ManşetTürkiye

[Özel Haber] Amed 2013 Newroz’undan izlenimler

0

Amed Newroz’u 2013, yurt dışından, Türkiye’nin bir çok yerinden gelenlerle kutlandı.

Alanda, “Barış için ne yapılabilir?” sorusunu yönelttik, konuşmalarda aldığımız cevaplar şu konular üzerinde toplandı:

  • Çok dilli, çok kültürlü bir yaşama geçmek,
  • Kürt kimliğinin tanınması, bütün halkların haklarının savunulması,
  • Devletin somut adımlar atması
  • Özerk Kürdistan(Bütün halkların bir arada yaşayacağı, bir yer olarak)
  • Silahların bırakılma sürecinin hızlanması
  • Kürtlerin haklarının anayasal güvenceye alınması

“Değişim, çok önce başlamalıydı”

Antalya’dan ve Erzurum’dan Newroz’a katılmak üzere gelen gençler, çalışmaların çok daha önce başlaması gerektiğini vurguladı. Antalya’da yaşayan Kürtlerle ilgili, Akseki’de “Kürtler ve köpekler giremez” yazısı bulunduğunu hatırlatan genç, bu newrozda yapılan çağrının ülkenin her köşesine barış ulaştırması umudunu taşıdıklarını söyledi. İsveç’te abisinin yaşadığını ifade eden genç, orada bu tür durumlar yaşanmıyor. Konya Kürtleri orada, onlar da öyle bir durum yaşamıyor.

Bütün halkların barışı..

Nusaybin’den katılan gençler ise, her yıl newrozu burada kutladıklarını ifade etti.

“Bu yılın coşkusu farklı, barışa eşlik etmesi dileğiyle bütün halkların barışını istiyoruz. Her geçen gün daha ayağa kalkıyoruz. Her daim barış istiyoruz. Önderliğin çizdiği yol esas alınırsa barışın getirilebileceğini umuyoruz.”

“Dersim HES Projeleri”

Dersimden Amed’e newroz için gelenler bayram havasını, barış sürecinin devamında Dersim’de doğa mücadelesini sorduk.

“Kutu Dere’nin  ¼’i yok edildi.  Tarihi eserleri de yok edildi. Altı tane HES Projesi var; gözelerle birlikte yedi sekiz olacak. Gerillaların iş araçlarına zarar vermesinden sonra çalışmalar durdurulmuştu, yeniden başladı. Dersim’deki ovalar sular altında kaldı, insanlar dağa doğru yerleşmeye başladı. Bu proje AKP’yle başladı, oy verenler pişman oldu; CHP düzelteceğim vaadiyle seçmenlerinden oy istedi ve seçildi, ama bir şey yapmadı.”

“Diyarbakır sanayi şehri neden olmasın?”

Barışın gelişini kendi cümleleri ile aktaran, Amedli aile; geçen yıl 800 bin kişiye yakın kişinin, bu yıl ise 1,5 milyon kişinin Newroz için geldiğini söyledi. Barış sürecinin olumlu gelişmeleriyle çevre illerden ve yurt dışından yatırım yapmak isteyen girişimcilerin bölgede etkin olarak yatırım yapacakları alanları bulabileceklerini belirttile. Diyarbakır kıraathaneleriyle değil, sanayisiyle anılsın dileklerini paylaştılar.

Ayrımla dışarıda nasıl karşılaştıklarını da anlatan aile,  gittikleri bir ilde esnafların plakalarına özellikle baktıklarını ve birden surat ifadelerinin değiştiklerini, bu muamelenin neden olduğunu anlayamadıklarını ifade ettiler.

“Türklerin talebi neyse benim de o”

Talepleri yorumlayan kadınlar, silahlar bırakılıp siyaset yapmaya geçilmesini, sürecin önemli adımları olarak değerlendirdi. Anadilde eğitim hakkında ise, eğitimde iki dilliliği istediklerini söylediler. Kürt kimliği statüsünün verilmesinin de vatandaşlık tanımında önem arz ettiğini ifade ettiler.

“Türklerin talebi neyse benim de o” diyen kadınlar, yarın 22 Mart’a uyandığımızda birden barış olmayacak, bıçakla kesilir gibi kesilmeyecek biz de biliyoruz; mücadele asla bitmez. Bu süreçte partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, halkın katılımının ayrıca herkesin bir araya toplanması için duyarlılık yaratmaya çalışmasının gerekliliğine inanıyoruz diyerek, kadınların, LGBT bireylerin, doğa hakkı savunucuları için mücadelenin devam edeceğini ifade ettiler.

Rojava’dan Amed’e..

Suriye’deki iç karışıklık dolayısıyla Antep’e göç eden ailelerde Amed meydanındaydı. Amed newrozu kutlamalarına katılmayı 15 yıldır istediklerini, bu yıl isteklerini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdiler. Suriye’deki yaşantılarını aktaran aile, barış sürecinde Suriye Kürtlerinin de isteklerinden söz etti.

“Barış, Suriye’de daha çok isteniyordu. PKK’nın mücadelesi 30 yıldır sürüyor. Suriye Kürtlerinden çok destek görmüşlerdir. Kuzey Kürdistan’ın da barış sürecinden sonra Rojava(Suriye Kürtleri)’ya da yoğun destek vermek istiyorlar. Türkiye’de de barış süreci olumlu geçerse, destek verirler.”

Suriye’deki iç karışıklıklar biterse, kendi topraklarına dönmek istediklerini, orayı çok sevdiklerini “Toprak anadır, biz burada yetim gibiyiz” sözleriyle ifade ettiler.

Suriye’de yasaların kadından yana olduğunu belirttiler, Türkiye’de ise kadın haklarının daha az olduğunu söylediler.

Ayrımcılığın en çok nerede, hangi konuda yapıldığı sorusuna;

“Ne söyleyeyim, ne söylemeyeyim? Esad döneminde 3 milyon kürt kimliksiz yaşadı, Suriye’de olaylar patlak verdiğinde ise, Esad destek almak adına 3 milyon kürdün kimliğini tanıdı.”

“Kürt özgürlüğü, Türk özgürlüğü olacak”

Konuşmalar yapıldığı sırada söyleştiğimiz yerel kıyafetli kadınlar, taleplerin Emek ve Demokrasi ve Özgürlük Bloğu milletvekillerinin halkın bütün taleplerini yansıttığını söyledi. Mücadelelerinin sonunda Kürdistan’ın özgürleşeceği, peygamber döneminden bugüne Kürtlerin özgürlük taleplerinin olduğunu, Kürtlerin özgürlüğünün bütün dünyayı özgürleştireceğini, Kürt halkının bütün bireylerinin yediden yetmişe aklında Abdullah Öcalan olduğunu ve Che’nin mücadelesini sahiplendiklerini söyledi.

Haber ve Fotoğraflar: Büşra Akman

(Yeşil Gazete)

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.