EkolojiHayvan HaklarıManşet

Orman yangınları Marmaris semenderinin yaşam alanlarını yok etti

0

Marmaris ve çevresinde yaşanan orman yangınları çok sayıda tür ve bölgede yaşayanlarla birlikte nesli tehlike altındaki Marmaris semenderinin (Lyciasalamandra flavimembris) de yaşam alanlarını yok etti.

Akdeniz Koruma Derneği’nin Ege Üniversitesi ile gerçekleştirip 2020 yılında yayımladığı türün iklim değişikliğinin artan etkileri temel alınarak yapılan modellemeye göre, Marmaris semenderinin yaşam alanının 2050’de yüzde 9 ve 2070’de yüzde 62 oranında daralabileceği tespit edilmişti.

Yaşam alanlarının dörtte biri yok oldu

Ancak geçtiğimiz günlerde gerçekleşen ve Muğla’da 65 bin hektar ormanın yanmasına neden olan yangınlarla türün yaşam alanlarının yaklaşık olarak yüzde 25’i yok oldu.

Dünya’daki yedi Likya semenderi türünden biri olan Marmaris semenderi, bu felaketten tek etkilenen semender türü de olmadı. Muğla, Antalya ve Yunanistan’ın bazı adalarında yaşayan ve endemik olan Likya semenderlerinin tümü için Türkiye ve Yunanistan’da gerçekleşen yangınlar, bu türler için yok olma riskinin artmasına neden oldu.

Nesli tehlikede

Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) belirlediği türlerin Kırmızı Listesi’ne göre farklı kategorilerle nesli tehlike altında olan Likya semenderleri, Akdeniz ekosisteminin parçası.

Bu türlerin tüm dünyada dar bir alanda yaşamasının nedeni; maki ve doğal çam ormanlarının sahip olduğu nemli, kalkerli toprak yapısı. Yaz aylarını toprağın altında ve yaz uykusunda geçiren semenderler, aktif dönemini yağışların arttığı kış aylarında toprak yüzeyinde geçiriyor.

Marmaris semenderi önümüzdeki kasım ayında tamamen değişmiş bir tabiata uyanacak. Bu nedenle yangından hemen sonra bu alanlarda toprağın sürülmesi, semenderler için de tehlikenin şiddetini arttırma potansiyelini taşıyor.

Korunması için çaba gösteriliyor

Akdeniz Koruma Derneği’nden Biyolog Dilara Arslan “2018 yılından bu yana Marmaris ve çevresinde Marmaris semenderinin yaşam alanlarının, türün popülasyon durumunun ve türe yönelik tehditlerin belirlenmesi için çalışıyoruz. Orman yangınları, orman alanlarına çöp bırakma ve yapılaşma Marmaris semenderinin neslinin devamına yönelik tehditlerin başında yer alıyor” dedi.

Bu tehditlere karşı Marmaris semenderinin yerinde korunması için Marmaris Milli Park Müdürlüğü, Marmaris Belediyesi başta olmak üzere çok sayıda kurum ve gönüllü ile çalıştıklarını beliren Arslan, “Tüm bu çabalara, Marmaris semenderi için tehdit olduğunu tespit ettiğimiz orman yangınlarının söndürülmesi çalışmalarına katılmak da eklendi” ifadelerini kıllandı.

Orman kendi haline bırakılmalı

Semenderlerin bu yangının etkilerini en az zararla atlatması için ormanın doğal döngüsü dahilinde kendini yenilemesi gerektiğini belirten Arslan, “Orman yangınlarının gerçekleştiği alanlardaki toprağın besin içeren tabakası, semenderler için bu kışı geçirebilecekleri nemli örtüyü sağlarken bir yandan da orman ve maki habitatlarını temsil eden bitki türlerinin tohumlarının çimlenmesini sağlayacaktır” dedi.

Arslan açıklamasında “Bu alanlarda oluşma ihtimali bulunan orman açıklıklarının, ağaç türlerini barındırmasa bile ormanın diğer canlılarına ev sahipliği yapacağı da unutulmamalıdır. Yangın sonrasında yapılması gereken çok fazla çalışma bulunmakla birlikte ekosistemin bütüncül olarak izlenmesi ve bilimsel veriler ışığında gerekli müdahalelerin yapılması önem taşımaktadır. Bu nedenle, Marmaris ve yakın çevresindeki yanan ormanların rehabilitasyon planlamalarına katkı sunmak amacıyla Marmaris semenderinin yangınlardan nasıl etkilendiğini tespit etme çalışmalarımıza başladık” görüşüne yer verdi.

’50 yılda beklediğimiz tehlike iki haftada yaşandı’

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerim Çiçek ise “Marmaris semenderi için iklim değişikliğinin etkisi ile karbon emisyonundaki artışa bağlı olarak önümüzdeki 50 yıl içinde gerçekleşmesini beklediğimiz tehlike iki haftada yaşandı. Bundan sonraki süreçte iklim değişikliğine karşı hazırlıklı olmak gerektiği gibi yanan alanların rehabilitasyonu konusunda da bu alanlarda yaşayan tüm türleri kapsayan detaylı planlamalar yapılması gerekiyor” dedi.

Çiçek, “Bu alanlarda gerçekleştirilecek her türlü koruma ve rehabilitasyon çalışması, Likya semenderleri ve yaşamı doğal orman ve maki varlığına bağlı olan türlerin popülasyonlarının sürdürülebilirliği için can suyu niteliğindedir” ifadelerini kullandı.

Kategori: Ekoloji

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.