EkolojiManşet

Müsilaj kabusu geri mi dönüyor?

Marmara Denizi‘nde meydana gelen ve geçen yazı kabusa çevrine müsilaj (deniz salyası)  benzeri kirlilik, havaların ve suyun ısınmasıyla birlikte, İstanbul‘un bazı sahilleri ve Marmara açıklarında yeniden görülmeye başlandı.

Kadıköy Fenerbahçe Sahili’ndeki bazı bölgeler ile Tuzla‘da müsilaja (deniz salyası) benzer bir kirlilik oluştu. Hem sahilde hem de Marmara açıklarında ortaya çıkan kirlilik izleri, havadan da görüntülendi.

Geçen yaz, Marmara Denizi’ne kıyısı olan hemen tüm illerin sahillerini kaplayan müsilaj, Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı ekiplerinin Marmara Denizi’nin yüzeyinde gerçekleştirdiği “seferberlik” ve kış mevsimi nedeniyle havanın ve suyun soğumasının da etkisiyle görünür olmaktan çıkmıştı.

Ancak, konuyla ilgili uzmanlar, derinlerdeki canlılığın öldüğünü ve oksijenin azaldığını belirtmiş; Marmara’ya atık su deşarjının tamamiyle kesilmemesi halinde bu yaz da aynı sorunla karşılaşacağımız konusunda uyarmıştı.

Çevre Bakanlığı’nın konuyla ilgili bir çalışma yaptığı yönünde bir açıklama henüz yapılmadı.

Müsilaj İstanbul'a döndü: 'Denizin zamanı yok'

“Her an müsilaj ortaya çıkabilir’ demiştik” diyen Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, oluşan görüntüyü, “Üzgünüm şu an Marmara Denizi’nin farklı bölgelerinde yüzeyde müsilaj görünür durumda. Müsilajın çok farklı formları var. Bilimsel olarak 10 tane en az müsilaj tipi var. Şu an krem kıvamındaki müsilajı görüyoruz” diye yorumladı.

‘Hiç yok olmamıştı’

Müsilajın hiç yok olmadığını ve denizin dibinde halen varlığını sürdürdüğünü kaydeden Sarı, şunları söyledi:

“Müsilaj bir sonuç. Müsilajın nedenlerini ortadan kaldırmadan sonuçlarının değişmesini beklemek yanlış olur. Müsilajın üç temel tetikleyicisinden bahsetmiştik. Birincisi, deniz yüzeyi sıcaklıklarının yüksek olması, ikincisi kirlilik kaynaklarının fazla olması, üçüncüsü Marmara Denizi’nin orijinal yapısı. Yüzey suyu sıcaklıkları İklim değişikliği ile ilişkili, bu duruma müdahale edemiyoruz.”

Sarı, hava ve su sıcaklığının artışıyla birlikte yüzeyden kaybolan müsilajın tekrar su yüzeyine çıktığına dikkat çekti:

“Marmara Denizi’nin orijinal yapısı değiştirmediğimiz bir durum. Geçen yıl nisan ayından bugüne kadar kirlilik yükünü azaltmada başarılı değiliz. Marmara Denizi’nin kirlilik yükü azalmadı. Dolayısıyla nedenler ortadan kalkmadan müsilajın ortadan kalmasını bekleyemeyiz. Sadece geçen yıl ağustos ayından beri biz müsilajı görmedik, yüzeyden kayboldu. Deniz dibine çöktü ve müsilaj çamuru olarak deniz dibinde etkisini devam ettirdi. Havaların ısınmasıyla beraber su sıcaklıkları artmaya başladı. Şu an deniz yüzeyinde farklı bölgelerde tekrar krem kıvamında ince bir tabaka halinde müsilaj görüyoruz.”

Bu yıl görülen müsilajın farklı bir tipi olduğunu anlatan Prof. Sarı, “Geçen yıl önce su kolonunda müsilaj ortaya çıkmıştı. Şeritler halinde bütün suyun ışıklı bölgesini kaplamıştı, daha sonra yüzeye çıkmaya başlamıştı. Bu sene su kolonunda henüz müsilaj yok. Ancak aşırı alt çoğalması ocak ayından beri var, su şartları hep uygun. ‘Her an müsilaj ortaya çıkabilir’ demiştik. Üzgünüm şu an Marmara Denizi’nin farklı bölgelerinde yüzeyde müsilaj görünür durumda. Müsilajın çok farklı formları var. Bilimsel olarak 10 tane en az müsilaj tipi var. Şu an yüzeyde krem kıvamındaki müsilajı görüyoruz” dedi.

‘Marmara’nın zamanı kalmadı’

Prof. Sarı yetkililere ve vatandaşlara acil çağrı yaptı:

“Denizin zamanı yok. Hep beraber Marmara çevresinde yaşayan insanları denize yardıma çağırmamız gerek. Ulusal çapta kampanyalar yapmamız gerek. Lavabonuzdan bir litre atık yağ döktüğünüzde denizdeki bin ton suyu kirletmiş oluyorsunuz. Evinizde kullandığınız çamaşır suyunun miktarını azaltın. Bütün bu temizlik malzemeleri fosfat bazlı. Bu maddelerin kullanımını azaltmamız lazım. Daha az atık çıkarmamız gerekiyor. Diğer taraftan da hızlıca sanayi kuruluşları üzerindeki denetimi artırmamız gerek. Denetimi eksik bıraktığımızda atıklarını denize gönderiyorlar. Denizi uzaylılar bu hale getirmedi, müsilaj kendi kendine ortaya çıkmadı. Müsilajın sorumlusu biziz, önleyecek olan da biziz”

 

Kategori: Ekoloji