İklim KriziManşetSağlık

Yarının hastalıkları

0
Amelia Bates / Grits

Yazan: Zoya Teirstein

Yeşil Gazete için çeviren – Ece Özen İldem

*

Büyük çoğunluğumuz geçtiğimiz iki buçuk yılı, başka insanlarda bulaşma riski olan bir hastalıkla ilgili endişelenerek geçirdik. Yalnızca Birleşik Devletler’de, 1 milyondan fazla insan Covid-19 sebebiyle hayatını kaybetti, bu durum bulaşıcı bir hastalığın patlamasına hazırlıksız olan insanların karşılaşacağı acı dolu bir sonuçtan başka bir şey değil. Ve hangi yönden bakarsanız bakın, hala hazırlıklı değiliz.

İklim ısındıkça sadece insanlardan değil, çevremizden de gelen sağlık tehditleri artacak. Böyle bir geleceğe ise hazırlıklı olan kimse yok.

Bazı sağlık tehditleri zaten bildiğimiz hastalıklardan gelmeye devam edecek, örneğin kenelerin taşıdığı Lyme hastalığı yada sineklerle yayılan Batı Nil virüsü. Bu hastalıkların ikisi de vektör aracılı hastalıklar, kan emen böcekler ve eklembacaklılar aracılığıyla yayılıyorlar. Ancak doğa büyük ihtimalle adını hiç duymadığınız onlarca hastalık taşıyıcısını barındırıyor. Böceklerden, kabuklulardan ve hatta topraktan bile hastalık taşınıyor. Küresel sıcaklıkların artışıyla, vektör aracılı hastalıklar daha yaygın hale gelerek, daha az bilindikleri yeni bölgelere yayılacak.

Bu hastalıklar “halk sağlığını ve bakım olanaklarımızı gelecek yıllarda zorlamaya devam edecek,” diyor Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) yetkilileri ve ekliyorlar: “Asıl soru hazır olup olmayacağımız.”

Bu kılavuz yazıda yarının iklim ilişkili hastalıkları tanıtılacak ve Birleşik Devletler’de çevrenin değişmesiyle yeni alanlara yayılan taşıyıcılarından bahsedilecek. Virüsler, bakteriler, mantarlar ve parazitler yayılmalarıyla birlikte eklem ağrılarına, deri lezyonlarına, uzun süreli hafıza problemlerine ve hatta ölüme yol açabilirler. Bu hastalıkların çoğunun bir tedavisi ya da çözümü yok, bunun yanında uzmanlar hastalığın ortaya çıkmasını ya da ilerlemesini engelleyecek bir çok yol olduğunun altını çiziyorlar. Diğer durumda ise, başarılı tedavi, profesyonel bir tıp uzmanının erken teşhisine bağlı ancak alanda çalışan doktorlar taşıyıcıları tarihsel olarak yaygın olmayan bu hastalıkların teşhisinde zorlanıyorlar. Daha az ölümcül bir geleceği garantilemek için yapmamız gereken şimdiden gelecekte olacaklara karşı kendimizi korumak. Yapılması gereken ilk şey ise iklim ilişkili her konuda olduğu gibi, bu tehdidin sınırlarını genişletmek.

Powassan Virüsü

 Gelincik tohumu büyüklüğündeki, Karakabarcık (geyik) kenesi tarafından taşınır.

Riskleri: Powassan virüsü, kene aracılı nadir bir hastalık. Birleşik Devletler’de 2016 ile 2020 yılları arasında 134 kişi bu hastalığa yakalandı.  Sayı bakıldığında çok gibi görünmeyebilir ancak geçtiğimiz beş yılla karşılaştırıldığında enfekte olan insan sayısının yüzde 300 arttığını görüyoruz.

Virüs, tedavisi ya da aşısı olmayan nöroinvazif bir hastalığa sebep olur. Erken belirtileri baş ağrısı, ateş, bulantı ve güçsüzlüktür – bu erken belirtiler çoğu kene kaynaklı hastalıkla benzerdir. Powassan’ı diğer kene hastalıklarından ayıran ise yüksek ölüm oranıdır, bu hastalığın şiddetli haline yakalanan on kişiden biri ölür. Kurtulanların yarısından fazlası ise Powassan’ın tekrarlayan baş ağrıları, kas kütlesi ve güç kaybı, hafıza problemleri gibi uzun dönem etkileriyle yaşamak zorunda kalır.

Mayıs ayında Connecticut’ta yaşayan yaşlı bir kadın virüsle enfekte olduktan haftalar sonra öldü, hastalık Birleşik Devletler’de bu yıl ikinci büyük ölüm sebebi.

Tarihsel Arka Plan: Powassan virüsü ülkenin kuzeydoğusundaki Great Lakes’de bulundu ancak 2016 ile 2020 yılları arasında raporlanan vakalar Kuzey Dakota ve Kuzey Karolina’da, yani bulunduğu bölgeden oldukça uzakta.

İklim İlişkisi: Tarihsel olarak karakabarcık kenelerinin dağılımı çevre faktörleriyle sınırlanmıştır, keneler çok soğuk kışlarda ya da çok kuru şartlarda hayatta kalamazlar. Ancak değişen hava durumu desenleri ve artan sıcaklıklar kenelerin artmasına ve av alanlarını yeni bölgelere genişletmesine neden oldu, avlarına insanları ve onları korumasız tedavi etmeye çalışan doktorları eklediler.

Cary Enstitüsü Ekosistem Çalışmaları bölümünde kene araştırmacısı Rick Ostfled, “Akut Powassan enfeksiyonundan kurtulanların kabaca yüzde 50’si hastalığın uzun dönem ve kalıcı değilse de güçten düşürücü etkilerini yaşıyorlar” diyor.

Çözüm: Henüz Powassan virüse karşı herhangi bir aşı ya da tedavi olmasa da Yale Üniversitesi araştırmacıları çoğu kene kaynaklı hastalığa karşı kullanılabilecek bir mRNA aşısı üzerine çalışıyor. Aşı keneyi hedef alarak kan emicinin, hayvanın tüm kanını emmesini engellemeyi hedefliyor, hayvanlar için başarı sağlanırsa sıra insana gelecek. Bunun gibi aşılar kullanıma çıkana kadar yapılacak en iyi şey ise kenelerin yaygın olduğu alanlarda fazladan dikkatli olmak, permethrin gibi böcek ilaçlarını özellikle pantolon kıvrımlarında kullanmak ve vücudunuzda sıklıkla kene kontrolü yapmak.

Chikungunya Humması

 Aedes aegypti ve Aedes albopictus sinekleri tarafından taşınır.

Riskleri: Chikungunya’nını sebep olduğu virüs Birleşik Devletler’de hala nadir ancak CDC’den uzmanlar bu hastalığı oldukça yakından izliyorlar çünkü hastalığın göz açıp kapayıncaya kadar yayılma riski var. Bu hastalık Batı Yarımküre’de ilk defa 2013 yılında, Karayipler’de keşfedildi. 2014 yılında Jamaika’da salgın haline gelen hastalık Florida’da kaydedilen 107 vaka ile ortaya çıktı. 2017 yılında Amerika kıtasında 1 milyon insan enfekte oldu. Jamaika nüfusunun yüzde sekseni enfekte oldu.

Hastalığın semptomları arasında ateş, güçten düşürücü eklem ağrısı, kas ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, bitkinlik ve kızarıklık var. Chikungunya hastalığında ölüm oranı düşük, genellikle bağışıklığı çok zayıf insanlarda görülüyor. Bazı eklem ağrıları ise bazı vakalarda aylarca hatta yıllarca devam edebiliyor.

Tarihsel Arka Plan: Chikungunya ilk olarak 1950 yılında Tanzanya’da keşfedildi, yarım yüzyıl boyunca nadir kalan hastalık 2004 yılından sonra Asya, Afrika, Avrupa ve Amerika kıtasında 60’tan fazla ülkeye yayıldı. 2014’den beri virüs vakaları Birleşik Devletler’de Florida, Texas, Porto Riko ve Virgin Adaları’nda görünüyor. Çoğu vaka, chikungunya’nın yaygın olduğu bölgelere seyahatten sonra ortaya çıkıyor.

İklim Bağlantısı: Keneler gibi sivrisinekler de sıcak ve nemli ortamlarda yaşarlar. İklim değişikliği yalnızca sıcaklıkları arttırmıyor, su döngüsünü de değiştiriyor, dünya genelinde bazı bölgelerde aşırı nemliliğe sebep oluyor. Bu yeni koşullar Chikungunya’nın Kaliforniya’nın aşağısına Birleşik Devletler’in güneyinde ve kuzeydoğusuna doğru hastalık taşıyıcı sivrisineklerin yayılmasına imkan verebilir.

CDC Vektör Kaynaklı Hastalıklar bölümü başkan yardımcısı Charles Ben Beard, “Hiç bir şekilde hazırlıklı değiliz” diye konuşuyor.

Çözüm: Powassan Virüsle benzer şekilde chikungunya için de bir aşı ya da tedavi yok. Doktorlar hastaları sıvılarla, lokal anesteziyle ve aspirinle rahatlatıyorlar. Chikungunyaya karşı en etkili araç gereçler, engelleyici olanlar. Bunun sonucu olarak Çevre Koruma Ajansı Kaliforniya ve Florida’da 2.4 milyar, genetiği sadece erkek yavru doğurmaları için değiştirilmiş Aedes aegypti sivrisineğinin doğaya bırakılmasına izin verdi. Bu girişim, dişi sivri sinek sayısının azaltılmasını hedefliyor. Cinsiyet dengesinin değiştirilmesi Birleşmiş Devletler’de vızıldayan böceklerin sayısının azalmasına da neden olacak.

vibriyoz

 İstiridye, midye gibi çiğ kabuklular tarafından taşınır.

Riskler: Vibrio tuzlu ve acı haliç sularında yaşayan bir deniz bakterisi. Vibrio virüsünün farklı çeşitlerinin enfeksiyonları da farklılık gösteriyor. Vibrio vulnificus, aralarındaki en tehlikeli varyant.

Kabuklular Vibrio virüsünü bol miktarda içerir ve eğer çiğ tüketilirlerse insanlara da taşırlar. Açık yara ile suda yüzerken de bu virüs insanı enfekte edebilir. Vibrio vulnificus insan tarafından açık yaradan  kapılırsa nekrotizan fasiit ya da et yiyen hastalığa sebep olur. Eğer bakteri ağız yoluyla alınırsa kana karışarak ekstremitlerde iltahaplı lezyonlara sebep olur. Yara kaynaklı kapılan Vibrio vulnificus’un öldürme oranı yüzde 25 iken, yiyecek kaynaklı enfeksiyonlarda bu oran ikiye katlar. Bağışıklığı düşük insanlar özellikle risk altındadır.

Tarihsel Arka Plan: Vibrio vulnificus Meksika Körfezi’nde keşfedilmiş olup daha çok doğu ve batı kıyılarda görülür.

İklim İlişkisi: Vibrio için uygun sıcaklık 25-35 derece Celcius arasıdır. Birleşik Devletler’in geniş kıyılarındaki sular gezegenin ısınması sebebiyle bu yılın başlarında bu eşiği geçti. Bu da, Vibrio’ya suda yayılması ve kabukluları etkilemesi için daha çok alan verdi. Ek olarak Vibrio vulnificus’un yayılması için tarihte fazla serin olan sular ısınıyor, bu da bakterinin kuzeyde yeni alanlara; Kuzeydoğu ve Kuzeybatı Pasifik ve hatta Kanada‘ya yayılmasına sebep oluyor.

George Mason Üniversitesi Mikrobiyoloji Doktor Öğretim Üyesi Brett Froelich, “Eğer yatağa giderken kendinizi kötü hissediyorsanız, sabah bir uzuv kaybına uyanabilirsiniz, yani bunu görmezden gelmeyin. Hissettiğiniz anda doktora gidin” uyarısı yapıyor.

Çözüm: Eğer kendi kabuklularınızı avlıyorsanız, yerel sağlık departmanınızın tavsiye ve işaretlerine kulak verin. Çift kabuklularınızı yemeden önce mutlaka pişirin, kabukluyu çiğ yemeyi planlıyorsanız güneşte ya da sıcak bir yerde kalmadığına emin olun. Ne kadar küçük olursa olsun açık yara ile yüzmeyin.

Antibiyotikler vibriosis tedavisinde kullanılabiliyor ancak yalnızca erken teşhiste işe yarıyorlar.

Chagas Hastalığı

Öpücük böceği olarak bilinen triatoma cinsinden kan emici bir böcek aracılığıyla taşınır

Riskler: Öpücük böcekleri insan, köpek ve diğer hayvanların özellikle yumuşak deri içeren ağız kenarlarına tutunan kan emici böceklerdir. Ancak Chagas hastalığı kan emme ile bulaşmaz. Öpücük böcekleri, akşamları kurbanı uyurken beslenirken aynı zamanda dışkılar. Kurban uyurken ya da uyanıkken yanlışlıkla böceğin dışkısını ağızlarına doğru iteler. Böylelikle Trypanosoma cruzi adı verilen Chagas’a sebep olan paraziti vücutlarına almış olurlar.

Enfekte olduktan haftalar veya aylar sonra ateş ve kabarcıklar gibi semptomlar ortaya çıkmaya başlar. Chagas tedavi edilmezse kronik bir hastalık haline gelir. Kronik Chagas hastalığına sahip olan insanların ortalama yüzde 20 ile yüzde 30’u kalbin yeteri kadar kan pompalamasını engelleyen kalp büyümesi, ani kalp durması, riskli sindirim hastalıkları  gibi hayatlarını tehdit eden komplikasyonlarla karşılaşabilirler.

Tarihi Arka Plan: Chagas, enfekte olan ilk insan vakası 1909’da Brezilya’da ortaya çıktığında Amerika kıtasında milyonlarca insan çoktan enfekte olmuştu. 300 bin kadarı Birleşik Devletler’de yaşayan hastaların asıl çoğunluğu Latin Amerika’da yaşıyor. Birleşik Devletler’de raporlanan vakaların büyük çoğunluğu Latin Amerika’dan ya da parazitin yaygın olduğu ülkelerden gelen göçmenler.

İklim İlişkisi: Chagas, Birleşik Devletler’de görece nadir olsa da iklim değişikliği bu hastalığa sebep olan triatomin böceklerinin yayılımını artıracaktır. Öpücük böcekleri halihazırda Birleşik Devletler’de 29 eyalette bulundu ve yapılan araştırmalara göre bu böceklerin yüzde 55’i Chagas paraziti taşıyor. Araştırmalar sıcaklığın artmasıyla öpücük böceklerinin daha hızlı yetişkin olacağı ve mevsimleri dışında üreyeceklerini gösteriyor, yani sıcaklığın artması Chagas vakalarını da artıracak.

Toronto Üniversitesi‘nden Emeritus Profesör Daniel Brooks‘ a göre, “Chagas hastalığı] Birleşik Devletler’de var olan bir problem ancak yayılacak ve daha büyük bir sorun haline gelecek.”

Çözüm: Erken teşhis edilirse Chagas hastaları antiparazit tedavisiyle iyileştirilebiliyor. Kronik Chagas hastaları benzer tedavi yöntemleriyle tedavi edilebilir ancak iyileşme şansı daha düşük. Birleşik Devletler’de altı eyalette kan bağışları parazitin varlığının takibi için sürekli inceleniyor. Buna rağmen bu eyaletlerden yalnızca dördünde vakaların halk sağlığı yetkililerine bildirilmesi zorunlu. Bu yüzden CDC, Birleşik Devlerler’de kaç tane Chagas vakası olduğu ya da ne kadar hızlı yayıldığı ile ilgili net bilgilere sahip değil. Pencere sinekliklerinin ve böcek ilaçlarının Birleşik Devletler’de yaygın hale gelmesi öpücük böceğinin kontrolünde yardımcı olabilir.

Vadi Humması

 Coccidioides mantarı içeren toprak tarafından taşınır

Riskler: Çamurda yaşayan Coccidioides sporları inşaat, tarım ya da orman yangınlarının dumanı gibi etkilerle rüzgar sirkülasyonuna girdiğinde insanlar ve diğer hayvanlar bu sporları soluyabilir. Güçlü bir bağışıklığa sahip olan bireylerin çoğu bu mantarla savaşabilirlerken, bağışıklığı düşük insanlarda sporların hayatta kalması ve mantar liflerinin akciğerlere bazen de vücudun geri kalanına yayılma riski yüksektir. Araştırmalar gösteriyor ki bağışıklık sistemleri güçlü dahi olsa hamile kadınları, Filipinliler, Afrika Amerikalılar ve Amerikan Yerlileri bu hastalık sonucu hastane yatmaya diğer insanlardan daha meyilli.

Vadi humması hastalığına yakalanan vakaların yüzde 60’ında hiç semptom görülmüyor ya da soğuk algınlığı  ve griple karıştırılabilecek ateş, baş ağrısı, bitkinlik gibi orta derece semptomlar olabiliyor. Enfekte olanların yüzde 30’u tıbbi bakıma gereksinim duyan orta derece bir hastalık geçirirken, mantarın akciğerlerin ötesine geçip tüm vücuda yayıldığı kalan yüzde 10’luk kısımda ciddi enfeksiyonlar görülüyor. Bu vakalarda menenjit de ortaya çıkabiliyor ve bu da ölümcül olabilir.

Tarihi Arka Plan: Vadi humması hastalığı güneybatı çöllerinde ve Kaliforniya’nın bazı bölgelerinde on yıllar önce rapor edildi. Son zamanlarda Kuzeybatı Pasifik ve Güneybatı’daki çöl olmayan bölgelerde de vakalar ortaya çıktı. Arizona, Birleşik Devletler’deki en yüksek vadi humması vaka sayısına sahip. Hastalık Meksika ile Orta ve Güney Amerika’da da yaygındır.

İklim İlişkisi: Vadi hummasına sebep olan mantar da diğer mantar türleri gibi sıcak ve nemli ortamlarda ürer. Araştırmacılar sera gazı emisyonun arttığı bir senaryoda ısınmanın sonuçlarının Birleşik Devletler’i mantarlar için daha ideal bir ortam haline getireceğini ortaya çıkardı. Vadi humması vakaları halihazırda artıyor. CDC’ye göre Birleşik Devletler’de 2016 ile 2018 yılları arasında vadi humması vakaları yüzde 32 arttı. Başka bir çalışmaya göre vaka sayısı Kaliforniya’da 2000 ile 2018 yılları arasında yüzde 800 arttı. Belirli alanlardaki kuraklık ve sel döngüsü üzerine yapılan araştırmalar gösteriyor ki iklim değişikliği vaka sayılarında artışı direkt etkileyecektir. Coccidioides de bir çok mantar gibi şiddetli yağmurdan sonra çoğalıyor. Yağışlı mevsimden sonra kuraklık başladığında, yağmurla beslenen sporlar topraktan havalanarak insanların ciğerlerine yerleşecektir.

Stanford Üniversitesi‘nde yetişkin bulaşıcı hastalıkları uzmanı olarak görev yapan Julie Parsonnet, “Şiddeti ve vakaların bazılarının ihtiyaç duyduğu yaşam boyu tedavi gerekliliği göz önüne alındığında durum endişe verici. Şimdiye kadar sahip olduğumuzdan daha fazla Cocci görmek kötü olurdu” diyor.

Çözüm: Erken teşhiste vadi humması mantar hastalıklarının tedavi edildiği şekilde tedavi edilebilir. Buradaki problem hastalığın yaygın olmadığı eyaletlerdeki doktorların hastalığın uyarı işaretlerini tanımalarının zorluğundan ortaya çıkar. Teşhis geciktikçe hastalığın daha şiddetli formları ortaya çıkar, tedavi zorlaşır, mantar tedavileri işe yaramaz hale gelir, yapılabilecek tek şey hastanın bağışıklığını yükselterek vücudun mantara karşı savaşmasını sağlamaktır. Arizona’daki araştırmacılar, köpekler için vadi humması aşısı üzerinde çalışıyor. Yeterli maddi desteği buldukları bir gelecekte araştırmacılar aynı aşı araştırmalarını insanlar için de yapacaklarını umuyorlar.

Makalenin İngilizce orijinali

Kategori: İklim Krizi

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.