Doğa MücadelesiEditörün SeçtikleriEkolojiManşet

Peri Vadisi’ni yok edecek maden sahasında bilirkişi keşfi

0
Fotoğraf: Galip Akengin

Video haber: Fırat BULUT

*

BİNGÖL- Kiğı ve Adaklı ilçelerine bağlı Eskikavak, İlbey, Maltepe, Aysaklı ve Mirzikan köylerinde devam eden madencilik faaliyetlerine karşı açılan iptal davasında Erzurum 2. İdare Mahkemesi bilirkişi heyeti önceki bölgede keşif gerçekleştirdi.

Peri Vadisi’nde ekolojik yıkıma yol açacağı gerekçesiyle köylülerin karşı çıktıkları kompleks cevher (kurşun-çinko-gümüş) maden ocağı projesi için Haziran ayında bakanlık Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararı vermiş, köylüler ise karara karşı 4 Temmuz’da Erzurum 2. İdare Mahkemesi’ne başvurarak yürütmenin durdurulması ve projenin iptal edilmesini talep etmişti.

Erzurum 2. İdare Mahkemesi‘den başvuru üzerine çıkan 5 Ekim’de keşif yapılmasına ilişkin kararın ardından aralarında biyolog, çevre mühendisi, harita mühendisi gibi uzman kişilerin de bulunduğu yedi kişilik bilirkişi heyeti maden sahasında incelemelerde bulundu.

Keşfe davacı köylüler, avukat, maden şirketi yetkilileri ve çevre köylerden çok sayıda köylü de katıldı. Jandarmanın yoğun güvenlik önlemleri aldığı keşif sırasında köylülerin maden sahasına girmesine izin verilmezken jandarma ve köylüler arasında zaman zaman tartışma yaşandı.

Fotoğraf: Galip Akengin

Mahkeme’nin belirlediği bilirkişi heyeti maden sahasında incelemeler yaparak davacı köylüleri ve Bingöl Metal Madencilik şirketi yetkililerini dinledi. Köylülerle avukatları Barış Yıldırım keşif sonrası basın açıklaması gerçekleştirerek maden projesinin yol açacağı yıkıma dikkat çekti.

Dersim Kültürel ve Doğal Miras Koruma Girişimi Sözcüsü Avukat Barış Yıldırım itirazlarını bilirkişi heyetine de aktardıklarını belirterek projenin iptal edilmesini istediklerini söyledi. Yıldırım itirazlarını şöyle sıraladı:

“Burası ekolojik öneme sahip bir alan. Depremsellik açısından çok tehlikeli bir bölge. Kullanılacak dinamitler proje sahasında sismik hareketleri tetikler. Proje sahası Kuzey Anadolu fay hattı ve Doğu Anadolu fay hattının kesiştiği noktaya çok yakın. Türkiye’nin akarsu kaynaklarının bu proje neticesinde aynı şekilde zarar göreceğini, kirleneceğini, projenin Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğine aykırı olduğunu söyledik.”

Fotoğraf: Galip Akengin

Proje alanında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu‘na göre tescilli yapılar bulunduğunu, projenin yürütülmek istendiği sahada BERN Sözleşmesi ile koruma altına alınan yaban hayvanlarının bulunduğunu belirttiklerini de aktaran Yıldırım şunları dile getirdi:

“Burada yaban keçisinin, dağ keçilerinin habitat bulduğunu ve bu habitat alanlarında projenin kesinlikle yürütülemeyeceğini ifade ettik. Yöre florasının son derece önemli olduğunu, bölgede yaban hayat sahası bulunduğunu, bölge ekosisteminin inşa edilen HES ve barajlar sebebiyle yok edildiğini, madencilik projesi ile ekosistemin tamamen bitirileceği ve bu ekosistemin zarar görmesi halinde Türkiye’nin en büyük su toplama havzasına sahip Fırat Nehri’nin ekolojik olarak bir bütün olarak yok edileceğini ifade ettik.”

‘Proje derhal iptal edilmeli’

Yıldırım bölgede tarım, hayvancılık ve arıcılık yapıldığına dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Yörede dünyanın en kaliteli balı üretiliyor. Bu arıcılık faaliyetinin yürütülebilmesi için bölgede bu tip faaliyetlerin icra edilmemesi gerektiğini söyledik. Biz burada Dersimliler, Bingöllüler olarak her türlü projeye karşı coğrafyamızı savunduk bundan sonra da savunacağız. Yaşam alanlarımızı korumak aynı zamanda insan neslinin geleceğini korumaktır. Türkiye’de ve dünyada temiz su kaynakları neredeyse yok olmak üzere. Elde kalan son ırmaklar, son nehirler Yukarı Fırat Havzası‘nda kalmış durumda. Su kaynaklarımızı bu projelerle yok etmeyelim. Buradan tüm yetkililere ve ilgililere diyoruz ki; proje derhal iptal edilmelidir.”

‘Yaşamı savunuyoruz’

Eskikavak Köyü Derneği Başkanı İbrahim Kudiş de açıklama yaparak projeye tepki gösterdi. Maden projesine karşı mücadelelerini devam edeceklerini belirten Kudiş “Bizim dayandığımız en temel nokta buradaki yaşamı savunmamızdır. Biz sadece çevreci değiliz biz burda bütün toplumumuzun, coğrafyamızın, bölgemizin yaşamını savunuyoruz” dedi.

Bakanlığın ÇED olumlu kararına da değinen Kudiş, “Hiçkimse karamsar olmasın. Bunlar bugün belki çeşitli referanslarla bir başarı elde etmiş olabilirler ama bu bizi asla yıldırmayacak. Biz buradaki kendi geleceğimizi, çocuklarımızın geleceğini, anılarımızı, mezarlarımızı, kutsallarımızı, tüm canlıların yaşamını korumak için her türlü mücadeleyi vermeye hazırız. Bu mücadelemizi sürdüreceğiz” diyerek duyarlılık çağrısında bulundu.

‘Şirket yetkilileri keşif öncesi arıcıları bölgeden uzaklaştırdı’

Kiğı’ya bağlı Güneyağıl köyünde yaşayan doğasever Yunus Gürbey de maden projesine tepki göstererek madencilik faaliyetlerinin bölgenin doğasına ciddi zararlar vereceğini belirtti.

Yunus Gürbey – Fotoğraf: Galip Akengin

Maden sahasında arıcılık faaliyetlerinin yapıldığını ifade eden Gürbey, “Şirket çalışanları keşif öncesi maden sahasına 50 metre mesafede bulunan arıcıyı bölgeden uzaklaştırdı. Bu vadi aynı zamanda yer altı suları açısından önemli kaynaklara sahip. Madencilik projesi ile su kaynakları ciddi zarar görecektir. Bu vadi birçok endemik bitki ve hayvan türünün yaşadığı bir vadi. Burada yoğun bir şekilde arıcılık faaliyetleri de yapılıyor. Proje gerek arıcılık faaliyetleri, gerek yaban hayat, gerekse de yer altı suları açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor” dedi.

Maden projesine karşı duyarlılık çağrısı yapan Erbey, Peri Vadisi’nin SİT alanı sayılabilecek bir özelliğe sahip olduğuna dikkat çekerek maden projesine karşı çalışmalarını devam ettireceklerini ifade etti.

‘Bingöl Metal Madencilik şirketinin talan ısrarı yeni değil!’

Bingöl Metal Madencilik San. Tic. A.Ş tarafından 2011 yılında aynı bölgede 21.9 hektarlık alanda Kurşun-Gümüş-Çinko Kompleks Cevher Ocağı için ‘ÇED Gerekli Değildir’ belgesi alınmıştı. 2014 yılında 3 hektarlık alan artışı yapılarak toplam ÇED alanının 24.75 hektara çıkartılması için Bingöl Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunulmuş, yine ‘ÇED Gerekli Değildir‘ belgesi alınmıştı.

Fotoğraf: Galip Akengin

Her iki ‘ÇED Gerekli Değildir‘ kararının iptali için Bingöl Valiliği aleyhine Erzurum 1. İdare Mahkemesi’nde açılan iptal davasında mahkeme, 17 Ocak 2019 tarihli kararı ile her iki dava için de ‘ÇED Gerekli Değildir’  kararının iptaline karar vermiş ve kararın Danıştay tarafından onaylanması ile proje iptal edilmişti.

Mahkemenin iptal kararına rağmen şirket, maden sahasını daha da genişleterek tekrar başvuru yaptı.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sitesinde yer verilen proje dosyasında yer alan bilgilere göre, kompleks cevher maden projesi kapsamında, Kiğı Eskikavak köyü ve çevresinde yaklaşık 500 hektarlık bir alanda yeraltı üretim yöntemiyle yılda 25 bin ton cevher ve 37 bin ton pasa üretilmesi planlanıyor.

Fotoğraf: Galip Akengin

Arel Müşavirlik Madencilik Mühendislik Medikal Tic. Ltd. Şirketi tarafından hazırlanan raporda proje alanının büyük bir kısmının ormanlık alan olduğu bilgisine yer verilerek ÇED olumlu kararı sonrası gerekli izinler için başvurulacağı belirtiliyor. Buna göre, 330 hektar ormanlık alan, 86 hektar hazine arazisi-ham toprak, 14 hektar tarla (şahsi arazi), şahsi arsa ve tespiti yapılmamış alanlar bulunuyor.

Projeye Peri Vadisi’nde ekolojik yıkıma yol açacağı gerekçesiyle karşı çıkan köylüler daha önce İstanbul’da ve Kiğı Eskikavak köyünde maden sahasında kitlesel eylemler düzenleyerek tepkilerini dile getirmişti .

Fotoğraf: Galip Akengin

Peri Vadisi Çevre Platformu çağrısıyla 11 Ağustos’ta Kiğı Eskikavak köyünde yapılan eyleme TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, BİNÇEVDER, Mirzikan Derneği, yöre dernekleri, HDP, CHP, Saadet Partisi il temsilcileri Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, CHP Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlu, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Eş Genel Başkanları Ahmet Dursun Kahraman ve Fatma Akgün, Dersim Kültürel ve Doğal Miras Koruma Girişimi Sözcüsü Barış Yıldırım ve yüzlerce yurttaş katılmıştı.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.