ManşetYeşillerden

Yeşiller: Polis şiddetine son!

0

Yeşiller Partisi EşSözcüleri Ümit Şahin ve Yüksel Selek, polisin üniversite öğrencilerine yönelik artan şiddetini protesto eden bir bildiri yayınladılar. Bildiride sorumluların istifası da isteniyor. Bildirinin tam metni şu şekilde:

Kamuoyunun dikkatine!

Başbakan Erdoğan’ın üniversite rektörleriyle buluştuğu sırada barışçıl protesto gösterisi yapmak isteyen öğrencilere şiddet uygulayarak bazılarının yaralanmasına, bazılarının baygınlık geçirmesine ve bir kadın göstericinin bebeğini düşürmesine neden olan İstanbul Emniyet Teşkilatı’nı ve onun bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı’nı en güçlü şekilde kınıyoruz. Yetkilerini aşarak orantısız güç kullanan tüm güvenlik güçleri ve amirleriyle ilgili savcıları göreve, İstanbul Emniyet Teşkilatı Müdürü Hüseyin Çapkın’ı ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ı istifaya çağırıyoruz.

Özellikle referandum sürecinde AKP hükümeti sürekli demokrasi yolunda ilerlendiğini, 12 Eylül’den sonra özgürlüklerle dolu bir Türkiye’ye uyanacağımızı söylemişti. Bu mu demokrasi? Kendileriyle ilgili bir konuda söz haklarını kullanmak isteyen öğrenciler vahşice saldırıya uğradı. Televizyonlardaki görüntüler bir ileri demokrasi ülkesine değil, ancak faşist bir diktatörlüğe ait olabilir. AKP hükümeti bu sefer sorumlu olarak yargıyı veya muhalefet partisini de gösteremez. Kendi İçişleri Bakanlığı’na bağlı, kendi Emniyet Teşkilatı’nın polisleri bu şiddete sebep oldu. Öğrencilere yönelik şiddetin tek sorumlusu AKP hükümetidir!

Barışçıl gösteri yapmak, 1982 Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca iç  hukukumuz kabul edilen İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin kararları uyarınca bir haktır. Polis Akademisi’nde insan hakları dersini veren Prof. Vahit Bıçak’ın da belirttiği gibi barışçıl gösteri ve yürüyüş temel bir insan hakkıdır. Bu kullanması için izin alınmasına dahi gerek yoktur. Güvenlik güçlerinin görevi ancak ve ancak gösteri yapan grubu dışarıdan gelecek müdahalelere karşı korumaktır. Şiddet kullanmadıkları takdirde göstericilerin, protestoya sebep olan mekâna en az gösteriye katılmayan vatandaşların yaklaşabildiği kadar yaklaşabilmeleri ve seslerini duyurmaları gösteri yapma mantığının temelinde vardır. Ancak İstanbul Polis Teşkilatı’nın ve İçişleri Bakanlığı’nın bazı öğrencilerin İstanbul’a girişini engellemesi ve İstanbul’dakileri de cop, gaz ve göz yaşartıcı bombayla durdurması bahsettiğimiz hukukî düzenlemelere ve mantığa aykırı şekilde gerçekleşmiştir. Polis tamamen hukuka aykırı şekilde davranmış ve orantısız şiddet uygulamıştır. Hukuka uygun olmayan bu davranış derhal ve en ciddi şekilde cezalandırılmalıdır. Aksi takdirde “ileri demokrasi” söylemi altında faşizan bir uygulama meşrulaştırılmış olacaktır.

Ancak ağzından “demokrasi” kelimesi düşmeyen hükümetten sorumluluğu üstlenmesini ve şiddet yaratan sorumlular hakkında gerekli hukuksal süreci başlatmasını beklerken hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, öğrencilere “gösterilen yerde, huzur bozmayan toplantılar” yapmasını tavsiye etmektedir. Üzgünüz Sayın Çiçek, huzurunuz bozuldu. Ancak daha çok üzüldüğümüz şey, bundan sonra huzurunuzun hep bozulacak olması. Çünkü biz, gerçekten demokratik bir Türkiye için barışçıl eylemlerimizi yapmaya ve haklarımızı aramaya devam edeceğiz. Sizin gösterdiğiniz yer ve şekilde değil. İstediğimiz yerde, istediğimiz şekilde!

Ümit Şahin –  Yüksel Selek

Yeşiller Partisi Eş Sözcüleri

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.