Editörün SeçtikleriKentManşetVideoYerel

Suya gömülen Hasankeyf’ten sonrası: Elektriksiz, susuz derme çatma yaşamlar

Video-Haber: Metin Yoksu

*

Tüm tepkilere rağmen yapımının tamamlanması ile birlikte 12 bin yıllık tarihe sahip Hasankeyf’i su altında bırakan Ilısu Barajı’nın yarattığı olumsuz etkiler devam ediyor. Resmi verilere göre bir ilçe, 108 köy ve 42 mezra sular altında bırakıldı. Hasankeyf Koordinasyonu’nun Eylül 2019’da yayınladığı 54 sayfalık rapora göre ise 199 yerleşim yeri sular altında kaldı.  2019 Haziran’ında köylülere imamlar aracılığı ile köylerin boşaltması bilgisini ileten yetkililer, barajın su tutma işlemlerinin başlaması ile ilgili herhangi bir bilgi ise aktarmadı. 23 Temmuz 2019’da barajın su tuttuğuna dair ilk haberlerin 18 gün ardından, Batman Valiliği resmi açıklamada bulunarak 10 Ağustos 2019 tarihinde “Baraj rezervuar içerisinde can ve mal emniyeti bakımından dikkatli olunması ve gerekli tedbirlerin alınması büyük önem arz etmektedir” dedi.

Baraj sularının Ocak 2020’de ulaştığı Hasankeyf’te su seviyesi en üst kota Haziran 2020’de ulaştı. Gerekli testlerin yapılmasının ardından ise su kontrollü olarak düşürüldü. Tüm bunlar yaşanırken ne köylüler ne de basın bilgilendirilmedi.

Barajın yanı başında elektriksiz ve susuz yaşam

Su altında bırakılan alanlara dair saha çalışmasının olmayışı yüzünden yeni yerleşim alanlarının tamamlanıp tamamlanmadığı ve net olarak kaç kişinin göç ettiği bilinmiyor. Hasankeyf Koordinasyonu’nun Eylül 2019 raporunda bu kişilerin 100 bini bulduğu ifade edildi. İmamlar aracılığıyla kimi köylere bilgilendirme yapılmışsa da pek çok köy halkı bir sabah kalktığında evlerinin su tuttuğunu görerek yaşadıkları yeri hızla terk etmek zorunda kaldı. Şırnak, Siirt, Batman, Mardin ve Diyarbakır’da onlarca köy su altında bırakıldı.

Yeşil Gazete için Siirt, Şırnak ve Batman’daki köylerde yaptığımız çekimler sırasında onlarca köyün yerleşim alanlarının bitirilmediğini, evlerini kendi imkanları ile bitirenlerin ise alt yapılarının bir yıldan fazla zamandır tamamlanmadığını kayıt altında aldık. Batman Merkeze bağlı Hasankeyf’e 10 kilometre uzaklıkta bulunan Urganlı Köyü sakinleri bir yılı aşkın süredir kendi yaptıkları derme çatma çadırlarda yaşarken Siirt’e bağlı Soğuksu Köyü’ndeki köylülerse yine kendi imkanları ve AFAD’ın verdiği çadırlarda bir yılı aşkın süredir elektriksiz ve susuz yaşamak zorunda bırakıldı.

‘Rezillik içindeyiz’

Soğuksu Köyü Muhtarı Yunus Doğu, köy yerlerinin yapılması amacıyla tüm kapıları çaldıklarını, son olarak bakanlığa yazı yazıldığını ve yerleşim alanlarının belirlenmesi için beklediklerini anlatıyor. Bir yıldır “doğal” yaşadıklarını anlatan Doğu, su dolan barajın hemen yanı başında aylardır elektriksiz ve susuz yaşadıklarını belirtiyor.

Köyde yaşanan insanlık dramını anlatan köy sakinlerinden Safiye Kapmaz ise banyo, tuvalet yeri ile çamaşır ve bulaşık yıkama yerlerinin aynı olduğunu anlatırken yaşadıklarını “rezillik” olarak tanımlıyor: “6-7 aydır çadırdaki kilimleri su olmadığı için yıkayamadık. Gece kokudan yatamıyorum. Köyümü çok özledim, artık köyümüz yapılsın.”

‘Fareler eşyaları kemiriyor’

Siirt Kurtalan’a bağlı Aşağı Dibekliköyü sakinlerinden Fatma Varna ise, şehre yerleşmek zorunda kaldıklarını ama kiralarını ödemekte zorlandıklarını söylüyor. Köyde bulunan evlerinin pencerelerini, caminin minaresini dahi barajın sularının gelmediği bir alana taşımışlar, derme çatma çadırlara koydukları ev eşyalarını ise fareler kemirmiş.

‘Baraj yapılmadan yerleşim yerleri bitirilmeliydi’

Şırnak Güçlükonak’a bağlı Ağılköy sakinlerinden Avukat Şirin Şen ise  Siirt ve Şırnak’da çalmadığı kapı kalmadığını ve gerekli tüm yasal başvuruları yapmasına rağmen köylerine ilişkin herhangi bir çalışma yapılmadığını anlatıyor:

“Sadece benim köyüm değil Şırnak, Siirt, Batman, her yerde durum aynı. Benim köyüme gemi ile gidebilirsiniz sadece o da toprakların olduğu alana. Ne yol var ne de geminin yanaşacağı bir yer. Köy alanına gidecek yol dahi artık yok. Dünyanın neresine giderseniz gidin bir baraj yapıldığında önce yerleşim yerleri yapılır, yol yapılır burada ise hiçbiri yapılmadı.”

AKP’lilerin köyü 2008’de tamamlandı

Eski Siirt Eruh Köprüsü’nün bulunduğu alanda bulunan iki köy eski AKP Siirt Belediye Başkanı Mervan Gül ile bölgenin en büyük ailelerinden Olgaçlar’a ait. 2008’de TOKİ’nin Tarım Köy Projesi kapsamında yaptırdığı 62 villa tarzı evi, akrabaları ve yakınlarının almasını sağladı. Proje, aynı zamanda Ilısu mağdurları için planlanmıştı.

Aşağıdibekli Köyü sakinlerinden İsmet Varna’nın anlattıkları ise tüm bölgede yaşananları özetler nitelikte. Kendi köylerinin mezra niteliğinde olduğunu belirten Varna, devlet imkanları ile ağaların evlerinin yapıldığını, kendilerininkinin ise yapılmadığını anlatıyor. “ Davulun sesinin uzaktan hoş gelir. Onların evinde asansör dahi varken bizim tek katlı bir binamızı yapacağımız yerimiz dahi yok. İnsanlar barajdan dolayı köylülerin torbalar dolusu para aldığını söylüyor. Bizim için bu sözleri söyleyenler de bu güzelliği yaşasın!”

Köprü talebi

Baraj sadece su kenarında bulunan köyleri değil, asma ve beton köprüleri de su altında bıraktı. Bu nedenle de yüzlerce köye ulaşım güçleşti. Siirt’in Mişar Ovası’na giden yol üzerindeki eski Eruh Köprüsü’nün su altında bırakılması nedeniyle en az 100 köye ulaşım, küçük feribotlar ile yapılmak zorunda. Daha önceleri 20 dakikada alınan yol için şimdilerde dört saate varan bir süre gerekiyor. Köyden getirdiği iki bidon sütü gösteren Leylihan Topal, hastalandıklarında hastaneye gidebilmek için bile saatlerce beklemek zorunda kaldıklarını ve bir an önce köprünün yapılarak mağduriyetlere son verilmesi gerektiğini söylüyor.

Baraj altında bırakılan köylerin yerine yapılacak yerleşim yerlerinin büyük çoğunluğu henüz tamamlanmadı;  kiminin yeri dahi bulunmazken en az bir köy ise bir yılı aşkın süredir susuz ve elektriksiz bir şekilde yaşamak zorunda bırakıldı. Ne ekoloji ve göç kurumları ne de siyasi partilerin ilgi göstermemesi yüzünden bölgede eksiklikler ne, köylerin barınma taleplerinin ne kadarı yerine getirildi halen tam olarak bilinmiyor. Ancak medyada sık sık dile getirildiği için, herkes Ilısu Veysel Eroğlu Barajı’nın yıllık elektrik üretim kapasitesini yakından biliyor.