Kültür-SanatManşet

 1950 kuşağının önde gelen yazarlarından Demir Özlü yaşamını yitirdi

İsveç‘in başkenti Stockholm’de yaşayan Türkiye edebiyatının önemli isimlerinden öykü, deneme, gezi, anı ve roman yazarı Demir Özlü, geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi.

Özlü, iki aydır kalp yetmezliği tedavisi görüyordu. Gazeteci-Yapımcı Ayda Özlü Çevik‘in babasıydı ve gazeteci Ulla Lundström ile evliydi.

TYS: Anısı ve kitaplarıyla aramızda yaşayacak

Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) tarafından yapılan açıklamada “Düşünceye dayalı edebiyatı savunan Demir Özlü, ilk yapıtlarında bireyci ve içe dönük bir edebiyat anlayışında iken süreç içerisinde toplumcu gerçekçi edebiyata yönelmiştir” dedi.

Açıklamada “Öykü ve romanlarında kendi yaşamından güçlü izler vardır. Demir Özlü’nün anlatılarında 50’li ve 60’lı yılların İstanbul’u bütün güzelliği ve gerçekliğiyle gözler önüne serilir. Demir Özlü’nün hayata veda etmesi, edebiyatımızda hiç şüphe yok ki büyük bir kayıptır. Anısı ve kitaplarıyla aramızda yaşayacaktır” ifadeleri kullanıldı.

Pen: Yaşamı boyunca ‘sakıncalı’ etiketini omuzladı

Pen Yazarlar Derneği ise Özlü’yü “50’lerde Türkiye’nin politik koşullarını sorgulayan, geleneksel kalıpları kıran, bunu bireysel varoluş sorunlarıyla harmanlayan; 60’ların varoluşçuluk, gerçeküstücülük, İkinci Yeni akımlarıyla besleyen bir kuşağın temsilcisiydi” sözleriyle tanıttı.

Yapılan açıklamada “Adnan Özyalçıner, Ferit Edgü, Nezihe Meriç, Leyla Erbil, Orhan Duru, Onat Kutlar, Erdal Öz, Bilge Karasu‘ların kuşağı. Onlar edebiyatımızda modernist akımlara yol açtılar; öyküleriyle şiir dünyamızı etkilediler. Düşünceye dayanan, felsefeyle beslenen öykülerin, romanların yazarı Demir Özlü 60’dan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi’nin ilk üyelerinden biriydi. 12 Mart’ta yargılandı ve yaşamı boyunca ‘sakıncalı’ etiketini omuzladı. Uzun yıllar yurtdışında yaşasa da hep Türkçe yazmayı ve eserleriyle edebiyatımızı zenginleştirmeyi sürdürdü denildi.

Vatandaşlıktan çıkarılmıştı

Hukuk eğitimi gören Demir Özlü, fakültede asistanlık yaptığı sırada sosyalist fikirleri yüzünden sakıncalı bulunduğundan akademik kariyerini kesmek zorunda bırakılmıştı.

1960’tan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi’nin ilk üyelerinden olan Demir Özlü, sosyalist fikirleri yüzünden sürekli takibe uğramış, askerlik görevini de yedek subay olarak yerine getirmesine izin verilmemiş, sakıncalı piyade olarak görev yapmıştı.

Özlü, 12 Mart askeri muhtırası döneminde tutuklanmış, 1979’da Stockholm’e yerleşmiş ve 12 Eylül darbesi sonrası ise vatandaşlıktan çıkarılmıştı.  1950 kuşağının önde gelen yazarlarından Demir Özlü ülkesine ancak 1989 yılında dönebilmişti.

Eserleri

İlk şiiri Kabataş Lisesi öğrencilerinin çıkardığı Dönüm, daha sonra Türk Dili dergisinde yayınlandı. Öykü, deneme, eleştiri ve çevirileri Mavi, A, Pazar Postası, Yeni Ufuklar, Soyut, Somut, Yeni Edebiyat, Gösteri ve Adam Öykü dergilerinde yayımlandı. 1980’den sonra roman, anlatı, anı ve gezi kitaplarına ağırlık verdi.

Hayatını İstanbul ve Stockholm’de geçiren Demir Özlü, “Bir Uzun Sonbahar” (1980), “Bir Küçük Burjuvanın Gençlik Yılları” (1979), “Ne Mutlu Ulyses Gibi” (1994), “Tatlı Bir Eylül” (1995) gibi romanların yanısıra “Bunaltı” (1958), “Öteki Günler Bir Gün” (1974), Aşk ve Poster (1980), Stockholm Hikayeleri (1989) gibi hikayelere de imza attı.

 

 

Kategori: Kültür-Sanat