Hafta SonuManşet

Mersin Kızılkaya köyünden komünal yaşam izlenimleri

0

Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Kızılkaya köyündeyiz. 48 dönümlük arazisini halka açan Hüseyin Kara’nın zamanla gelişen komünal yaşam fikrini öğrenmek ve pratiğe geçmiş halini deneyimlemek için arazinin belli bir noktasında kamp kurduk. Temelde kapitalizmin pençesine düşen insanların dönüşmesi yolunda alternatif bir yaşam yolu ve derin bir kavram olan komünal hayatı bizzat yaşayarak görmek istedik.

Yasak değildir, girebilirsiniz

Kapitalizmin dayatmalarına karşı komünal bir yaşam inşa etmeye çalışmak kolay değil ve cesaret istiyor. Kişilerin ve toplumların özgürleşip dönüşmesi gayesi var çünkü bu yaşam düşüncesinde. Hal böyle olunca sevgili Hüseyin Kara’nın hayata geçirmeye çalıştığı fikrin büyüklüğünü, güzelliğini görüp epey seviniyorum. Yola çıkmaya karar verdiğimizde fazla bilgi sahibi değildik. Kilikya Gazetesi haberinde öne çıkan bir başlık okumuştuk: ”Paranın geçmediği köy”. Paylaşımı, üretimi esas alan Kara ile yakından tanışma fikri bu haberden hareketle çıktı. Hazırlandık ve şehirde egemenliğini süren paslı gürültülerden kurtulup Torosların ayaklarına uzanmaya gittik.

Bizi kilitsiz kapılarıyla, mülkiyetsiz coşkusuyla karşılayan Kara ailesinin yol göstermesiyle kamp alanımızı oluşturduk ve böylece komünal yaşam pratiği içine girmiş bulunduk. Kendi arazisini evrensel bir bakış ile tanıdığı tanımadığı herkese açabilen dostça bir hane içerisindeydik.

Kızılkaya, gündüz dağların heybetine uyanabileceğiniz bir yer. Gece ise Samanyolu’nu çıplak gözlerinizle görebileceğiniz engin bir gökyüzüne sahip. Yalnızca hayvan öldürenler gece ufkunuzu delebilir kısa aralıklarla. Bu tetikçilere Hüseyin Kara da engel olmaya çalışıyor yaşama verdiği değer ile.

Sevgili Kara ailesinin kendi alın terleriyle var ettikleri evleri de burada bulunuyor. Evin standart dışı bir yaratım fikri var: Pencere demirlerinin erkenden gelmesiyle, ev pencere demirlerine göre tasarlanmış. 60 M2’lik alanı var fakat iç dizaynı ihtiyaç doğrultusunda düzenlenmiş. Ne fazla ne de eksik.

Tahtacılar Köyü

Ağaç ve ağaç işleri bu köyde meslek olarak icra ediliyor ki köyün diğer bir adı da Tahtacılar Köyü. Kara’nın da burada bir marangozhanesi var. Hoyratça kesilen ağaçlara rast gelmedim. Doğanın izni ölçüsünde ağaç ev planları var ilersi için. Halihazırda da halka açılan arazide bir ağaç ev var fakat konaklamaya değil, soluklanmaya ve muhabbete açık.

Hüseyin Kara

Hüseyin Kara ve Feyyaz Alaçam, şövale yapmaktalar. Resim yapmak isteyenler için davetkar bir paylaşım sunmak adına...

Hüseyin Kara ve Feyyaz Alaçam, şövale yapmaktalar. Resim yapmak isteyenler için davetkar bir paylaşım sunmak adına…

Bu arada, yapabileceğini düşünen kadınlar da çivi çakabilir ve de kullanabilirler ekipmanları. Bunun için dikkat ve hassasiyet gerekli. Hüseyin Kara, bunu yapan tek kadın olduğumu söylediğinde şaşırdım. Sadece yiğit erkeklerin değil, kadınların da harman olduğu Anadolu topraklarında eminim birçok kadının elinden gelir böyle şeyler. Çekinmeyiniz fakat dikkatli olunuz.

Tabiatımızdaki yaratıcı özgürlüğümüz yaşatılmalı

Kızılkaya’da kurulmaya çalışılan komünal yaşam benim gördüğüm kadarıyla arkadaşlık ve aile dayanışması üzerine şekillenmekte. Dışarıdan adım attığınızda siz de dahil oluyorsunuz sofraya, üretime ve çalışmaya. Evet, kendi dışımızdaki insanlarla çalışabiliriz, ortak paydalar yaratabiliriz fakat bunları yaparken kendi isteklerimizi, özgürlüğümüzü feda etmemeliyiz. Bizim sekteye uğradığımız nokta burada oldu. Çalışma zorunluluğu hissettik. Burada kendi çevrelediğimiz alanda bağımsız düşünüp hareket etme serbestliğimiz yerini içsel yargılamalara ve komünal yaşam çerçevesinde bağımlılık duygusuna bıraktı. Komün yaşam içinde kendi üretimimizden bağımsız çalışmak zorunlu mudur, değil midir? Ya da çalışmak doğru bile olsa buna katılım mecburi midir? Komün yaşamın bu belirsizliği bedenimizin, ruhumuzun ve zihnimizin bir bütün içinde olmasını engelledi.

“Komünal yaşam dahilindeki her bireyin üretkenliği, nesnel anlamda tartılmalı. Yoksa, üretim çeşidi, yoğunluğu ve zamanlaması adına büyük eşitsizlikler ortaya çıkar.”
Feyyaz Alaçam

Endişeye kapılmadık değil bu alternatif yaşamın kişiyi bağlayıcı durumlar yaratıp yaratmadığı konusunda; çünkü sürekli yardım etmeye programlı olduğumuzu hissettik. Sevgili Hüseyin Kara’nın sevincini görmek mümkündü etkileşim içindeyken ama komün yaşamını çıkmaza sürükleyebilecek, benim de en başında kuşkuya düştüğüm içsel zorlayıcı temellendirmeler yaratılmamalı veya var olmamalı komün yaşam içinde. Zira bizim yaratıcı özgürlüğümüz çalışmak ile sınırlı değildi. Gündelik yaşamın önümüze getirdiği binlerce zorunluluk var. Zihinlerimizi huzursuz eden, alengirli dertlere sebep olan faydasız yaşantılar sunuyor şehirler bize. Devlet ve patronlar ayaklarımızı oyuyorlar. Bu yaşamsal olmayan zorunluluklardan yakamızı sıyırmak istiyoruz çoğu zaman. Yaratım özgürlüğümüze ve zihin berraklığımıza su gibi duyduğumuz yalın bir ihtiyaç kendini göstermeye başlıyor. Aradığımız bu oluyor. Nitekim komünal yaşam pratiği içinden de sanırım biraz da bu sebeple erken ayrıldık.

Bilincimiz geliştiğinden beri anladığımızı anlatmaya çalışıyoruz ki ”Anladığını anlatmayan alçaktır.” der Nazım Hikmet. Kızılkaya’da gelişmekte olan komün yaşam deneyimlerimiz daha önce oluşmuş veya daha sonra oluşacak binlerce deneyimden sadece biri ve farkı beklentilerin bir örneğidir.

Sevgili Kara ailesi bizi sofrasına ortak etti, dalından kirazlar ikram etti. Elbette ‘bayram’ tadında muhabbetler gerçekleştirdik. Herkesin ve özellikle de evrensel düşüncelere sahip insanların birbirlerine katabileceği yegane güzellikler var burada. Kızılkaya’ya giderek, filizlenen fikirlere yapıcı katkılar sağlanması eminim Kara ailesini mutlu edecektir.

Kızılkaya: Ekin ve gökyüzü

16

Kızılkaya’nın bir gecesinde gökyüzüne baktığınızda yıldızların ışığı avuçlarınıza yansıyabilir. Yaktığınız bir ateş etrafında Ekin gibi çoğalabilirsiniz. Ekin, Kara ailesinin fertlerinden. Tanıdıkça ve size yardım etmesine izin verdikçe uzayın sırlarını açıklayabilir ve hayretle dinletebilir kendini. Çocuktur ama patates, biber közler; ataş yakar ana diliyle ve ısıtır coşkusuyla. On küsürlü yaştadır belki fakat acı yavşan toplar getirir avuçlarınıza. Parmak kadar oldum Ekin’in karşısında. Sessizliğimizi dinleyip “Vaktidir” deyip bizi kendi muhabbetimize, üretkenliğimize bırakan, Kızılkaya’da komünal yaşamın en gerçekçi ve arzulu öğreticisi olan Ekin Doğan Kara’ya selam olsun.

15

 

 

Gökçe Atik

Kategori: Hafta Sonu

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.