ManşetSivil Toplum

3 Aralık Dünya Engelliler Günü: 5 Maddede Engelli Sorunları

Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Türkiye’de 5 milyon ile 9 milyon arasında engelli olduğu tahmin ediliyor. Ancak bu nüfus oranında engelliye sokakta rastlamak mümkün değil.

Bianet’den Nilay Vardar’ın haberine göre 2011 Nüfus ve Konut Araştırması’na a göre; toplam nüfusun %6,6’sının en az bir engeli var. Bu araştırmaya süreğen hastalıklar dahil değil. 2002 Özürlüler Araştırması’na göre ise, engelli oranı 12,29. Ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel engellilerin oranı %2.58 iken süreğen hastalığı olanların oranı ise % 9.70.

28

Bu iki araştırmadaki veriler baz alındığında Türkiye’de 5 milyon ile 9 milyon arasında engelli olduğu tahmin ediliyor.

Mevzuattan Uygulamaya Engelli Hakları İzleme Raporu 2014’ün verilerine göre tüm engel grupları için engelli sorunlarını 5 ana başlık altında toplamak mümkün.

İşte bu 5 neden!

1-) Ayrımcılık

Toplum ve karar vericilerin engellilere bakış açısı hak temelli değil, yardım temelli. Acıma ve merhamet üzerine kurgulanan bu bakış açısı, sorunları münferitleştirip, hak temelinde çözmek yerine yardıma indirgiyor. Medya da büyük oranda bu bakış açısından engelli haberleri yapıyor. Dolayısıyla aslında tüm sorunların temelinde ayrımcılık yatıyor.

2-) Erişilebilirlik

Türkiye’de erişilebilirlikle ilgili en önemli yasa Temmuz 2005’te Engelliler Kanunu adı altında yürürlüğe girdi.

Yasaya göre kamuya açık alanlar, binalar ve toplu taşıma araçlarının engelliler için (uzatma süresiyle birlikte) 10 yıl içinde erişilebilir hale gelmesi gerekiyordu. 7 Temmuz 2015’te süre  doldu. Ancak aradan geçen 10 yılda bir arpa boyu yol alınmadı.

Yasanın uzatıldığı 2012 yılında uygulanabilirliği denetlemek için her ilde Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Kurulları oluşturuldu. Bugüne kadar hiç ceza kesmediler.

3-) Eğitim

YÖK 2014 Kasım verilerine göre, 6.025.539 üniversite öğrencisinin yalnızca 13 bin 887’si engelli. Yani on binde 23’ü.

Engelli öğrencilerin yüzde 61.2’si erkek, yüzde 38.7’si kadın. Kadınlar daha dezavantajlı. Sadece 381 yüksek lisans ve 45 doktora öğrencisi engelli. Türkiye’de yalnızca 200 engelli akademisyen bulunuyor.

Engelli öğrencilerin engelsiz akranlarıyla birlikte eğitim alabilmesine imkân sağlayan kaynaştırma eğitiminde gerek akademik ve fiziki erişim, gerekse personel kapasitesi bağlamında eksiklikler var, akran şiddeti bir diğer ciddi sorun.

4-) İstihdam

Türkiye’de kamuda engelli memurda yüzde 3, işçiler için kamuda yüzde 4, özel sektörde yüzde 3 engelli çalıştırma zorunluluğu var.

Devlet Planlama Teşkilatı’nın Kasım 2015 verisine göre, kamuda hala kotanın zorunlu kıldığı 22 bin 553 engelli açığı var. Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörlerce çalıştırılması gereken 24.349 engelli işçi açığı bulunuyor.

Engelli işçi çalıştırmayanlar kişi başına aylık 1.700 TL ceza ödüyor.

5-) Sağlık

Engelli bireylerin rehabilitasyon hizmetleri, yardımcı cihaz,  tıbbi sarf malzemesi vb. hayati öneme sahip ihtiyaçlarının büyük bölümü devlet tarafından karşılanmıyor ya da yeterli değil.

Sağlık tesislerinde erişim hala çok düşük. İşaret dili bilen personel ve özellikle doktor olmayışı ciddi sorunlar yaratıyor. Toplam 469 hastaneden bilgi edinmeye yanıt veren 385 hastanenin %62,86’sında işaret dili bilen personel yok.

Türkiye’de sadece 14 fizik tedavi ve re habilitasyon hastanesi, 9 ruh ve sinir hastalıkları hastanesi ve 96 Toplum Ruh Sağlığı Merkezi var.

(Bianet)

Kategori: Manşet