KentManşetSağlık

Mahkeme, Heybeliada Sanatoryumu’nun Diyanet’e tahsisini iptal etti

0

İstanbul Heybeliada‘daki tarihi Sanatoryum‘un Diyanet İşleri Başkanlığı‘na tahsisi, İstanbul Tabip Odası (İTO), TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, İstanbul Barosu ve Türk Toraks Derneği’nin açtığı dava sonucunda iptal edildi.

2020’de Sanatoryum’un da içinde bulunduğu 200 dönümlük arazinin bir kısmının Diyanet İşler Başkanlığı’na “İslami Eğitim Merkezi” kurmak amacıyla devredildiği ortaya çıkmış, Türkiye‘nin ilk pandemi hastanesi olarak 1924’te kurulan ve 2005’e kadar hizmet veren kurumun bu tahsisine karşı çıkan pek çok kuruluş, iptal istemiyle dava açmıştı.

BirGün‘den İsmail Arı‘nın aktardığına göre İstanbul 14’üncü İdare Mahkemesikararda Kültür Bakanlığı‘ndan olur alınmaması sebebiyle 14 Haziran’da tahsisin iptaline karar verdi:

“… ‘söz konusu tahsis işleminde önce Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan görüş alınıp alınmadığına dair bilgi veya belgenin idare dosyasında bulunamadığının’ belirtildiği, dolayısıyla dava konusu tahsis işleminden önce ilgili Bakanlık’tan izin veya görüş alınmadığı anlaşıldığından, ilgili Bakanlık’tan izin alınmaksızın söz konusu taşınmazın eğitim merkezi olarak kullanılmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Ne olmuştu?

Türkiye’nin ilk pandemi hastanesi olarak açılan Sanatoryum, 1999 depreminde hasar görmüş; 2005 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından adaya ulaşımın zorluğu, hasta azlığı gibi nedenlerle kapatılmış ve tüm personel ve ekipmanı ile birlikte Süreyyapaşa Göğüs Kalp Damar Hastanesi  Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesine nakledilmişti.

Türkiye’de tüberküloz (verem) hastalığına karşı verilen mücadelenin en önemli sembollerinden olan Sanatoryumun ve çevresindeki 200 dönümlük arazinin bir kısmının “İslami Eğitim Merkezi” kurmak amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredildiği ortaya çıkmıştı.

Söz konusu tahsis, 2020’nin Eylül ayında CHP milletvekili Umut Oran’ın, 100’ü doktor 250 personeli ve 660 yatağı bulunan hastanenin akıbeti konusunda CİMER’e yönelttiği soru üzerine öğrenilmişti.

Karara İstanbul Tabipler Odası ve çok sayıda meslek örgütü karşı çıkarken Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) ve Heybeliada Sanatoryumu’nun Eski Başhekimi Prof. Dr. Attila Saygı, sanatoryumun Diyanet’e devredilme kararının iptal edilmesini istemiş; içinde bir Tüberküloz Enstitüsü, eğitim merkezi, sağlık müzesi, dinlenme tesisi ve adaya yetecek kapasitede bir hastaneden oluşan “Heybeliada Sanatoryumu Sağlık Kompleksi” olması önerilmişti:

Saygı, Heybeliada Sanatoryumu Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi’nin 1924 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle kurulduğunu hatırlatarak kurumun tarihi önemini şöyle anlatmıştı:

1934 yılında Heybeliada Sanatoryumu

Ek binalar, hemşire eğitim yeri ve lojmanı ve rehabilitasyon merkezi yapılarak genişletildi. Bu rehabilitasyon merkezinde hastanede tedavi görüp iyileşen hastalara marangozluk, saatçilik, ayakkabıcılık gibi meslekler öğretildi. Bu kişiler bugün adada iş ve mesken sahibi.

Rehabilitasyon merkezi sonradan Sağlık Bakanlığı dinlenme tesisine dönüştürüldü. Türkiye’de verem savaşına ve göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi branşlarına önderlik eden bu eğitim ve hizmet kuruluşu bir okuldu, bir ekoldü. Bu merkezde yetişen birçok profesör, doçent ve uzman hekim halen ülkemizin değişik yörelerinde hizmet veriyor.

Diyanet ise çıkan haberler sonrası, “Hastane olarak kullanılmıyordu ve boştu, iade etmeye hazırız diyerek şu açıklamayı yapmıştı:

“Sözü edilen alanlar, 2005 yılında Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sanatoryum’un kapanmasının ardından 13 yıl boş kalmış, bu sürenin ardından 2018 yılında Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edilmiştir. Dolayısıyla Başkanlığımıza bir pandemi hastanesi değil, geçmişte son olarak Sanatoryum olarak kullanıldıktan sonra kapatılarak Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne iade edilmiş ve üzerinde kullanılamaz durumda binaların olduğu bir alan tahsis edilmiştir.

Başkanlığımıza halen tahsisli bulunan yaklaşık 60 dönümlük alanda, harabe durumda olan Sanatoryum’un idari hizmet binaları olarak kullanılan yerler bulunmaktadır. İlgili mevzuat doğrultusunda, kamuya ait araziler kamu kurumlarına nasıl tahsis ediliyorsa, Heybeliada’daki alanlar da Başkanlığımıza aynı usullerle tahsis edilmiştir.

Tahsis kararının ‘kamu yararına aykırı’ olduğu gerekçesiyle açılan davada, “Heybeliada Sanatoryumu binasının da içinde bulunduğu mülkiyeti Hazine’ye ait İstanbul İli, Adalar İlçesi, Heybeliada Mahallesi, 3 pafta, 105 ada ve 1 parsel sayılı taşınmazın eğitim merkezi olarak kullanılmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsisine ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali” talep edilmişti.

 

 

Kategori: Kent

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.