İklim KriziManşet

Türkiye’nin en uzun nehri Kızılırmak’ta kuraklık etkisi

Fotoğraf: Serhat Zafer/AA

Sivas‘tan doğup Karadeniz‘e dökülen Türkiye’nin en uzun nehri Kızılırmak‘ta iklim krizinin etkisiyle ciddi bir kuraklık yaşanıyor.

Hafik ilçesinde sulama amaçlı kullanılan Pusat-Özen Barajı ve il merkezinin su ihtiyacını karşılayan 4 Eylül Barajı‘nda da kuraklık nedeniyle sular önemli oranda çekildi.

İmranlı ilçesindeki Kızıldağ‘ın güney yamaçlarından doğup Bafra Burnu‘ndan Karadeniz’e dökülen, Kızılırmak’ın tarihi Kesik Köprü ve Eğri Köprü kesimlerinde suyun azlığı dikkati çekiyor. Su seviyesinin önemli oranda düştüğü Kızılırmak’ta bazı kısımlar dereyi andırıyor.

Eski yerleşim yerleri ortaya çıktı

Devlet Su İşleri tarafından 2009’da Hafik ilçe merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki Pusat Deresi ve Madenköy Çayı üzerine sulama amaçlı yapılan Pusat-Özen Barajı’nda da su seviyesinin düştüğü görüldü.

Pusat köyünün baraj altında kalan eski yerleşim yerindeki cami minaresi, araziler ve bazı ev kalıntıları da su seviyesinin düşmesiyle ortaya çıktı.

İklim krizi ve yanlış su kullanımı

Sivas’ta çevre sorunları ve eğitimi ile ilgili araştırmaları bulunan Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Taner Çifçi, AA muhabirine, kuraklığın en önemli sebepleri arasında insanın doğaya müdahalesinin gösterilebileceğini söyledi.

Çifçi, iklim krizine bağlı yağış değişikliklerinin kuraklığın sebepleri arasında yer aldığını belirtti. Yer altı sularının amaçsız kullanımının da etkenler arasında sayılması gerektiğini vurgulayan Çifçi, “Sivas’ta son yıllarda üretimi artan şeker pancarı ve patates, suyu seven bitkiler. Bundan dolayı da yer altından olabildiğince su çekmesi lazım” dedi.

Sivas’ta 9 Şubat 2021’de son 95 yılın en yüksek sıcaklığının 13 derece olarak ölçüldüğünü aktaran Çifçi, 60 yıldır aynı dönemde kentteki hava sıcaklığı ortalamasının 9 derece olduğunu ifade etti.

‘Dikey yapılar nemi engelliyor’

İklimde değişikliklerin başladığını ve sıcaklıkların yükseldiğini belirten Çifçi,   “Genel olarak ortalama aynı ama marjinal yükselmeleri görüyoruz. Sivas’ın 1 yıl için ortalama yağış değeri 445 milimetreydi, bu şu an itibarıyla maalesef 431 milimetreye düştü. Yani yaklaşık 14 milimetre yağış düşüklüğü var. Sıcaklığın ardından bu da Sivas’ta ikinci bir sebep. Üçüncüsü ise özellikle şehrin kuzeyine yapılan dikey yapılar, kuzey rüzgarlarının taşıdığı nemi engelliyor. Dördüncü sebep ise Sivas’ta yüzey sularının yeterince beslenememesi, yer altı sularının kullanımındaki bilinçsizlik ve sıcaklığa bağlı olarak buharlaşan su miktarının artması. Sivas’ın farklı toprak türleri gözüküyor ve burada en öne çıkan toprak tipi jipsli arazi. Jipsli arazi de su havzasını bozuyor. Jipsli arazilerde yer altı suları bilinçsiz kullanıldığı zaman bu havza bozuluyor” dedi.

‘Su seviyesinde ciddi bir azalma var’

Kuraklıkla mücadele kapsamında insanların bilinçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Çifçi, tarımda sulama bilincinin artırılmasının önemini vurguladı.

Kuraklığın insanlar için büyük bir tehdit olduğuna dikkati çeken Çifçi, “Ciddi bir tehdit altındayız, buna yönelik önce insan eğitimiyle küresel ısınmanın da etkilerini azaltacak, en azından minimize edecek faaliyetleri yapabiliriz. Bu bizim elimizde” ifadelerine yer verdi.

Kategori: İklim Krizi