GündemKoronavirüs SalgınıManşetSağlık

TTB: Önümüzdeki iki hafta çok kritik

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Türkiye’ye de sıçrayan korona virüsle ilgili son gelişmeleri bir basın toplantısıyla değerlendirdi. TTB Başkanı Prof. Sinan Adıyaman, KLİMİK Derneği’nden Prof. Dr. Özlem Azap ve TTB Halk Sağlığı Kolu’ndan Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz’un katıldığı açıklamada, Türkiye’de hasta sayısının her geçen gün arttığını ifade eden TTB Başkanı Sinan Adımayan “Önümüzdeki iki hafta çok kritik” diyerek, acilen alınması gereken önlemleri sıraladı.

‘Sokağa çıkma yasağı önermiyoruz’

Sokağa çıkma yasağını önermediklerini belirten Adıyaman uyarılarına uyulduğu takdirde buna gerek olmadığını söyledi. “Kaç vaka var” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Sağlık Bakanlığı açıklama yapıyor ama TTB’nin her yerde kolları var. Bize 24 saat ulaşabiliyorlar. Bizim aldığımız duyumlar hasta sayısının daha fazla olduğu yönünde. Numunenin negatif geldiğinde yüksek riskli gibi tuhaf cevabın geldiği ifade ediliyor. Yapılan testle hastalık tespit edilen hasta sayısı arasında fark varsa ciddi problemdir. Sağlık çalışanları açısından da toplum sağlığı açısından da büyük sakıncaları vardır. Bu önümüzdeki hafta artacak. Biz söylemiyoruz, bilim bunu söylüyor.

Önlemlerin alınmadığını görüyoruz. Umre’den gelen 10 bin kişi var 4 bin kişi karantinaya alındı. Geriye kalan Türkiye’ye yayıldı. Şeffaflık lazım. TTB uzmanlık dernekleri ve bakanlık krizi beraber yürütmeli. Felaket tellallığı yapmak istemiyorum ama son iki üç günlük görüntü salgının ciddi boyutlara yükseleceğini gösteriyor.”

Topluma evinizde kalın mümkünse hastaneye gitmeyin dediklerini anlatan Adıyaman,ama kendinde belirti bulan ALO 184’ü aramalı. Buraya ulaşamayanlar için de ayrı korona polikliniği oluşturulmalı” dedi.

‘Ne aşıya ne tedaviye bel bağlıyoruz’

Türkiye’de korona virüsüne dair aşı çalışması olup olmadığı sorusuna KLİMİK Derneği’nden Prof. Dr. Azap, “Dünyada seksene yakın aşı çalışması var . Aşıya ilişkin nisan ayında klinik çalışmaları başlayacak. Sıtmada kullanılan ilaçlar ciddi vakalarda kullanılıyor. Bu hastalıktan korunabilecek öncül bir ilaç da yok” yanıtını verdi. TTB Halk Sağlığı Kolu’ndan Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz ise, “Daha yolun başındayız gibi görünüyor. Bir özgü ilaç geliştirmek de kolay değil. Şu an ne aşıya ne de tedaviye bel bağlayabiliyoruz. O yüzden korunmak çok önemli. Bulaş hızını engellersek ölüm sayısını engellemiş oluruz” diye konuştu.

‘Düğünler, nargile kafeler yasaklanmalı’

Okulların tatil edilmesi ve İçişleri Bakanlığı’nın eğlence yerlerinin geçici süre kapatılması kararlarının yeterli olmadığını belirten Adıyaman, “Nisan sonuna kadar düğünler ertelenmeli. Nargile kafelerin kaptılması gerekiyor. Sigara içenlerde 14 kat daha bu hastalığı tehlikeli geçiyor.Yapılması planlanan sınavlar ve acil olmayan ameliyatlar ertelenmelidir” ifadelerini kullandı.

TTB’nin uyarılarını sıraladığı açıklamasının satır başları şu şekilde:

Test sayıları günlük olarak paylaşılmalı: Bugüne kadar yaklaşık 7000 hastada test yapıldığını biliyoruz. Oysa salgınla mücadelede başarılı olan ülkelerin deneyimleri bu sayının çok daha üzerinde olmamız gerektiğini göstermektedir. Ayrıca tanı için gereken test kitinin üretim kapasitesinin haftada 2000 testin üzerine çıkarılmasıı gerektiği de açıktır. Bakanlığın uygulanan test sayıları ile pozitif ve negatif çıkan test sayılarını günlük olarak kamuoyu ile paylaşmasını gerekli buluyoruz.

Kafe ve dükkanlar kapatılmalı: Üretim yerlerini, ofisleri ve işyerlerini kapatarak çalışanların evden çalışmasının veya ücretli olarak dinlenmelerinin olanaklarını yaratmak, iş toplantılarını ertelemek, işçi servislerinde ve toplu ulaşımda kalabalıkları önlemek, spor müsabakalarını iptal etmek, spor salonlarını, havuzları, müze ve tiyatroları, kültür ve sosyal merkezlerini, tiyatroları ve sinemaları kapatmak, bar, kahvehane ve restoranları kapatmak, alışveriş vb nedenlerle zorunlu gidilen mekanlarda insanlar arasında en az 1 metre mesafe olacak şekilde düzenlemeler yapmak, büyük toplantıları ertelemek, ibadetleri topludan bireysele çevirmek, hatta bu önlemler yeterli olmazsa ulaşım, eczane ve bakkallar dışında bütün ticari aktiviteleri, ofisleri, kafe ve dükkanları bir süreliğine kapatmak yoluna gidilmelidir.

Çalışanlar korunmalı: Hekimleri ve sağlık çalışanlarını korumadan toplumu koruyamazsınız. Sağlık çalışanlarının salgın yönetimi sırasında yaşabilecekleri aksaklıkları iletecekleri bir yapı oluşturulmalıdır. Hastanelerde “Hastane enfeksiyon komiteleri ile işbirliği halinde “Korona Koordinatörler” saptanmalı ve hekimler hastaya yönelik ihtiyaçları, talepleri, yaşadıkları sorun ve eksiklikleri doğrudan iletebilecekleri muhatap bulmalıdır.

Cezaevleri izlenmeli: Hapishane ve askeri birlikler, her ikisinde de günümüzde hizmet alanının özgünlüğünü bilen ve bunun eğitimini almış hekim ve sağlık çalışanları olmadığı için salgın riski yüksek bu yaşam alanları özel olarak izlenmelidir.

Bazı birinci basamak hizmetleri ertelenmeli: Birinci basamak sağlık hizmetlerinde,  aşılama, gebe ve bebek takipleri normal muayenelerden ayrılmalıdır. Aile hekimlerinin yaptığı yıllık öğrenci periyodik izlem ve muayene, sporcu raporu, ehliyet raporu gibi hizmetler ertelenmelidir. Kronik hastalık raporu veya hamile olan sağlık çalışanlarına geçici bir süre idari izin verilmelidir.

60 yaş üzeri hekimler izinli sayılmalı:  60 yaş üzerindeki sağlık çalışanları risk altında olduğundan çalışma koşulları onları koruyucu biçimde yeniden düzenlenmelidir ve talepleri halinde 60 yaş üzerindeki hekimler ücretli izinli sayılmalıdırlar. Hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının sağlıklarını korumak ve nitelikli iş yapmalarını sağlamak açısından bu süreçte fazla mesai uygulamasından vazgeçilmeli, dinlenebilmeleri, kendilerine ve ailelerine zaman ayırabilmeleri sağlanmalıdır. Hekimlerin salgın boyunca performans ücretlendirmesine tabii tutulmaması, en üst ücretten maaşlarını alması sağlanmalıdır.

Kategori: Gündem