Doğa MücadelesiHayvan HaklarıManşetTarım-Gıda

Metan, su, kuşlar, çevre kirliliği…Pirinç çiftçileri hangi birini feda etsin?

0

Theresa Lieb‘ın GreenBiz‘de yayımlanan bu makalesi, Yeşil Gazete‘nin de parçası olduğu küresel gazetecilik ağı Covering Climate Now’un (CCNOW) ‘Gıda ve Su Ortak Yayın Haftası’ işbirliğinin bir parçasıdır.

*

Pirinç dünyanın en önemli mahsulüdür.

Küresel nüfusun yarısından fazlası günlük temel gıda olarak pirince yaslanıyor; Uluslararası Pirinç Araştırma Enstitüsü ve ABD Tarım Bakanlığı‘na göre de dünyanın beşte birinden fazlası geçimini pirinçten sağlıyor. Yani pirincin çevreye bu kadar büyük bir ayak izi ile damgasını vurması şaşırtıcı değil.

Pirinç üretimi, büyük miktarda metan emisyonundan sorumlu: Dünya Kaynakları Enstitüsü‘ne göre, küresel tarımsal sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 10’u. Küresel sulama suyunun ise yüzde 40’ını tüketiyor.

Ancak doğa da pirinç üretimiyle birlikte değişti. Özellikle su kuşları, göç sırasında av, yuva ve dinlenme için suyla kaplı pirinç tarlalarını kullanır.

İnsanlar doğal sulak alanları yok etmeye devam ettikçe, bu ilişki kuşlar için daha da önemli hale geliyor.

Ancak pirinç üreten ülkeler ve şirketler, iklim hedeflerine ulaşmak ve su kıtlığına yanıt vermek için metan emisyonlarını ve su kullanımını azaltmaya giderek daha fazla odaklandıkça, pirinç tarlalarındaki bu önemli habitatın da azalması riski var.

Emisyonları azaltırken aynı zamanda habitatı korumanın bir yolu var mı?

Tüm dünyanın pirinç bulmacasını tek bir makalede çözmeye çalışmayacağım, ancak size iklim, su, biyolojik çeşitlilik, yerel topluluklar ve çiftçiler için makul sonuçların mümkün göründüğü bir örnek vereceğim:

Metan, su ve kuşlar için bir kazan-kazan-nötr seçeneği

Tarımsal Araştırma Servisi‘ne göre, Arkansas ve ABD pirinç tarlalarının üçte ikisine ev sahipliği yapan Aşağı Mississippi Nehri Havzası’ndaki diğer eyaletlerde sürdürülebilir pirinç tarımı konusunda umut verici çalışmalar yapılıyor.

Çoğu pirinç, büyük miktarda sulama suyu gerektiren suyla kaplı tarlalarda yetişir. Su toprağı kapladığında oksijenin geçmesini engeller, organik maddeyi parçalayan ve metan yayan bakteriler için mükemmel koşullar yaratır – anaerobik (oksjensiz) sindirim adı verilen bir süreç. Su kapsamını azaltan ve toprağın nefes almasına izin veren herhangi bir yöntem, emisyonları azaltır.

Arkansas Üniversitesi’nde doçent Benjamin Runkle, tam da bunu yapmak için teknikler araştırıyor. En iyimser baktığı yöntem, alternatif ıslatma ve kurutma (AWD) olarak adlandırılıyor: Çiftçiler, tarlaları sürekli olarak suyla kaplı tutmak yerine, bir sonraki suyu pompalamadan önce bir veya iki gün boyunca alanın kurumasına izin veriyor.

Runkle, “Ölçümlerimiz, bu yöntem  doğru uygulandığında verimi etkilemeden metan emisyonlarını yüzde 64 azaltabileceğinizi gösteriyor” diyor.

Aynı zamanda, su kullanımı yüzde 20 ila 40 oranında düşüyor.

Runkle, kuşların yaşam alanı konusunda da endişelenmiyor çünkü komşu tarlalar farklı zamanlarda sulanıp farklı zamanlarda kuru olacağı için kuşların kullanması için bir geçici sulak alan mozaiği sunacak.

Popülerlik kazanan diğer uygulamalar ise kuşlar için daha önemli riskler oluşturabilir.

Oluk- sulamalı pirinç olarak da adlandırılan sıralı pirinç tarımı, tarlaların suyla kaplanmaını gerektirmeyen ve alanın tamamen düze olmasına gerek kalmadan pirinç tarımına olanak tanıor ve işçilikten tasarruf sağlıyor. Bu yöntemde çiftçiler, pirinci dar toprak yataklarına ekiyor ve yataklar arasındaki oluklardan sulama suyunu akıtıyor.

Böylesi bir ‘kuru tip’ pirinç çiftçiliği isetipik olarak pirinç çiftlikleriyle birlikte yaşayan kuşlara sulak alan benzeri koşulları sunmuyor.

Bu tekniğin faydaları bir süredir biliniyordu, ancak Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) bir 2014 çalışmasında AWD’nin alınmasını engelleyen çok fazla pratik engel belirledi.

Çiftçiler, örneğin şiddetli fırtınaların olduğu tropik bölgelerde veya zamanla kısıtlı su erişimiyle uğraşırken, iyi ıslatma ve kurutma süreçleri sağlamak için su üzerinde her zaman yeterli kontrole sahip değildir. Kötü yapılırsa, uygulama verimi azaltabilir. Ve son olarak, WRI o zaman, “çiftçiler emisyonları azaltmak için hiçbir ödül almazlar ve onları artırmak için hiçbir ceza almazlar” sonucuna vardı.

Sekiz yıl sonra, iyi haber şu ki, en azından teşvikler değişti. Kellogg kısa süre önce Arkansas, Michigan, Illinois ve Nebraska‘daki The Nature Conservancy ile pirinç tarlalarında koruma uygulamalarını benimsemek için teknik ve finansal destek sağlayan üç yıllık bir işbirliğini tamamladı.

Programın bir yönü, Arkansas’taki çiftliklere 180 sulama pompası zamanlayıcısı kurarak 8 milyar galondan fazla su tasarrufu sağlamaktı.

Mars gibi diğer büyük gıda şirketleri de diğer sürdürülebilir pirinç tarım uygulamalarının yanı sıra AWD’yi benimsemiş durumda.

Nashville, Tennessee merkezli bir karbon ölçüm girişimi olan AgriCapture, buu ay, distribütörlerin ve restoran gruplarının, şirketin iklim dostu pirinç standardına göre yetiştirilen pirinç için tüketicilerden bir prim talep etmelerini sağlamak için bir “karbon nötr” pirinç sertifikası başlattı.

Bu sertifika AWD’yi benimseme, daha verimli besin yönetimi ve alan yakmama gibi uygulamaları içeriyor.

AgriCapture, sertifikalı ürününün bölgedeki geleneksel pirinç üretimine göre yüzde 50 ila 80 arasında daha düşük sera gazı emisyonuna sahip olduğunu iddia ediyor. Bu önemli bir başarı olurdu, ancak bu, pirinci doğası gereği karbon nötr yapamaz.

Aslında neredeyse hiçbir yiyecek karbon nötr olamaz, çünkü yetiştirilmek için su, toprak ve enerji kaynakları gerektirir.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.