DünyaManşet

Rusya ve Ukrayna masaya oturuyor

Rusya‘nın Ukrayna‘ya yönelik başlattığı işgalin üç ve dördüncü gününe denk gelen hafta sonu hareketli geçti. Cumartesi ve Pazar günleri bir yandan Kiev, Harkov ve Luhansk’a yönelik, özellikle de petrol depoları ve doğal gaz hatlarına yönelik bombalama devam etti.

Ukrayna’nın güneyindeki Nova Kahovka şehri, Rusya’nın kontrolüne geçti. Nova Kahovka küçük bir şehir ancak Kırım yarımadasını su kanallarıyla besleyen Dinyeper Nehri üzerinde bulunması nedeniyle stratejik bir önemi bulunuyor.

Ukrayna İçişleri Bakanlığı, Rus askerlerinin ülkenin ikinci büyük kenti olan Harkov’a girdiğini de açıkladı. İçişleri Bakanlığı danışmanı Anton Geraşchenko, kuzeydoğudaki Harkov’un kent merkezinde ve Hydropark bölgesinde çatışmalar yaşandığını bildirdi. Kentin kontrolü akşam
saatlerinde yeniden Ukraynalı birliklere geçti.

Pazar günü akşam saatlerinde ise savaşan taraflardan masaya oturma kararı geldi. Ukrayna Devlet Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Rusya ile müzakerelerin Belarus-Ukrayna sınırında, Gomel kentinde yapılacağı ve heyetlerin ön koşulsuz buluşacağı açıklandı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodomir Zelensky, müzakerelerin Rus uçaklarının ulaşamayacağı İstanbul; Bakü, Varşova veya Budapeşte’de yapılmasını istemiş, ancak bu Rus tarafınca kabul görmemişti. Rusya’nın Minsk teklifini de Ukrayna kabul etmemişti.

Karar, Ukrayna Devlet Başkanı Volodomir Zelensky’nin Belarus lideri Aleksander Lukaşenko ile görüşmesinden hemen sonra alındı. Zelenskiy haberi Telegram hesabından duyurdu. Daha önce görüşmelerin bu ülkede yapılması için Rusya’dan gelen çağrıyı reddeden Ukrayna lideri, Belarus’un müzakereler için “güvenli bir alan oluşturacağına” güvenmek istediğini söyledi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba, “Rus ordusu peş peşe mağlubiyet yaşadıktan sonra bize ön şartsız görüşme yapabileceklerini bildirdiler. Bu şimdiden Ukrayna için bir zaferdir” dedi.

Rus müzakere heyetindeki Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrey Rudenko ise “Mesele nerede toplanılacağı değil, çantada ne ile gidileceğidir. Biz barışı konuşmaya hazırız, akan kanların durdurulmasının koşullarını görüşmeye hazırız” diye konuştu.

Zelensky: Sonuç çıkacağına inanmıyorum

Rus heyetiyle toplantıdan sonuç çıkacağına çok inanmadığını belirten Zelensky ise “Bırakalım denesinler” dedi. Zelensky, paylaştığı video mesajda “Böylece hiçbir Ukrayna vatandaşı, başkan olarak, küçük bir şans bile olsa, savaşı durdurmaya çalıştığımdan şüphe duymasın” şeklinde konuştu.

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, günün erken saatlerinde Ukrayna ile müzakerelere başlansa bile Rusya’nın savaşı sürdüreceğini söylemiş; “Dün olduğu gibi askeri operasyonların askıya alınmayacağı konusunda Ukrayna’yı uyardık” demişti.

Putin’den nükleer caydırıcı güç açıklaması

Müzakere kararının açıklanmasının hemen öncesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesine yönelik ağır yaptırımlar ve “NATO ülkelerinden gelen saldırgan açıklamaların ardından orduya, nükleer caydırıcı güçleri yüksek alarma geçirme emri” verdiğini açıkladı.

Bu, Rusya’nın Stratejik Füze Kuvvetleri için en yüksek alarm seviyesi. Rusya’nın, Ukrayna savaşı nedeniyle Başkan Putin’in özel savaş durumuna geçirilmesi emrini verdiği nükleer silah envanterinde 6 bin 255 başlık bulunduğu tahmin ediliyor.

Putin üst düzey askeri yetkililere hitaben yaptığı konuşmada, Batılı ülkelerin Rusya’ya karşı “dostça olmayan eylemler” gerçekleştirdiğini ve “gayrimeşru yaptırımlar” uyguladığını belirtti.

Askeri uzmanlar, Putin’in, ülkesine yönelik ABD’nin başlattığı yaptırımlara AB’nin de katılarak Rusya’yı ve lideri Putin’i tüm dünyadan izole ederek yalnızlaştırmak ve ekonomik olarak cezalandırma tavrına yönelik olarak “nükleer kartı”nı oynadığını belirtiyor.

ABD ise Putin’in, nükleer alarm kararını eleştirdi. Ülkenin BM Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield, “Bu, Putin’in bu savaşı tamamen kabul edilemez bir şekilde tırmanmayı sürdürdüğü ve eylemlerini mümkün olan en güçlü şekilde durdurmaya devam etmemiz gerektiği anlamına geliyor” dedi.

Yaptırımlar ağırlaştırıldı

AB, ABD ve müttefikleri, bazı belirlenmiş Rus bankalarını uluslararası ödeme sistemi SWIFT‘ten çıkarmak konusunda anlaştı. Almanya hükümet sözcüsü kararın, söz konusu kurumları uluslararası finansal sistemden çıkarmayı ve küresel operasyonlarını da büyük ölçüde kısıtlamayı amaçladığını belirtti.

SWIFT, paranın hızlı bir biçimde, sınır tanımadan bir yerden bir yere gönderilmesini sağlayan uluslararası mali yapılanmayı ifade ediyor. Rusya, petrol ve doğal gaz ihracatı için büyük ölçüde SWIFT sistemine bağlı.

Alman sözcü, etkilenecek bankaların “uluslararası toplum tarafından halihazırda yaptırım uygulanan tüm bankalar” olduğunu belirtirken, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de, müttefik ülkelerin Rusya Merkez Bankası‘nın varlıklarını felç ederek “savaş paralarını kullanan” Rusya’yı durduracağını kaydetti. Batılı ülkeler ayrıca işlemleri dondurarak, merkez bankasının varlıklarını tasfiye etmesini önlemeyi de kabul ettiler.

Yaptırımlar, ABD, Birleşik Krallık, Avrupa Birliği ve Kanada tarafından kabul edildi. Rusya Merkez Bankası’nın yaklaşık 650 milyar dolarlık rezervi bulunuyor.

Leyen ve AB Dışişleri ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in, Birlik’in Rusya ve Belarus’a karşı alındığını açıkladığı diğer yaptırım kararları da şöyle:

  • AB, özel jetler de dahil olmak üzere Rusya’nın tüm sivil hava araçlarına, hava sahasını kapatacak.
  • Rus devlet medyası Russia Today ve Sputnik’in AB’deki yayınları engellenecek.
  • Ukrayna’nın işgalindeki sorumluluğundan dolayı Belarus’a da yaptırımlar
    uygulanacak.

G7 ülkeleri tarafından yayınlanan ortak bildiride de “Seçilen Rus bankalarının SWIFT mesajlaşma sisteminden çıkarılmasını taahhüt ediyoruz. Böylece Rus bankalarının uluslararası finansal sistemden kopması sağlanacaktır” denildi.

Japonya‘nın da Rusya’yı uluslararası finansal sistemden çıkarma kararının ardından Beyaz Saray’dan, “Japonya’nın Rusya’yı uluslararası finansal sistemden çıkararak, Avrupa Komisyonu, Fransa, Almanya, İtalya, Birleşik Krallık, Kanada ve ABD’nin yanında yer almasını memnuniyetle karşılıyoruz” açıklaması yapıldı.

ABD, ayrılıkçı yönetimlerin bulunduğu Donetsk ve Luhansk‘la tüm ticari ve finansal ilişkileri yasaklamış, bu bu bölgelerden ithalat ya da ihracat yapılmasını engellemişti. Rus bankaları Vnesheconombank (VEB) ve Promsvyazbank (PSB) ile 42 iştirakini yaptırım listesine alan ve
bu kuruluşların ABD’deki varlıkları dondurulan Biden yönetimi, ABD’li bireyler ve işletmelerle herhangi bir işlem yapmalarını da yasakladı.

Ayrıca, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yakın çevresindeki beş kişi yaptırım listesine eklendi. Kuzey Akım 2 projesini yapan firma ile yetkilileri de yaptırım kapsamına alındı.

AB, tarihinde ilk kez savaştaki bir ülkeye silah gönderiyor

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Rusya saldırısı nedeniyle Ukrayna ordusuna gönderilecek silah, mühimmat ve yakıt gibi askeri yardımların yolda olduğunu söyledi.

“Bu Kremlin’in, Putin’in savaşı. Bu Rus halkının savaşı değil” diyen Michel,
Ukraynalıların ülkelerini, özgürlüklerini ve demokrasiyi savunduğunu belirtti.
Michel, bunun aynı zamanda Avrupa demokrasisi ve özgürlüğünün de savunması olduğunu kaydetti:

“Bunları siz Ukraynalılar savunuyorsunuz. Bu nedenle biz AB içinde bu tarihi meydan okumaya karşı dik duruyoruz. Sadece sözlerle değil, somut ve acil eylemlerle yanınızdayız. Sizi ve ülkenizi desteklemek için ortaklarımızla savaş karşıtı bir koalisyon oluşturduk. Giderek daha fazla ülke ve lider uluslararası hukukun savunması için seslerini yükseltiyor. Savunma amaçlı askeri ekipmanın acilen teslim edilmesini organize ediyoruz. Silahlar, mühimmat, roketler ve yakıt Ukrayna askerleri için yolda.”

Michel, aynı zamanda ciddi miktarda insani yardımın Ukraynalılara gönderileceğini bildirdi.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bugün AB’nin tarihinde ilk kez savaştaki bir ülke için silah alımı ve teslimatını finanse edeceklerini açıklamıştı.

ABD ve tek tek batılı ülkelerden Ukrayna’ya giden askeri yardımlar ise artıyor. ABD mali yardımı arttırırken Hollanda ve Almanya gibi AB ülkeleri de Ukrayna’ya uçaksavar ve tanksavar füzeleriyle askeri mühimmat yolluyor.

Almanya: Yeni bir milat

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından Moskova‘ya karşı tavrını sertleştiren Almanya ise , Ukrayna’ya tanksavar ve Stinger füzeleri gönderme kararı aldı, hava sahasını Rus uçaklarına kapattı, yeni enerji planlarını devreye soktu. Alman hükümeti, dış politika ve savunma alanlarında da geleneksel politikasını da değiştiriyor.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Federal Meclis‘in pazar günü düzenlediği olağanüstü oturumda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i çok sert ifadelerle hedef aldı, Ukrayna’ya güçlü dayanışma mesajları verdi, hükümetin atacağı yeni adımları açıkladı.

“Putin bir Rus İmparatorluğu inşa etmek istiyor. Bunda artık hiç şüphe yok” diyen Scholz, saldırıyı “Avrupa kıtasının tarihinde yeni bir milat” olarak nitelendirdi.

Scholz, son gelişmeler ışığında Almanya’nın politikalarında değişimin kaçınılmaz olduğunu belirterek, “Özgürlüklerimizi ve demokrasimizi koruyabilmemiz için artık güvenliğimize çok daha ciddi yatırım yapmamız gerektiği çok açık” dedi.

Bu nedenle hükümetinin 100 milyar euro tutarında özel bir kaynak oluşturma kararı aldığını anlatan Almanya Şansölyesi, 26 Şubat’ta da Alman ordusunun stoklarından 1000 tanksavar ve 500 Stinger füzesi gönderme kararı almıştı.

Almanya Şansölyesi Olaf Scholz

Almanya’nın Ukrayna’ya silah gönderme kararı vermesi, Berlin‘in izlediği siyasette önemli bir değişiklik anlamına geliyor. Kriz bölgelerine öldürücü silahlar gönderilmemesi yönünde bir tutum izleyen Alman hükümeti, bu nedenle Ukrayna’ya da silah sevkiyatını bu güne dek reddediyordu. Scholz, Alman ordusunun savunma kabiliyeti ve yetkinliğinin hızlı bir şekilde
güçlendirileceğini, Almanya’nın bundan sonra NATO’nun gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH)yüzde 2’sinin savunmaya ayrılması kriterini karşılayacağını açıkladı.

Scholz’un Sosyal Demokrat Partisi (SDP) ile koalisyon yapan Yeşiller ve Hür Demokrat Parti (FDP) bugüne kadar buna karşı çıkmış ve NATO’nun gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 2’sinin savunma bütçesine ayrılması talebinin karşılanacağı koalisyon protokolünde açık bir şekilde
belirtilmemişti.

Almanya’nın halen savunma harcamaları gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 1,55’i düzeyinde bulunuyor.

BP, Rus enerji devi Rosneft’teki hisselerini devrediyor

İngiltere merkezli çok uluslu petrol şirketi BP, Rusya’nın devlet kontrolündeki enerji devi Rosneft‘teki hisselerini elinden çıkaracağını açıkladı. BP Genel Müdürü Helge Lund imzalı açıklamada “Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, tüm bölge için trajik sonuçları olan saldırganca bir
eylemdir” denildi.

Açıklamada “BP 30 yılı aşkın süredir Rusya’da mükemmel Rus iş ortakları ile birlikte çalışıyor. Ancak bu askeri eylem temel bir değişikliği temsil ediyor. BP yönetim kurulu, derinlemesine bir süreç sonunda, devlet şirketi Rosneft’le bağının devam edemeyeceği kararını almıştır” ifadeleri yer aldı.

Birleşik Krallık da Rusya’ya yönelik yaptırımları kapsamında beş Rus bankasının ve üç Rus milyarderin ülkedeki varlıklarını donduruldu. İngiliz Başbakan Boris Johnson, bunun yaptırımların ilk kısmı olduğu ve olası işgal durumunda daha fazla yaptırımın da masada olduğunu söylemişti.

İngiltere Ticaret Bakanı Anne-Marie Trevelyani, yaptırımların
genişleyeceğini, yeni yaptırımlarının yüksek teknoloji alanlarını kapsayabileceğini söyledi. Dışişleri Bakanı Liz Truss ise, İngiliz halkının savaşa katılmak için bireysel olarak Ukrayna’ya gitmeyi seçmesi halinde, “eğer yapmak istedikleri buysa, onları kesinlikle destekleyeceğini” söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, yabancı gönüllülerin savaşmak için Ukrayna’ya gelmesi çağrısında bulunmuş ve onlar için “uluslararası birlik” kurulduğunu açıklamış, ABD’den aşırı sağcı kimi grupların Ukrayna’ya gitmek istedikleri yönünde basında haberler yer almıştı.

Türkiye Montrö’yü uygulayacak

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ukrayna topraklarındaki durumun “savaşa dönüştüğünü” ve Montrö Sözleşmesi‘nin “bütün hükümlerini şeffaf bir şekilde uygulayacaklarını” söyledi.

CNN Türk‘te katıldığı canlı yayında açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ile ayrı ayrı telefonda görüştüğünü belirterek her iki mevkidaşının da iki ülke arasında yapılacak görüşmeyi teyit ettiğini bildirdi.

Bakan Çavuşoğlu ayrıca, Ukrayna’dan tahliye edilmek isteyen yaklaşık 6 bin 600 Türk vatandaşını çıkarmak için gayret gösterdiklerini ve çatışmalar başlamadan önce tahliye için Harkov bölgesine ilave seferler konması yönünde Türk Hava Yollarından (THY) talepte bulunulduğunu söyledi.

400 bine yakın Ukraynalı ülkeden kaçtı

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği‘ne (UNHCR) göre, savaş nedeniyle Ukrayna’dan kaçan insan sayısı 368.000’e ulaştı. Çatışmanın başlamasından bu yana 150 binden fazla kişi Polonya‘ya girerken, 43 binden fazla Ukraynalı Rusya’nın işgalinden sonraki üç gün içinde Romanya‘ya kaçtı.

Bu arada BM’ye bağlı kurumlar ve insani yardım kuruluşları, “riskli hale gelen güvenlik durumu nedeniyle” Ukrayna’daki operasyonları askıya almaya karar verdi. BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi, BM ve ortaklarının ülke genelinde varlıklarını sürdüreceklerini ve “durum izin verdiğinde” çalışmaya devam edeceklerini açıkladı.

Facebook ve Google’dan reklamlara yasak

Facebook’un sahibi şirket Meta ve Google firmaları, Rusya devlet medyasının reklam yayınlamasını ve bundan para kazanmasını yasakladı.
Facebook, Rus devlet medyasının sosyal medya patformunda para kazanmasını yasakladığı açıkladı. Sosyal medya devinin güvenlik politikası başkanı Nathaniel Gleicher, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Artık Rus devlet medyasının dünyanın herhangi bir yerinde reklam yayınlamasını veya platformumuzda para kazanmasını yasaklıyoruz” dedi. Nathaniel Gleicher, Facebook’un, “Rus devlet medyasına etiket uygulamaya devam edeceğini” de sözlerine ekledi.

Google da Rusya devleti bağlantılı yayın organlarının para kazanmasını engelleme kararı aldı. Google Sözcüsü Michael Aciman, Rus devlet medyasının reklamlarla içerikten para kazanma özelliğini tüm platformlarında engelleyeceklerini duyurdu. Aciman, ‘olağanüstü durum’ sebebiyle, Russia Today kanalının yanı sıra Rus devleti tarafından
finanse edilen tüm yayın kuruluşlarının, YouTube‘a reklam vermek de dahil olmak üzere Google hizmetlerinde reklam yayınlayamayacağını açıkladı. Aciman, “Yeni gelişmeleri aktif olarak izliyoruz ve gerekirse ek adımlar atacağız” dedi.

Fotoğraf: Jim Wilson -New York Times

Starlink Ukrayna üzerinde

Amerikan uzay mekiği ve roket üreticisi SpaceX‘in kurucusu Elon Musk, uydu interneti sistemi projesi Starlink‘i Ukrayna’da kullanıma açtığını duyurdu.

Ukrayna Dijital Dönüşüm Bakanı Mihaylo Fedorov, resmi Twitter hesabından Musk‘ı etiketleyerek “Siz Mars‘ı kolonize etmeye çalışırken, Rusya Ukrayna’yı işgal etmeye çalışıyor! Roketleriniz uzaydan başarılı bir şekilde dünyaya inerken, Rus roketleri Ukraynalı sivil halkın üzerine iniyor! Sizden Starlink istasyonlarınızı Ukrayna’ya sağlamanızı ve aklı başında Rusları ayağa kaldırmanızı talep ediyoruz” demişti.

Musk, Fedorov‘un paylaşımına “Starlink hizmeti şu anda Ukrayna’da aktif. Daha çok terminal de yolda” yanıtını verdi.

Kategori: Dünya