Doğa MücadelesiManşetYerel

Yatağan’daki kömür madeni projesine Danıştay da ‘dur’ dedi

Danıştay, Muğla Yatağan’daki kömür madeni projesinin iptalini onadı. Muğla 2’nci İdare Mahkemesi’nin “ÇED Gerekli Değildir” kararına Valilik ve Bakanlığın yaptığı itirazı reddeden Danıştay böylece böylece kömür işletmesinin açılmasının iptalini kesinleştirmiş oldu.

Davanın avukatı Bora Sarıca Danıştay’ın kararını Evrensel‘den Özer Akdemir‘e yorumladı ve Yatağan termik santral mücadelesini 30 yıllık bir geçmişi olduğunu belirtti:

Buradaki termik santral ve kömür işletmeleri Yatağan ve etrafını adeta kuruttu. Yatağan zeytini, tarımı ve tarihi ile anılması gereken bir yer iken, şimdi termik santralin yıkıcı etkilerine karşı ayakta tutunmaya çalışıyor. Danıştay’ın bu karı kömür işletmelerinin pervasızca ilerlemesine bariyer koydu. Bu karar sonrası termik santral şirketi yeni kömür sahaları için ÇED olumlu kararı almak zorunda kalacak.

Zaten bu dava açıldığında dava devam ederken ÇED sürecine başlamışlardı. Danıştay, bilirkişi keşfi yapılmalı diye yerel mahkeme kararını yozunda ÇED sürecini ilerletmediler. Bu son karardan sonra tekrar ÇED süreci başlatıp, olumlu karar almaya çalışacaklar. Ancak bu dava için verilen bilirkişi raporu ve ona yapılan itirazlar üzerine hazırlanan ek bilirkişi raporları çok sağlam. Bu nedenle ÇED olumlu kararı almalarının zor olduğunu düşünüyorum.

Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’ne atıf

Sarıca’nın “çok güçlü bir rapor” olarak bahsettiği bilirkişi raporu, mahkemece atanan bilirkişi heyetinin 12 Haziran 2019 tarihinde yaptığı keşiften sonra hazırlandı.

Keşifte bilirkişi heyeti, projenin, imar planları ile planlama ilke ve esasları, tarım alanlarına etkileri, flora ve fauna, su kaynaklarına etkileri, çevresel etki, jeolojik, çevre jeolojisi ve madencilik açısından değerlendirmelerde bulundu.

‘Mutlak tarım alanı olarak geçiyor’

Bilirkişi raporunda kömür işletmesi yapılmak istenen alanın “mutlak tarım alanı” olarak belirtildiği, tarım dışı kullanımın uygun olmadığının altını çiziliyordu. Ayrıca “tarım ve sulama alanı içerisinde kalan dava konusu proje alanının, bu haliyle hassas nitelikte bir alanda yer almasının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olacağı” değerlendirilmesinde bulunuldu.

Bilirkişi raporu projenin tarım alanlarına etkilerine ilişkin değerlendirmede, Toprakların yapay olarak oluşturulmayacağı, toprağın kendi yasa ve kuralları içinde şekillenerek ortaya çıkacağına vurgu yaptı. Bilirkişiler kömür işletmesi yapılmak istenen arazinin doğu, batı, kuzey ve güney yönlerinde ve çok yakın mesafede çok sayıda zeytin bahçelerinin bulunduğu ifade edilerek, bu durumun zeytincilik yayasına da aykırı olduğu sonucuna varmışlardı.

Uluslararası sözleşmeye aykırı

Projenin, Türkiye’nin de taraf olduğu Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’ne aykırı olduğu saptamasında da bulunulurken, projenin su kaynaklarına olan etkisinin tartışıldığı rapor bölümünde ayrıca şu tespitlerde bulunuldu:

Dava konusu kapalı kömür işletmesinde gerçekleşecek su atımı sonucunda yeraltı suyu seviyesi azalarak tarımsal ve yaşamsal faaliyetlere zarar verecek, proje sahası ve çevresindeki yüzeysel kuyular kuruyacak, Yatağan çayındaki su kalitesi kötüleşecektir.

Bilirkişi raporunun jeolojik açıdan yapılan değerlendirmesinde ise Yatağan Havzası’ndaki kömürlü tortul kayalar ile yan kayaların metal ve radyoaktif elementler içerdiğinin altı çizildi.

Fotoğraf: Sıfır Gelecek

Yatağan Yeşil Yaşam Derneği: Mücadelemiz sürecek

Yatağan Yeşil Yaşam Derneği kararın ardından yaptığı açıklamada termik enerji ve fosil yakıtlara karşı kazanılan bu mücadelenin yanında olduklarını belirtti:

Yatağan Hisarardı Yeraltı Kömür işletme projesi bölgenin su kaynaklarını yok ederek tarımı yok edecek ve bölge çölleşecekti. Hukuk işledi halkın yaşam alanı ve kaynaklarına yapılan bu saldırıyı hukuka aykırıdır diyerek güzel bir cevap vermiştir. Mücadelemiz sürecektir. Yaşam alanlarımız için haklı davamızda sermayeye karşı direneceğiz.

Danıştay kararı ile ilgili Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) da yazılı açıklama yaparak, “30 yılı aşkındır süren, nefes alınabilir Yatağan için, mevcut termik santrale karşı yapılan mücadelelerde birçok hukuki kazanıma karşın, Anayasa’ya ve yasalara aykırı bir şekilde işletilmeye devam edilen santralin, çevre mevzuatını, doğal yaşamı ve insan sağlığını hiçe sayar hali bir kez daha mahkemece hüküm altına alınmıştır” dedi.

ÇED Gerekli Değildir kararı alınmıştı

Yatağan’a bağlı Turgut mahallesi yakınlarındaki Hacıbayramlar mevkiinde Yatağan Termik Enerji Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan “yeraltı kömür işletmesi” projesine Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce verilen ÇED Gerekli Değildir kararına karşı bölgede zeytinlikleri olan Turgut Mahallesinden Tayyibe Demirel tarafından dava açılmıştı.

Muğla 2. İdare mahkemesinin ÇED Gerekli Değildir kararını iptal etmesinin ardından Muğla Valiliği ve Yatağan Termik Üretim A.Ş. bu kararı temyiz etmişlerdi. Temyiz talebini inceleyen Danıştay 6. Dairesi yerel mahkemenin verdiği kararın hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz talebini reddetti. Böylece şirkete verilen ÇED Gerekli değildir kararının iptali kesinleşmiş oldu.