyecek.
Türkiye’de durum: Arazi bozumu tüm hızıyla devam ediyor
Her geçen gün yeni bir maden ve enerji projesine izin kararı çıkarken Türkiye’de arazi bozumu tüm hızıyla devam ediyor. Tarım alanları ve meralar yok edilirken maden sahalarında gerçekleştirilen patlamalar ve kimyasal madde kullanımı, birçok canlı türünün yaşamını tehlikeye atıyor.
Sadece geçen bir ay içinde Munzur Dağları’nda krom ve altın madeni arama çalışmaları başlatıldı. Ağrı’nın Mollaraka Köyü’ndeki Mollakara Altın ve Gümüş Madeni Projesi’ne ÇED olumlu kararı verildi. Denizli’de ise JES sondajı için gerçekleştirilen patlamada çevreye günlerce hidrojen sülfür yayıldı.
‣ Ağrı’da ‘İliç alarmı’: Altın için 111 milyon ton toprağın zehirlenmesine ÇED olumlu kararı
‣ Büyük Menderes Havzası’nda ‘yavaş şiddet’: Nehirler ve Çocuklar
‣ Maden aramalarına açılan Munzur Dağları’nda ağaç kesimi ve orman tıraşlamasına hız verildi
‣ Valilik on bin metrekarelik orman alanına saray yapmayı uygun gördü
‣ Denizli’de JES sondajı sırasında meydana gelen patlamada, 11 gündür çevreye hidrojen sülfür yayılıyor
Buna karşın yine bir ay içinde sivil toplumun mücadelesi sayesinde arazi koruması için olumlu gelişmeler de yaşandı.
- Antakya Çevre Koruma Derneği, Asi Nehri Havzası’ndaki kirlikle mücadele ederek bölgenin depreme karşı dirençli hale getirilmesini amaçlayan bir proje başlattı.
- Çanakkale-Ayvacık’ta açılması planlanan 11 jeotermal kaynak arama sondajı için verilen ‘ÇED Gerekli Değil’ kararı iptal edildi. JES sondajları için verilen karar, bölgedeki mera ve tarım alanlarının kaybolmasına engel oldu.
- Çanakkale Erecek Köyü’nde gerçekleştirilmesi planlanan JES sondajı projesinde de ‘ÇED Gerekli’ kararı alındı.