Dünya

Vicdanın sesi duyulacak mı?

0

BM 4. En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı İstanbul’da başladı. Resmi toplantıların yanısıra sivil toplum ve entellektüeller forumu konunun farklı açılarını 11 Mayıs’a kadar ele alacak.  En Az Gelişmiş ülke kategorisi 1971 yılında BM tarafından kabul edildikten sonra bu ülke grubunun sorunlarının tartışıldığı ve çözümler bulunmaya çalışıldığı toplantıların ilki 1981 yılında yapıldı. Her on yılda bir yapılan toplantıların dördüncüsüne ev sahipliğini büyük pazarlıklar sonunda Türk Dışişleri Bakanlığı yapıyor.

Toplantıların başarılı olduğunu söylemek zor. 1981’de en az gelişmiş ülke olarak kabul edilen sadece 3 ülke bu gruptan bir üst lige terfi edebilmiş. Başlangıçta 24 olan ülke sayısı ise bu süre içerisinde 48’e yükselmiş.  Yoksulluk azalmamış aksine artmış. Toplantılar sonunda yayınlanan Eylem Planları başarısızlığın sebebini açıkca ortaya koyuyor. Zenginleşmenin yolunun küreselleşmekten geçtiği iddia ediliyor. Serbest ticaret, sermaye kontrollerinin kaldırılması, özelleştirme gibi Washington Uzlaşısı’nı oluşturan politika seti geçen 40 yıl boyunca ülkeleri fakirleştirmekten öte bir işe yaramamış.

Yükselen eleştirilere cevaben belki bu yıl resmi toplantılara paralel olarak “vicdanın sesi” altbaşlığı altında farklı görüşlerin tartışılabildiği Entellektüeller Forumu düzenlenmeye başlandı. Boğaziçi Üniversitesi rektörlük binasında aralarında Susan George, Richard Falk, Martin Khor gibi ünlü isimlerin bulduğu aydınlar neden başarsız olunduğunun cevabını arayacaklar. Yoksulluğun yanısıra küresel iklim değişikliği, ekolojik yıkım gibi tehditler en fazla bu ülke gruplarını etkilemekte. Gıda fiyatlarındaki her artış, milyonlarca yeni insanı yoksulluk sınırı altına itiyor, ve bunun sebebi de küresel iklim değişikliği neticesinde artan seller, kuraklık, çölleşme. Bu bağlamda Yeşiller Partisi’nden Ümit Şahin İklim Adaleti konusunda düzenlediği panel 11 Mayıs Çarşamba günü saat 12’de başlayacak.

Resmi toplantılarda kendine gereken yeri bulamayan konulardan biri de demokrasi sorunu. Toplantıya katılan resmi delegasyonun ya da bu ülke yönetimlerinin halklarını ne ölçüde temsil ettiği cevaplanması gereken bir soru. Ülkenin doğal kaynaklarını tamamen elinde tutan küçük bir kesimin elindeki iktidarın temsilcileriyle ülkenin yoksulluk sorununa nasıl çözüm bulunabileceği merak konusu. Eylem planlarında küreselleşmeye bu kadar bel bağlanmasının arkasında yatan gerçek de belki bu. Küreselleşme, serbest ticaret neticesinde iktidarı elinde tutan zümre zenginleşiyorken, halk fakirleşiyor. O zaman sorulması gereken soru bu politikalar kime yarıyor? Diktatörler mi yaratıyor yoksa yoksulluğu sonlandıracak gerçek politikaların tartışılabilip uygulanabileceği demokratik bir ortam mı yaratıyor. Yine Yeşiller Partisi’nden Ahmet Atıl Aşıcı’nın başkanlığını yapacağı 11 Mayıs Çarşamba günü saat 1430 da başlayacak panelde bu soruların cevabını arayacak.

More in Dünya

You may also like

Comments

Comments are closed.