Doğa MücadelesiManşet

Zeytinlikleri maden işletmelerine açan yönetmeliğe dava yağıyor

Hafta başında Resmi Gazete‘de yayınlanan maden yönetmeliğindeki değişiklikle zeytinliklerin madencilik faaliyetine açılması kararına karşı tepkiler büyürken yönetmeliğin iptali için üst üste davalar açılmaya başlandı. Çevre aktivistleri, dernekler, platformlar, odalar ve sivil toplum kuruluşları (STK) yönetmelik değişikliğinin yasalara aykırı olduğuna vurgu yaparak dava açıyor.

Karara karşı Ekoloji Birliği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği , TMMOB Şehir Plancıları Odası, Avukat Hakları Grubu İzmir, Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri, Çeşme – Urla -Seferihisar- Karaburun – Güzelbahçe Çevre Platformları ve bölgede zeytinlik sahibi çiftçiler, Aydın Çevre Platformu, Maden Mühendisleri Odası ve birçok dernekle çevre aktivistleri tarafından hukuki işlemler başlatıldı.

Siyasi aktörler de yönetmelik değişikliğine karşı tepkilerini sosyal medya platformlarından paylaştı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de kararın hukuka aykırı olduğunu savunarak dava açacaklarını söyleyen isimlerden oldu. Ek olarak CHP ve Yeşiller‘den de yönetmeliği yargıya taşıyanlara her türlü yardımda bulunulacağını duyurdu. Ayrıca HDP‘den de yönetmeliğin insanlık tarihine saldırı olduğu yönünde tepkiler geldi.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Avukat Cem Altıparmak ile dava hazırlıklarına başladı. Açılacak davaya katılacak köy kooperatiflerinin ve bireysel olarak katılımcı kişilerin ise sayısı her gün artıyor. Aralarında Doğa Derneği‘nin bulunduğu bir çok dernek ve STK de ortak başvuru hazırlığında. 

Dernekler zeytinlikler için bir araya geliyor

Köy örgütlerini bir araya getirerek destek oluşturmak istediklerini belirten Avukat Cem Altıparmak, konuyu Danıştay‘da öncelikle iklim değişikliğiyle mücadeleye aykırı faaliyetler ve bunların doğa ve insan haklarına aykırılık içermesi ve normlar hiyerarşisi ilkesi olmak üzere iki farklı açıdan tartışma konusu olarak ele alacaklarını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

“Bir tanesi normlar hiyerarşisi ilkesi. Bir konu kanunla düzenlenmişse bu düzenleme bir alt işlem olan yönetmelikle aksi şekilde düzenlenemez. Özel bir üst norm olarak Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunu söz konusu. Bugün zeytincilikle ilgili en büyük korumayı sağlayan kanun bu. 2012’den beri bu kanunu delmeye yönelik girişimler var. Yönetmelik değişikliği yaptılar, yönetmeliklere maddeler sıkıştırmaya çalıştılar ve bunların hepsi Danıştay tarafından iptal edildi.”

‘Kazanacağız, bundan eminiz’

Türkiye Paris iklim Anlaşması ve Birleşmiş Milletler İklim Çerçeve Sözleşmesi‘nin taraflarından biri. Uzun yıllardan beridir Türkiye, İklim Değişikliği Stratejik Eylem Planlarıyla yutak alanları korumak, muhafaza etmek ve yutak alanların niteliğini çoğaltmak konusunda taahhütlerde bulundu. Yutak alan karbon emisyonlarını yutan alanlar ve tarım sahaları, sulak alanlar bu kapsama giriyor. Bir zeytinliğin madencilik faaliyetine açılması demek, bir yutak alanın yok edilmesi demek. Bu durum Paris İklim Anlaşması’na aykırı davranıldığının bir göstergesidir. Kazanacağız, bundan eminiz. Daha önce de püskürtmüştük şimdi de püskürteceğiz.”

Dava açan derneklerin arasında Doğa Derneği, Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Kirazlı Köyü Ekolojik Yaşam Derneği, Orhanlı Doğa Kültürü Derneği, Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü Derneği, Sualtı Araştırmaları Derneği, S.S. Dereköy Gökyaka Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, S.S. Gökçealan Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, S.S. Kirazlı Köyü Sulama Kooperatifi, S.S.Kirazlı Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, SS. Proje Evi Üretim, Eğitim, İşletme ve Çevre Koruma Kooperatifi, S.S. Seferihisar Kavakdere Köyü Sulama Kooperatifi, S.S. Şirince Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Edremit Çevre Sağlığı ve Doğayı Koruma Derneği ve Doğa Araştırmaları Derneği bulunuyor.

Avukat Hakları Grubu da dava açtı

Avukat Hakları Grubu İzmir de zeytinlikleri madene açan yönetmeliğe ilişkin olarak dava açtığını duyurdu. Avukat Hüseyin Karakoç zeytinlik sahalarını şartlı olarak maden ocaklarına açan yönetmeliğe dair davaya ilişkin olarak “Yönetmelik maden faaliyetleri bittikten sonra zeytinlerin yeniden oraya dikileceğini söylüyor. Ancak bu uygulamada mümkün değildir. Çünkü bir maden arazisi belki on ila yirmi yıla kadar kazılabilir ve yerine bir zeytin ağacının gelmesi en az yirmi yıl sürer. Zeytinler bizim için çok değerli kaynaklardır. Zeytinlerimizin ve doğamızın yıkılması ve talan edilmesini istemediğimiz için bu davayı açmak zorunda kaldık” dedi.

Danıştay 8. Dairesi’nde açtıkları davayla ilgili olarak Karakoç, yürütmeyi durdurma talep ettiklerini ve bu taleple en azından dava sonuna kadar işlemleri askıya almak istediklerini belirterek yönetmeliğin anayasanın 56. ve 45. maddesine aykırı olduğu gibi uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğunu söyledi:

“2010’da Resmi Gazete’de yayımlanan 2005 Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytinlere İlişkin Uluslararası Anlaşma’ya açıkça aykırıdır. Aynı zamanda 80 yıl önce çıkarılan Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunu’nda zeytinlerin korunmasının ne kadar önemli olduğu ortaya koyuluyor. Ancak bu son yönetmelikle birlikte Türkiye’deki zeytinlik arazileri artık yıkılacak ve talan edilecektir.Bu sürekli ısıtılıp ısıtılıp önümüze getirilen bir konudur.”

‘Oldu bitti değişikliği’

Avukat Yakup Ş. Okumuşoğlu da yönetmeliğin özel olarak bir şirket için çıkartılmış gibi göründüğünü söyledi. Okumuşoğlu, İkizköy Akbelen Ormanı’na açılması planlanan maden ocağı projesi için 1 Mart’ta yapılan bilirkişi keşfi öncesi söz konusu maden yönetmeliğinin Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlatarak “Şüphesiz hukuka apaçık aykırı olan bu yönetmelik değişikliğinin iptali için yargı yoluna başvuru hakkı var. Pek çok dava açılacağını da tahmin ediyorum. Bizde bir hazırlık yapıyoruz” dedi.

Okumuşoğlu yönetmeliği “Bir oldu bitti değişikliği” şeklinde nitelendirerek “Yönetmeliğe eklenen fıkrada ‘kamu yararı’ kavramı da sıkça kullanılmış. Böylece yargılama usulüne dair ‘teknik’ bir araca vurgu yapılmış gözüküyor. Halbuki kamu yararının başında hukukun korunması gelir. Hukuka aykırı kamu yararı olmaz. Hukuku korumak da yurttaşların, hukukçuların sorumluluğu, mahkemelerin görevi. Herkes bilir. Yönetmelikler dayanağı kanuna aykırı olamaz. En başta bu sebeple kanundışı zaten! Ama burada olmuş mu? Olmuş” şeklinde konuştu.

Okumuşoğlu şunları söyledi:

“Bu değişiklik iptal edilmeyip de kalırsa coğrafyamız mitolojileri ile yaşıt, oluşturduğu kültürü ile zeytinliklerimiz parça pinçik olacak. Önce elektrik için madenciler.. sonra bilmem ne madencileri…sonra bilmem ne şirketleri…”

Durdurma kararına kadar alınabilecek ruhsatlara dikkat!

Assos Dostları tarafından 7 Mart Pazartesi günü açılması planlanan davaya ilişkin olarak Avukat Pervin Çelik davaya bu süre içerisinde bireysel ve/veya gruplar halinde müdahil olunabileceğini belirterek “Davada muhtemelen ‘üstün kamu yararı’ tartışması yapılacaktır. Çünkü yönetmelikte ‘ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere’ yapıldığı ifadesi bulunuyor. Yönetmelik ülkenin tamamında uygulanacak. Bu davalarda mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilinceye dek herhangi bir yerde maden ruhsatı düzenlenmesinin önünde bir engel yok” dedi.

Özellikle yürütmeyi durdurma kararına kadar verilebilecek madencilik ruhsatlarına vurgu yapan Pervin Çelik, “Birileri bir yerde işletme ruhsatı başvurusu yapmış olabilir ve bunu durdurma kararına kadar alabilirler. Dolayısıyla herkesin yürütmeyi durdurma kararı alınıncaya kadar bölgelerinde alınacak ruhsatlar konusunda takipte olması gerek. Uygulama işlemlerini atlamamak gerekiyor. Bunları da takip etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Salihli Çevre Derneği de bölgedeki ekoloji örgütleri ve meslek odalarıyla birlikte Avukat Seçil Ege aracılığıyla dava açmak üzerine çalıştıklarını açıkladı.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) de yönetmeliğin hukuka aykırı olduğuna vurgu yaparak düzenlemenin iptali için dava hazırlığında olduğunu duyurdu. 

Ek olarak Ekoloji Kolektifi Derneği (EKD) de yönetmeliğin iptali için dava açtığını bildirdi.

Bir dava da Çiftçi-SEN’den

Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-SEN) da yönetmeliğe karşı dava açan sivil toplum kuruluşları arasında yer alıyor. Çiftçi-SEN tarafından konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada “Bakanlığın; çiftçilerin ve doğanın haklarını yok sayarak, Çiftçilerin lehine olan, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını engelleyen yasaları ‘Yönetmelikler’le kadük hale getirmeye çalışması kabul edilemez” diyerek yürütmenin durdurulması ve iptal edilmesi için dava açtıklarını duyurdu.

Öte yandan Maden Mühendisleri Odası da yasa değiştirilmeden yönetmelikte değişiklik yapılmasının hukuken uygun olmadığını duyurdu. Ek olarak Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası zeytinlik alanları yok edecek yönetmeliğin iptali için dava açacağını bildirdi. Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri de Avukat İsmail Hakkı Atal aracılığıyla dava açacaklarını açıkladı. Çeşme – Urla -Seferihisar- Karaburun – Güzelbahçe Çevre Platformu ve bölgede zeytinlik sahibi çiftçiler de  Çevre Avukatı Şehrazat Mercan aracılığıyla dava açma aşamasında olduklarını duyurmuştu.

Türkiye Ormancılar Derneği (TOD) “Açık maden işletmesinden artakalmış kayalıklarda ağaç yetişir mi” sorusunu yönelterek dava açmaya hazırlanan derneklerden biri oldu.

350 bin kişi ölmez ağaç için imza verdi: Zeytinime Dokunma!

Ölmez Ağaç olarak da bilinen asırlık ağaçların yok edilmesini onaylayan yönetmeliğe karşı kamuoyu büyük tepki gösterdi. Change.org Türkiye’de başlatılan change.org/zeytinimedokunma imza kampanyası 350 binden fazla imzaya ulaştı, onlarca ünlü kampanyaya destek verdi.  Zeytin Kanunu’na da aykırı olarak yapılan bu değişiklik sosyal medyada kısa sürede büyük tepki topladı. Gülse Birsel, Burcu Biricik, Tarkan, Aslıhan Gürbüz, Damla Sönmez, Ezgi Mola, Buket Uzuner, Şahan Gökbakar, İlber Ortaylı başta olmak üzere birçok ünlü isim zeytinliklerin ölüm fermanına hayır dedi. “Zeytin Hayattır” kampanyasına bir günde 50 binden fazla imza geldi.

5 yıl önce de zeytinlik katliamına neden olacak yasa tasarısına dur demek için Change.org’da bir imza kampanyası başlatan ve 300 bin imzayla başarıya ulaşan Aydın Şensal kanuna aykırı olarak çıkan yeni yönetmelik değişikliği için,  “Yönetmelik iptal olmazsa, zeytinliklerimiz madencilerin arka bahçesi haline gelecek. Bugün hepimizi besleyen, yüzlerce aileyi doyuran topraklar birer zehir depolama sahası olacak. Hep beraber harekete geçerek zeytinlikleri kurtarabilir, tüm Türkiye’nin bu konudan haberdar olup kenetlenmesini sağlayabiliriz,” yorumunda bulundu.