ManşetTarım-Gıda

Nestlé çörek otunun patentini alma peşinde

Geçmişi skandallarla dolu gıda devi Nestle’nin adı bugünlerde 2010 yılında yapmış olduğu bir patent başvurusuna karşı başlatılan imza kampanyası ile çevre ekoloji dünyasında tekrar gündeme oturdu.

Güçleri giderek artan çok uluslu şirketlere karşı işçileri, tüketicileri ve hissedarları bir araya getirerek hak mücadeleleri için bir platform yaratmayı hedefleyen ve bugüne kadar birçok başarılı kampanyaya imza atan  Sum of Us hareketi tarafından Nisan ayı içerisinde başlatılan kampanya, Nestle’nin Türkiye’de çörek otu olarak bilinen Nigella Sativa üzerindeki hak iddiasını gündeme taşıyarak Nestle’ye “Doğal bir şifayı patentlemekten vazgeç!” çağrısında bulunuyor.

25 Kasım 2010 tarihinde PCT/EP2010/056783 uluslarası başvuru numarası ile yapılan başvuru, içlerinde Türkiye’nin, tüm Avrupa Birliği ülkelerinin, ABD ve Kanada’nın da bulunduğu 80 ülkeyi kapsıyor.

Başvuruya göre Nestle, yaptığı çalışmalar sonucunda opoipid reseptörlerinin uyarılması ile gıda alerjilerini önleme arasında bir ilişki keşfettiğini ve gıda alerjilerini önlemek için opiopid reseptörleri uyarıcı bir madde kullanımının patentle korunma altına alınması gereken bir yöntem olduğunu iddia ediyor .

Çörek otu üzerindeki hak iddiası da işte tam bu noktada devreye giriyor. Opoipid reseptörlerini uyaran ve patente konu olan thymoquinone adlı bileşiğin elde edilebildiği kaynaklar çörek otunun da aralarında olduğu birkaç bitkiyle sınırlı. Çörek otunun Nestle açısından ayrıca bir öneme sahip olmasının sebebi ise ekimi son derece yaygın olduğundan ve hali hazırda doğal bir gıda olarak kabul edildiğinden Nestle’nin çörek otunu üreteceği gıdaların muhteviyatına almak istemesi halinde bir engelle karşılaşmayacak olması.

Nestle CEO’su birkaç sene önce “Su bir insan hakkı değildir, aynı gıda gibi alınan satılan bir metadır ve tabii ki bir fiyatı olacaktır” demişti

Nestle yaptığı patent başvurusunda çörek otunun bu şifalı özelliğinin kullanımının da bir Nestle keşfi olduğunu açıkça iddia ediyor.  Başvurunun arkasında yatan sebebin ise Nestle’nin çörek otu bitkisinin kullanımını tekeline almaya çalışması olduğu çok açık. Bu patent başvurusunun kabul edilmesi demek, çörek otunun ishal dahil, gıda alerjilerini ve mide rahatsızlıklarını önlemek üzere kullanıldığı her yerde Nestle’nin hak iddia etmesi demek.

Oysa Nestle’nin yeni keşfettiği hiçbir şey yok. Çörek otunun gıda alerjilerine, ishale, mide sindirim sistemi rahatsızlıklarına karşı iyileştirici özelliği binlerce yıldır bilinen bir gerçek olduğu kadar konuyla ilgili 2011’den önce yayınlanmış birçok bilimsel araştırma sonucuna da rastlamak mümkün.  2-6 Temmuz 2012 tarihleri arasında Yeni Delhi’de gerçekleştirilen Nagoya Protokolü toplantıları sırasında Edward Hammond tarafından sunulan bir araştırmaya göre geçmiş yıllarda yapılan birçok çalışma [1] [2] [3] çörek otunun opiopid reseptörlerinin uyarılması dahil şifalı özelliklerini ortaya çıkarmış durumda. Bu araştırmaların hepsinden önce ise çörek otunun geleneksel kullanımı üzerinde yapılan ve aynı Nestle’nin vardığı sonuçların binlerce yıldır bilindiğini gösteren araştırmalar geliyor [4] [5] [6] [7] [8] [9 [10]. Hal buyken Nestle’nin çörek otunun şifalarını kendi buluşuymuş gibi gösterip üzerinde hak iddia edebilmesi herşeyden önce patent sistemindeki açıkları gösteriyor.

Sum of All’a göre bu başvuru, şirketin geleneksel bilgi üzerindeki ilk saldırısı değil. Kampanya metninde Nestle’nin daha önce de sütün kabızlık giderici etkisi üzerinde bir araştırma yaparak konuyla ilgili bir patent başvurusunda bulunduğu ancak bu bilginin binlerce yıllık Hint tıp yazılarında olduğunun ortaya çıkması üzerine patent başvurusu reddedildiği belirtiliyor.

Nestle iddiaları kendi internet sitesi üzerinden yaptığı bir açıklama ile yanıtladı. Cevapta özetle Nestle’nin “çörek otu bitkisini” patentlemek gibi bir amacının olmadığı, Nestle’nin biyoçeşitliliğe çok önem veren bir şirket olduğunu, patent başvurusunun sadece bitkiden elde edilen bir madde ile ilgili olduğunu söylüyor. Ancak endişeler zaten çörek otu bitkisinin değil, onun binlerce yıldır geleneksel olarak kullanılagelen şifalı özelliklerinin patentlenecek olması yönündeyken verilen bu kaçamak cevaplar tatmin edicilikten oldukça uzak görülüyor.

Cevapta yer verilen bir diğer cümle de hayli ilgi çekici: “Bizler Nestle olarak halkların biyolojik kaynaklar da dahil tüm doğal kaynakları üzerindeki egemenliklerine saygı duyuyoruz”. Daha birkaç sene önce CEO’su “Su bir insan hakkı  değildir, aynı gıda gibi alınan satılan bir metadır ve tabii ki bir fiyatı olacaktır” diyen bir şirketin ne kadar güvenilebilir olduğunun takdirini haberi okuyan size bırakıyor ve sizleri söz konusu açıklamalarla başbaşa bırakmadan önce Sum of All tarafından başlatılan imza kampanyasına katılmaya davet ediyoruz.

http://www.youtube.com/watch?v=SEFL8ElXHaU

 

Kaynaklar : (Haberde bahsi geçen ve 2012 yılında Edward Hammond tarafından yayınlanan “Food giant Nestlé claims to have invented stomach soothing use of habbat al-barakah” başlıklı araştırmadan alınmıştır)

[1]Abdel Fattah AM et al 2000. Antinociceptive effects of Nigella sativa oil and its major component, thymoquinone, in mice. Eur J Pharmacol. 2000 Jul 14;400(1):89-97.

[2]Sangi S 2004. Role of Nigella sativa in Opioid Dependence. PhD dissertation. University of Karachi.

URL: http://eprints.hec.gov.pk/1813/1/1742.htm

[3]Hosseinzadeh H and Parvardeh S 2004. Anticonvulsant effects of thymoquinone, the major

constituent of Nigella sativa see ds, in mice. Phytomedicine. 2004 Jan;11(1):56 64, and Hosseinzadeh

H et al 2005. Intracerebroventricular administration of thymoquinone, the major constituent of

Nigella sativa seeds, suppresses epileptic seizures in rats. Med Sci Monit. 2005 Apr;11(4):BR106-10.

[4] Gilani AH et al 2001. Bronchodilator, spasmolytic and calcium antagonist activities of Nigella sativa

seeds (Kalonji): a traditional herbal product with multiple medicinal uses. J Pak Med Assoc. 2001

Mar;51(3):115-20.

[5]El-Abhar HS et al 2003. Gastroprotective activity of Nigella sativa oil and its constituent, thymoquinone, against gastric mucosal injury induced by ischaemia/reperfusion in rats. J Ethnopharmacol. 2003 Feb;84(2

3):251-8.

[6] Abbas AT et al 2005. Effect of dexamethasone and Nigella sativa on peripheral blood eosinophil count,

IgG1 and IgG2a, cytokine profiles and lung inflammation in murine model of allergic asthma. Egypt J

Immunol. 2005;12(1):95-102.

[7]Al Mofleh IA et al 2008. Gastroprotective Effect of an Aqueous Suspension of Black Seed Nigella sativa on Necrotizing Agents Induced Gastric Injury in Experimental Animals. Saudi J Gastroenterol. 2008 July; 14 (3);  128–134.

[8] Al-Ghamdi MS 2001. The anti inflammatory, analgesic and antipyretic activity of Nigella sativa. J

Ethnopharmacol. 2001 Jun;76(1):45-8.

[9] Kanter M et al 2005. Gastroprotective activity of Nigella sativa L oil and its constituent, thymoquinone against acute alcohol induced gastric mucosal injury in rats. World J Gastroenterol. 2005 Nov 14;11(42):6662-6.

[10] Kanter M et al 2006. The antioxidative and antihistaminic effect of Nigella sativa and its major

constituent, thymoquinone on ethanol induced gastric mucosal damage. Arch Toxicol. 2006 Apr;80(4):217-24.

Haber: Bora Kabatepe

(Yeşil Gazete)

 

 

 

Kategori: Manşet